İstihbarat Notları (Tarihsel Süreçte Türk Dış Politikası-6)

İ

     II. Dünya Savaşı’nda Türk Dış Politikası (1939-1945)
* Savaş sırasında Türkiye’nin hedefi:
* Ulusal egemenliği ve toprak bütünlüğünü korumaktır.
* Karşı karşıya kaldığı sorun büyük ülkelerin güç ve çıkar mücadeleleridir.
* Bu mücadelede kendi çıkarlarını korumaya yönelik diplomasi yürütmüştür.
* Savaş sırasında kendisini savaşa çekecek girişim/baskı/telkinlerle yüz yüze kalmıştır.
* Haziran 1940′ta İtalya′nın da katılması, savaşı Akdeniz′e yayan bir gelişme olmuş, bu durum Türkiye′nin üstlendiği yükümlülükleri gündeme getirmiştir.
* Fakat Fransa′nın kısa sürede teslim olması, İngiltere′nin de ısrarcı olmaması Türkiye′yi savaşa girmekten alıkoymuştur.
* 28 Ekim 1940′da İtalya′nın Yunanistan′a saldırması da Türk-İngiliz-Fransız Antlaşması′na göre Türkiye′nin savaşa katılmasını gündeme getirmiştir. İngiltere Türkiye′nin “mümkün olan en kısa zamanda” savaşa katılmasını istemiştir.
* İngiltere, Almanların Bulgaristan′a yerleşmesinin, bütün Orta Doğu′yu, özellikle İran ve Irak petrolleri ile Süveyş′e giden yolu Almanya′ya açmasından endişe  etmiş, Türkiye′yi savaşa sokmaya çalışmıştır.
     Almanya’nın Türkiye Üzerindeki Savaşa Katıl Baskıları
* Almanya, Nisan 1941′de Irak yönetimine yardım ulaştırabilmek için Türkiye′den asker ve malzeme geçirmek istedi.
* Irak′ın Almanya′ya yakın olması, Almanlara Orta Doğu petrollerini ele geçirmek imkânı sağlayacaktı. Türkiye bu isteği kabul etmedi.
* Hatta Alman yönetimi, Türk Hükümetini ikna etmek için, Batı Trakya ile Ege adalarından toprak teklif etti ise de sonuç alamadı.
* Bu gelişme karşısında güney kanadını güvence altına almak isteyen Almanya, Türkiye′ye bir saldırmazlık anlaşması önermiş, teklif Türkiye tarafından kabul edilmiştir.
* 18 Haziran 1941′de imzalanan bu anlaşma Türkiye′nin savaşın dışında kalma politikasının önemli dönüm noktalarındandır.
* 10 Ağustos 1941′de Sovyetler Birliği ve İngiltere tarafından Türkiye′ye ortak bir nota verilmiştir.
* İki ülke Türkiye′nin toprak bütünlüğüne saygılı olduklarını bildirmiş, buna karşılık Türkiye′den 1936 Montrö Sözleşmesi gereğince İstanbul ve Çanakkale boğazlarını savaş gemilerine kapalı tutmasını istemişlerdi.
* ABD′nin savaşa katılmasından sonra Almanya′nın Türkiye′ye yönelik savaşa gir baskısı arttı.
* Almanlar, Sovyetlerin Boğazlara yönelik planlarını ileri sürerek, Boğazların savunması bakımından Ege′deki bazı Yunan adalarını Türkiye′ye teklif etti.
* Sonuç alamayan Almanya, 1942 sonunda Türkiye′yi savaşa sokma çabalarından vazgeçti.
* Toparlayacak olursak, savaş dışında kalmak isteyen Türkiye:
* Bu doğrultuda savaş öncesi  Almanya karşıtı ve statükocu devletler yanında bir duruş sergiledi.
* Savaş sırasında ise tüm taraflarla ticari ilişkilerini yürütmeye çalıştı.
* Ticari ilişkilerin kilit noktasını krom oluşturuyordu.
* Önceleri Türkiye kromun büyük kısmını Almanya’ya veriyordu ancak 1939’da Türk-Alman Ticaret Anlaşması yenilenmeyince İngiltere ve Fransa ile ekonomik anlaşma imzalayabilmiş ve tüm kromu İngiltere ve Fransa’ya verebilecek duruma gelmiştir.
* 1940’da da Almanya ile kromu içermeyen, 1 yıl süreli ayrı bir ticaret anlaşması yapılmıştır.
     Savaş Sonunda Anlaşıldı ki;
* Türkiye’nin böylesi bir dönemde izleyeceği en önemli ve geçerli siyaset denge politikası yürütmekti.
* Kendi imkânları ülke bütünlüğünü ve savaşı kaldırma potansiyelinde değildi.
* Müttefiklere yakın bir duruş sergiledi.
* Almanya ile ilişkiler dengede tutulmaya çalışıldı.
* Alman işgalinden ziyade, işgalden SSCB eliyle kurtarılmaktan endişeleniyordu.
* Uluslararası siyasette piyon olarak kullanılmamalıydı.
* Zayıflık diplomatik avantaja dönüştürülmeliydi.
* Taraflar arasındaki görüş ayrılıklarından yararlandı. 

(Gelecek yazı: Tarihsel Süreçte Türk Dış Politikası-7)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz