Kuyruksuz Tilki

K

     Biri vardı, biri yoktu. Hûdâdan başka hiç kimse yoktu. Bir yaşlı nine ve bir keçisi vardı. Bu yaşlı nine keçisini sağıp sütünü götürür satar ve onunla geçimini sağlardı.
     Bir gün oradan bir tilki geçmekteydi, baktı; nine keçiyi sağıyor, sütünü alıp bir tahta kaba koyuyor. Tahta kabın da bir kenarı kırık imiş. Sonra tilki geliyor ve görüyor ki; gerçekten de nine sütü sağmış oraya koymuş. Tilki derhal sütü içiyor ve gidiyor.
     Sonra, nine gelir görür ki; gerçekten de sütü yok olmuş. Ertesi gece de yok olmuş. Öbür gece yine gelir, bakar ki gerçekten de sütü tilki içmiş. Fakat nine kurnaz imiş. Kara zifti getirir tahta kabın dört kenarına sıvar. Tilki gelip sütü içer, kalkıp gideceği zaman kuyruğu yüzülür, sonra tilkilerin içine gider. Diğer tilkiler derler;
     “Hey, gollo (kuyruksuz) tilki geldi, gollo gollo geldi!” Tilki rezil olur, “Ben ne yapsam da, kuyruğumu nineden geri alsam,” der. “Gideyim, rica edeyim, belki geri alırım.”
     Sonra ninenin yanına gider, der:
     “Nine gel, yapma böyle, kuyruğumu bana geri ver.”
     Bunun üzerine nine;
     “Peki, buna kimse engel değil. Sen benim sütümü ver, ben de senin kuyruğunu geri vereyim,” der.
     Tilki, keçinin yanına gider, der:
     “Ey keçi, sen bana süt ver, götürüp nineye vereyim, o da kuyruğumu geri versin.”
     Sonra keçi;
     “Bana ağaçtan yaprak alıp ver ki onu yiyip sana süt vereyim. Sen de sütü götürüp nineye veresin ve ondan kuyruğunu geri alasın.” der.
     Sonra tilki ağaca gider, söyler.
     Ağaç der:
     “Git suya, su getir, bana ver, içeyim ki sana yaprak vereyim. Onu keçiye götür, keçi sana süt versin. Sütü götür, nineye ver; o da kuyruğunu geri versin.”
     Sonra tilki suya gider, söyler.
     Su der;
     “Çiftçiye söyle, gelsin suyu tutsun, götürsün ağaca versin; ağaç sana yaprak versin; sen yaprağı keçiye ver; keçi sana süt versin. Sütü götür, nineye ver o da kuyruğunu geri versin.”
     Sonra tilki, çiftçiye gider, söyler.
     Çiftçi der;
     “Git bana yumurta pişir getir yiyeyim, bu suyu senin için tutayım. Onu al, ağaca götür, sana yaprak versin. Yaprağı keçiye ver, sana süt versin. Sütü nineye ver, o da sana kuyruğunu versin.” der.
     Sonra tilki, tavuğun yanına gider, tavuğa der;
     “Ey tavuk, bana yumurta ver ki, onu götürüp çiftçiye vereyim, yesin. O da bana su versin; suyu ağaca vereyim, bana yaprak versin.; onu keçiye vereyim, o da bana süt versin; sütü götürüp nineye vereyim, o da bana kuyruğumu versin.”
     Tavuk tilkiden buğday ister. Tilki bakkala gider ondan buğday ister. Sonra bakkal der ki;
     “Pekâlâ, baş göz üstüne, ben sana buğday vereyim, götür tavuğa ver.”
     Tilki, buğdayı götürür, tavuğa verir; tavuk ona yumurta verir. Yumurtayı çiftçiye verir; çiftçi onu yer, doyar; gider ağaca su tutar. Ağaç ona yaprak verir ve onu götürür keçiye verir. Keçi ona süt verir; sütü götürüp nineye verir. Nine de ona kuyruğunu geri verir.
     Sonra tilki diğer tilkilerin içine gider. Tilkiler hep bir ağızdan;
     “Hey, nasıl oldu da, bu gollo kuyruğunu geri aldın, anlatsana?” derler.
     Tilki anlatmaya başlar…
     Burada sabrımız sona erdi, masalımız da bitti. 

(Horasan Masalı-Derleyen: Sevgi Şen)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi