Yaşlı Anne

Y

       Bir varmış, bir yokmuş…
       Bir zamanlar büyük bir şehirde yaşlı bir anne yaşıyordu. Akşamları tek başına odasında oturup önce kocasını, sonra iki küçük çocuğunu, tüm akrabalarını ve son olarak arkadaşını nasıl kaybettiğini, nasıl yapayalnız kaldığını düşünüyordu. Hele hele iki oğlunu kaybedişi ona çok dokunmuştu. Öylece düşüncelere dalmışken kilisenin sabah ayinine çağıran çan seslerini işitti. Bütün geceyi hep üzüntüyle geçirdiği için uyanık kalmıştı.
       Derken mumları yaktı ve sonra kiliseye gitti. Oraya vardığında etraf aydınlıktı, ama bu her zaman olduğu gibi mumlardan değil de soluk bir ışıktan kaynaklanıyordu. Kilise insan kaynıyordu, bütün yerler doluydu ve yaşlı anne her zamanki yerine oturmak istediğinde oranın da dolu olduğunu gördü. Bütün sıra tıklım tıklım doluydu. Cemaate baktı; hepsi ölmüş akrabalarıydı. Hepsi eski giysilerini giymişti ve yüzleri solgundu. Konuşmuyorlar ve ilahi söylemiyorlardı. Kiliseyi hafif bir uğultu ve yakınma sesleri doldurmuştu.
       Derken yaşlı bir kadın yaşlı anneye yaklaşarak ona şöyle dedi:
       “Şu sunağa bak, orada kaybettiğin iki oğlunu göreceksin!”
       Yaşlı anne oraya bakınca iki çocuğunu gördü; biri ipe asılmıştı, diğeri bir tekerleğe çivilenmişti.
       “Gördün mü, hayatta kalsaydılar sonları böyle olacaktı ve Tanrı onları masum çocuklar olarak yanına alamayacaktı,” dedi yaşlı kadın.
       Yaşlı anne titreye titreye evine döndü ve diz çökerek bu acıklı sonu kendine göstermediği için Tanrı’ya dua etti. Uç gün sonra da yatağında öldü.

(Grimm Kardeşler-Çeviren: Sevgi Şen)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi