Yaz Aşkları

Y

       Tatiller genellikle yazın yapılıyor. Yıllık izinler yazın kullanılıyor, okullar tatile giriyor. Azalan stres, romantik ortamlar ve yükselen hormonlar aşkı daha çok akla getiriyor.
       Aşkın kadın ve erkeklerde farklı yaşandığı bir gerçek… Âşık olan erkekler ve kadınlar aynı fizyolojik belirtilerle ortaya çıkan heyecanlar yaşar. Ancak kadınlar duygularını paylaşırken, erkekler bu konuda sessiz ve umursamaz görünmeyi tercih ederler. Bu konuda yapılan incelemelerde erkeklerin âşıkken adeta akıl tutulması yaşadığını gösteriyor. Sağlıklı kararlar alamıyor ve aşk, sosyal statülerinin önüne geçiyor. Ancak bu duyguyu kadın mı yoksa erkek mi daha yoğun hisseder sorusuna net bir cevap vermek mümkün değil. Bu durum aşk acısı için de geçerli. Yapılan araştırmalar, erkek beyninin nörolojik aşk devrelerinin kadınlarınkinden farklı olduğunu, bu durumun ‘ilk görüşte aşk’ ve ‘tek gecelik ilişki’nin nedeni olarak gösterildiğine dikkat çekiyor.
       Âşık olan kişilerde beyin taramalarıyla yapılan çalışmalarda, âşık kadınların beyninde birçok alanın hareketlendiği saptanmıştır. Özellikle içgüdülerle ilgili alanlar, dikkat ve hafıza devreleri hareketlenir. Erkeklerde ise görselliğin işlendiği alanlarda hareketlenme yaşanır. Görsel verilerin işlendiği bölgelerdeki hareketlilikteki bu artış, aynı zamanda erkeklerin neden kadınlardan daha hızlı; ‘ilk görüşte âşık’ olduklarını açıklar. Kadın, deneyimlere daha çok önem verir. Bu nedenle tek gecelik ilişkiyi ya da yaz aşkını en çok erkekler yaşar.
       Yaz aşkları bazı durumlarda yanıltıcı olabilir. Güneşin, kumun, denizin etkisi ile psikolojik bir rahatlama yaşayan insanların âşık olduklarını sanma yüzdeleri epeyce fazladır. Fiziksel çekimin ön planda olduğu hoşlanmalar, aşk duygusu ile karışabilir. Eğer ki tatil bitimine doğru, “Seneye yaz tatilinde yine burada buluşsak ne güzel olur” gibi cümle ile karşılaşırsanız, bilin ki bu sadece bir yaz aşkı olarak kalacaktır.
       Yaz aylarında yaşanılan flörte sadece flört olarak bakarak, aşırı duygu yüklemesi yapmayanların, sonrasında hayal kırıklığı yaşama olasılığı daha azdır. Unutmamalıdır ki, zihinsel olarak iki kişi arasında kurulan duygusal bağ, sevgi ve kontrollü bir birlikteliği beraberinde getirir. Etkileşim karşılıklı olduğu için duygu, düşünce, akıl ve mantık mekanizmaları sağlıklı çalışır. Görsel ve işitsel algı, duygusal olarak kişiyi uyarırken, dokunsal algı da fiziksel olarak kişiyi uyarır. Tensel temas, sevginin ortaya çıkardığı mutluluğu tamamlayan içgüdüsel bir etkendir.
       Ne yazık ki, yaz aşklarından geriye kalan anılar acıya dönüşebilir. Peki, yok mu bunun bir çaresi? Hangi mevsimde yaşanırsa yaşansın aşk acıtır! Ancak mevsimsel duygu yükselmelerine karşı daha hazırlıklı olmak gerek.
       Öncelikle bu sorunu sadece siz yaşamıyorsunuz. Sadece sizin başınıza gelen kötü bir şey olarak görmemeniz gerekiyor. Bu aşk acısından kurtulmak için öncelikle kendinize vakit ayırın, sevdiğiniz arkadaşlarınızla zaman geçirin ve kafanızı dağıtın. Sürekli aynı konuya odaklanmayın. Hayattan keyif almanızı sağlayacak hobiler edinmeye çalışın. Kendinizi geliştirmek için kurslara gidin. Yeni arkadaşlar edinin ve işinize tam konsantre olun.
       Belki de kader, kalbinizi onarmaya bir prens ya da prenses yollar ve sonbaharda aşkın en güzelini yaşarsınız. Pozitif olun ve hayatın getirip götürdükleriyle barışık olun. Mutluluk sandığınızdan da yakın olabilir.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi