Kulak Çınlaması (Tinnitus)
Kulak Çınlaması (Tinnitus)

Kulak Çınlaması (Tinnitus)

       Kulak çınlaması veya uğultu (Tinnitus) son yıllarda toplumda yaygın şekilde gözlemlenmektedir. Amerika’da 50 milyon kişi, ülkemizde de her beş kişiden birinde çınlama şikâyeti olduğu düşünülmektedir. Geçmişte ilaç tedavisi ve bazı yöntemler başarısız olmuştur. Alternatif tedavilerde de başarı elde edilememiştir.
       Pek çok yeni bilgi olmasına rağmen, bazı hekimlerin konu ile ilgilerinin olmaması ve hâlâ eskiden kalan klasik bilgilerle hareket etmeleri konuyu daha bir karmaşık hale sokmuştur. Ülkemizde sosyal medyada bu konuda artık geçerliliği olmayan bilgilerin paylaşılması bilgi kirliliğine neden olmaktadır. Dolayısıyla kişinin doğru bilgilere ulaşması da zorlaşmaktadır. Kişilerin akılları da karışmaktadır. Son gelişen tedaviler ve yeniliklerle kulak çınlaması tedavi edilebilir hastalıklar içine girmiştir.
       Yaygın olarak kulakta gürültülü bir vızıltı, tıslama, uğultu ya da bir düdük sesi gibi daha pek çok değişik sesi kişi kendisinde hisseder. Bu sesi sadece kendisi duyar. Etrafındakilerin duyduğu bir ses değildir. Kişi tarafından bu sesler uğuldama veya çınlama olarak tarif edilir. Bu yumuşak ya da yüksek sesli veya düşük perdeli olabilir. Bir veya her iki kulakta da olabilmektedir. Pek çok nedeni mevcuttur. Kişide bu ses veya gürültünün yoğunluğu ve sürekliliği kişi için oldukça sıkıntılı bir durum yaratabilir. Kişinin sosyal hayatını, uyku düzenini, aile yaşantısını, psikolojisini olumsuz etkileyebilir.
       Çınlama işitme kaybıyla birlikte ise orta kulak, iç kulak ve beyindeki işitme merkezi hastalıkları açısından detaylıca araştırılması gerekir. Kişi duyduğu sesi tarif ederken zorlanabilir, ancak bu sesi kişi bazı objelerin çıkardığı sese benzetebilir. Bunlar; zil sesi, makine gürültüsü, uğuldama, televizyon sesi, floresan lamba sesi, tıslama sesi, böcek sesi, kapı zili, vantilatör sesi gibi daha pek çok ses tanımlayabilir.
       Klasik tedavilerle kulak çınlamasının tedavisi sınırlıdır ve tedaviden fayda sağlanma oranı düşüktür. Günümüzde yüzde yüz çözüm sağlayan bir tedavi bulunmamasına rağmen, yeni bilimsel buluşlar tedavide büyük umut olmuştur. Yeni tedavi protokolleri ve yöntemlerle tedavilerden başarı elde etme önemli oranda artmıştır. Yeni yöntemlerin uygulanmasıyla % 60-65’lere varabilen başarıya ulaşmak mümkündür. Bu oran bile kulak tedavisinde devrim niteliğinde sayılmaktadır.

(Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op.Dr. A. Ahmet Şirin)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir