Tarihin Bilinmeyenleri (Maraton)
Tarihin Bilinmeyenleri (Maraton)

Tarihin Bilinmeyenleri (Maraton)

       Maraton Nasıl Başladı?
       Maraton, maraton olmadan önce ovalık bir yerin adıydı. Atina’nın kuzeydoğusunda 16 km2.lik açık bir alan. Bu alan, M.Ö. 490 yılının yaz ayları boyunca, Yunan askerleri ile Perslerin kıyasıya savaştığı bir alan olarak ünlenecekti.
       Perslerin Avantajları
       10 bin kişilik Yunan ordusuna karşı Persler neredeyse bire iki üstünlüğe sahipti. Yunan generali Miltiades zor durumda olduklarını biliyordu. Bu yüzden, Yunanistan’ın en ateşli savaşçıları olan Spartalılara ihtiyaçları vardı. Yunan ordusunun, o günün seçkin atletlerinden oluşan ve zorlu arazileri kısa sürede aşabilen güvenilir habercileri vardı. General en sağlamlarından Pheidippides’i Spartalıları getirmesi için gönderdi.
       Dere Tepe Durmadan Koşmuş
       Pheidippides tepeleri bir bir aşarak, o yaz sıcağında, Sparta kampına kadar, düşmanın kontrolündeki toprağı aşarak 160 kilometre koşmuş ve onları dinsel bir törenin ortasında bulmuş. Bu durumda, takviye kuvvetlerin katılması için Yunan ordusunun birkaç gün beklemesi gerekecekmiş. Pheidippides, Miltiades’e kötü haberi vermek için tekrar kampa doğru koşmuş; böylece iki günde tam 320 kilometre yapmış.
       Cesur General
       Cesur Miltiades, sayıca üstün ama hareket kabiliyetleri hantal olan Persleri kuşatmak için, daha ufak, hafif ve hızlı birlikleri kullanarak parlak bir saldırı düzenledi. Bu saldırı sonucunda Yunanlılar toplum 192 asker kaybederken, Persler 6.000’den fazla kayıp vererek gemilerine çekilmek zorunda kaldılar. Spartalılar ise, aynı gün, daha geç saatlerde oraya vardı, ancak muharebe çoktan bitmiş ve Yunan ordusu kesin bir zafer kazanmıştı.
       Zafer Heyecanı
       Bu muhteşem zaferden memnun kalan General Miltiades, bir kez daha, en iyi koşucusuna, müjdeli haberi sadece 41,6 kilometre uzaklıktaki Atina’ya ulaştırma görevini verir. Pheidippides hiç beklemeksizin Atina’ya doğru koşar, şehre girdiğinde “Nike!” diye bağırır, sonra da yere yığılıp ölür. Kahraman koşucunun yüreği buna dayanamamıştır.
       Zafer anlamına gelen “Nike” sözcüğü, seneler sonra bir spor ayakkabı üreticisi tarafından alınır ve firma ismi yapılır.
       Maraton koşusu, Pheidippides onuruna düzenlenin bir yarış olup mesafesi tam 42 kilometre ve 195 metredir. Katılımcılar Pheidippides kadar yürekten ve cesaretle koşmaya özendirilirken, bitiş çizgisini geçince ölme düşüncesi ise elbette ki rahatsız edici bir durumdur. Maraton koşusunda dünya rekoru 2018 yılında yapılan Berlin Olimpiyatları sırasında, Kenyalı atlet Eliud Kipchoge tarafından 2 saat 1 dakika 39 saniye ile kırılmıştır.
       Maraton Skandalları
* İlk olimpik maraton, 1896 yılında, Pheidippides’in koştuğu yol izlenerek yapıldı. Bu mesafeyi Spiridon adlı bir Yunanlı 2 saat 58 dakika 50 saniyede aşarak birinci oldu. İkinci gelen koşucu da bir Yunanlı olan Spiridon Belocas’dı. Gerçi dördüncü olan yarışmacı Macar Gyula Kellner, Belocas’ın kendisini geçtiğini hatırlamadığını söyledi. Sonunda, Belocas’ın maratonu bir at arabasına binerek tamamladığı anlaşıldı. Böylece o diskalifiye edildi ve ikincilik Kellner’e verildi.
* 1909 yılında, Boston Maratonu’nda yarışan Howard Pearce, ilk 8 mili koştuktan sonra yarışın kalanını “koşmak” için bir arabaya atladı. Görevliler kendisini durdurmaya çalıştı ama o yine de kalabalığın tezahüratından cesaret alıp finişe kadar devam etti. Pearce daha sonra diskalifiye edildi.
* 1980 yılında, yine Boston Maratonu’nda yarışan Rosie Ruiz, yarışın çoğunu metroda geçirdi. Finiş çizgisine 1 mil kala, geçmekte olan bir grup koşucuya katılarak kadınlar arasında resmen birinci olan Jacqueline Gareau’yu geçti. Ruiz, daha sonra diskalifiye oldu.
       Ve Kazanan… Öldü!
       Eski Yunanlılar olimpiyat yarışmalarını ciddiye alırlardı. Hem de ölesiye… M.Ö. 564’te, Phigalia’lı Arrachion, Olimpiyat şampiyonu oldu, ama bu sırada ölmüştü! Ölümü, neredeyse her şeyin serbest olduğu, boksla güreş karışımı bir pankration müsabakası sırasında oldu. Çok zorlu bir dövüşten sonra Arrachion yerde seriliyken rakibi havlu attı, yani dövüşten çekildi. Çünkü Arrachion’un o sırada öldüğünün farkında değildi. Arrachion böylece, tarihte bir olimpiyat müsabakasını kazanan tek ölü oldu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir