Sakar Öküz (Bir Kösedağ Efsanesi)

S

     Kendisi başlı başına bir efsane olan Kösedağ’ın yaylarından biri olan Sakaröküz yaylası için şu efsane anlatılır:
     Yayladan inme zamanıdır. Eşyalar, peynirler, yağlar toplanıp hazırlıklar tamamlanır. Yayladan inecek köylülerden birinin bir deri bir kemik kalmış bir öküzü vardır. Köylü gidilecek yola bakar ve hayvanının yolda başına bela olacağını düşünerek orada bırakmaya karar verir. Ve hasta cılız öküzünü orada bırakarak yayladan iner.
     Kış geçip tekrar yaylaya çıkıldığında köylü öküzünün akibetini merak eder ve ona ait kemik parçası aramaya koyulur. Düşüncesine göre sakar öküzü ya soğuktan ya da kurda kuşa yem olarak ölmüştür. Bir de bakar ki, öküzü bıraktığı yerde toynaklarıyla yerleri eşeleyen, tozu dumana katan, böğürdüğü zaman etrafı inleten bir öküz var. Bakar ki, geçen yıl bıraktığı sakar öküzü, tavlanmış, gelişmiş, eşi bulunmaz bir öküz olmuştur. Bu durumdan çok utanmış ve demiş ki, ‘Ey Allahım, senin koruduğun, senin sakladığın ancak sana kurban olur!’ diyerek, sakar öküzünü orada kurban eder. Öküzün kanının aktığı yerden soğuk bir su kaynamaya başlar ve etrafı yeşil, gür otlarla kaplanır. O günden sonra o suyun çıktığı yaylaya Sakaröküz yaylası adı verilir.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz