Su Perisi

S

       Bir varmış, bir yokmuş…
       Biri erkek, öbürü kız, iki kardeş kuyu başında oynamaktaymış. Ama kuyunun dibinde bir su perisi varmış. “Şimdi sizi ele geçirdim. Bundan sonra benim için çalışacaksınız,” demiş ve onları yanına alarak oradan uzaklaşmış.
       Daha sonra kızlara darmadağınık ipler vererek onları çile haline getirtip dokuttu. Kıza fıçıyla su taşıttırdı, oğlana kör bir baltayla ağaç kestirtti. Tüm bunların karşılığında iki kardeşe yiyecek olarak taş gibi hamur ekmekten başka bir şey vermedi.
       Çocukların önce sabrı taştı, sonra beklediler ve bir pazar günü su perisi kiliseye gidince oradan kaçtılar.
       Kilisedeki ayin bittikten sonra su perisi eve döndüğünde kuşların yuvadan kaçtığını gördü. Kocaman sıçrayışlarla onların peşine düştü.
       Çocuklar onun gelişini ta uzaktan fark ettiler; kız ardına bir fırça fırlattı. O fırçadan koskoca bir fırça dağı oluştu ki, üzeri binlerce ama binlerce dikenle doluydu. Su perisi bu dağı tırmanıp aşmak için çok uğraştı ama sonunda öte tarafa vardı.
       Çocuklar bunu görünce, bu kez oğlan tarağını fırlattı. Bu taraktan koskoca bir tarak dağı oluştu ki on binlerce dişi vardı. Ama su perisi bu dağı da aşmayı bildi.
       Bu kez kız arkaya bir ayna attı, bundan bir ayna dağı oluştu. O kadar kaygandı ki üzerinde yürümek imkânsızdı. Su perisi hemen eve dönüp baltamı alayım da şu aynayı paramparça edeyim diye düşündü.
       Geri dönüp de ayna dağını kırmaya kalktığında çocuklar çoktan gitmişti.
       Su perisi de oradan kızgın bir şekilde kuyusuna döndü.

(Grimm Kardeşler-Çeviren: Sevgi Şen)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi