İstihbarat Notları (Tarihsel Süreçte Türk Dış Politikası-8)
İstihbarat Notları (Tarihsel Süreçte Türk Dış Politikası-8)

İstihbarat Notları (Tarihsel Süreçte Türk Dış Politikası-8)

     1960-1980 “Tek Yönlü” Dış Politikadan “Çok Yönlü” Dış Politikaya Geçiş
* Türkiye’nin içte ve dışta ciddi sorunlar yaşadığı bir dönemdir.
* 1960-1980 arası dönemde; 27 Mayıs 1960 darbesi, 12 Mart 1971 askeri muhtırası ve 12 Eylül 1980 askeri darbesi olmak üzere Türkiye üç askeri müdahale yaşamıştır.
* Türkiye-ABD ilişkilerinin en ciddi şekilde sarsıldığı dönemdir.
* 1960’lı yıllar Türkiye’nin dış politikada peş peşe sorunlar/krizler yaşadığı yıllar olmuştur. Başlıcaları;
* Kıbrıs sorunu
* Füze krizi
* Haşhaş krizi
* Silah Ambargosu
* Türkiye-ABD arasında ilk  soğukluk Jüpiter füzelerinin sökülmesi sürecinde yaşanmış, ama bu olay iki ülke arasında kriz yaratmamıştır.
* 1964 yılında yaşanan «Johnson Mektubu» olayı Türkiye’nin bazı şeyleri yeniden gözden geçirmesi gerektiğini göstermesi açısından son derece önemli sonuçlar doğurmuştur.
* Başkan Johnson’un 1964 Haziran’ında Türk hükümetinin Kıbrıs’a asker çıkarmasını engellemek için Başbakan İnönü’ye gönderdiği sert uyarı  mektubu, Türk-Amerikan ilişkileri açısından önemli hususlar içeriyordu.
* Türkiye’nin düşmanının kim olacağına,
* ABD’den aldığı silahları nerede kullanacağına ABD karar verecekti.
* Türkiye’nin dış politika meselelerinde kendisinden izin almasını bekliyordu.
* Bu nitelikleriyle mektup Türkiye’nin dış politikasını sadece Batıyla ilişkilere dayandırmasının ve diğer  ülkeleri ihmal etmesinin bir hata olduğunu ortaya koymuş ve Türkiye’nin dış politikasını gözden geçirmesine neden olmuştur.
* Olası bir Sovyet saldırısı karşısında NATO’nun Türkiye’yi koruyup korumayacağı tartışılmaya başlanmıştır.
* Mektup Türk Dış Politikası’nda çok yönlülüğe geçiş sürecinde önemli bir kilometre taşı olmuştur.
* Türkiye, Mektup olayından sonra başta SSCB ve Üçüncü Dünya ülkeleriyle uzun yıllardır en alt düzeyde tuttuğu ekonomik ve siyasi ilişkilerini geliştirme yollarını aramaya başlamıştır.
* Türkiye ABD’nin uluslararası alandaki girişimlerini gözü kapalı desteklemeyi bir kenara bırakarak, bu girişimlerin Türkiye’nin amaç ve çıkarlarına uyup uymadığını sorgulamaya başlamıştır.
* Afyon/ Haşhaş Krizi, Türkiye-ABD gerginliğini daha da artırmıştır.
* 1974 Kıbrıs Harekatı sonrasında silah ambargosu.
* Türk hükümeti tepki olarak  Türkiye’deki bütün Amerikan tesislerinin Türk silahlı kuvvetlerinin denetimine  geçtiğini ilan etti.
* 1979 yılında İran ‘da devrim sonrası ABD ile yaşanan  rehine krizi sırasında  Türkiye  petrol ithalatında önemli bir yer tutan İran’a yaptırımlara katılmamış, hatta ABD’nin rehineleri kurtarmak için yapacağı bir operasyon için İncirlik üssünü kullanmasına izin vermedi.
* ABD ve Türkiye ile peş peşe yaşanan krizlerin Türkiye’nin Ortadoğu bölgesine yönelik politikasında da önemli etkileri olmuştur.

(Gelecek yazı: Tarihsel Süreçte Türk Dış Politikası-9)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir