İstihbarat Notları (Tarihsel Süreçte Türk Dış Politikası-9)

İ

     1960-1980 Türkiye’nin Ortadoğu Politikası
* Millî Birlik Konseyi,  Demokrat Parti iktidarından farklı olarak, Ortadoğu bölgesiyle ilişkilerin geliştirileceğini de ifade etmiştir.
* 1961’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Cezayir’e ilişkin yapılan oylamada, “Cezayir halkına self determinasyon tanınması”na ilişkin tasarıyı destekledi.
* 1965’te iktidara gelen Adalet Parti döneminde ise, bölge devletleriyle siyasi ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine daha da önem verilmiştir.
* Türkiye’nin Orta-Doğu bölgesine yönelik değişen ve yumuşayan politikasında uluslararası ortamda Detant döneminin başlamış olmasının da etkisi vardır. Diğer bir ifadeyle, dünya genelinde görülen yumuşama Türkiye-Ortadoğu ilişkilerine de yansımıştır.
* Kıbrıs konusunda Türkiye’nin uluslararası platformlarda yalnız kalması ve bu konuda bölge devletlerinin desteğini kazanmak isteği de, ilişkilerin değişmesinin ve yakınlaşmasının diğer bir nedeni olarak sayılabilir.
* 1960’lı yıllar Ortadoğu ülkelerinde de önemli değişiklikler yaşanmaya  başladığı dönemdir. Baas milliyetçiliğinin ortaya çıkması, Nasır’ın bölgedeki etkisini azaltmaya başlatmıştı. İzlenen politika;
*Bölge devletlerinin iç işlerine karışmamak,
* Bölge devletlerinin kendi aralarındaki anlaşmazlıklarda tarafsız kalmak,
* Bölge devletleriyle ekonomik ilişkilerin en üst seviyeye çıkarılması,
* Arap-İsrail sorununda dengeli bir politika izlemek,
* Arapları bölecek oluşumlara ve bölge anlaşmalarına katılmamak, şeklindedir.
     Türkiye’nin bölge sorunları karşısındaki tutumu
* Türkiye bu dönemde Arap-İsrail gibi Ortadoğu’nun en önemli sorununda,  önceki politikalarının tersine, Arap ülkelerini destekleyerek tarafsız ülkelerle birlikte hareket etti.
* 1967 Arap-İsrail Savaşı öncesinde ve sonrasında Arap ülkelerini desteklemiş, bu desteği BM kararlarında da devam ettirmiştir.
* Türkiye, 1973 Arap-İsrail savaşında da Arapları destekleyen tutumunu devam ettirdi.
* Türkiye, söz konusu savaşta, ABD’nin İncirlik Hava üssünden İsrail’e izin vermemiş, İsrail ile savaşan Arap ülkelerine yardım götüren Sovyet uçaklarına kendi hava sahasından geçme izni vererek, Arap yanlısı politikasını sürdürmüştür.
* Türkiye, 1975’te Filistin Kurtuluş Örgütü’nü Filistin halkının temsilcisi olarak tanıyarak, Ankara’da büro açmasına izin verdi.
* Türkiye’nin Arap-İsrail sorununda Araplardan yana sergilediği politikanın en somut örneklerinden birisi de, 10 kasım 1975 BM Genel Kurulunda kabul edilen ve “Siyonizmi ırkçılığın bir türü” olarak tanımlayan karara Araplarla birlikte olumlu oy vermesidir.
* Türkiye, bölge ülkeleriyle 1960’lı yılların ortalarından itibaren ilişkilerini geliştirmekle beraber, İsrail’le de ilişkilerini kesmiş değildir. “Dengeli” bir politika izleyerek İsrail ile de ilişkilerini devam ettirmiştir.

(Gelecek yazı: Tarihsel Süreçte Türk Dış Politikası-10)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz