İngilizler Böyledir İşte (9)

İ

* İngiliz okullarındaki eğitim ve terbiye, diğer Avrupa devletlerinin okullarındaki eğitim ve terbiyeden oldukça farklıdır. İngiliz okullarında okuyan öğrenciler daha çok kendi inisiyatiflerine bırakılırlar. Bu itibarla, gelecekleri üzerinde oldukça iyi bir şekilde etkili olacak kısıtlı bir özgürlüğe sahip olurlar. Anlayacağınız, uzun zaman çocuk kalırlar. Bu durum, birkaç kelime ile anlatılacak olursa, sosyal terbiye ve tahsil birlikte yürür. Bunun içindir ki, çocukların ekserisi terbiyeli, nazik, dikkatli, üstlerine başlarına gereken titizliği gösteren bireyler olarak yetişirler.
* Not edilmeye değer bir diğer husus da, herhangi bir haklı cezaya çarptırılmaları söz konusu olsa bile, ikiyüzlülüğe ve yalana başvurmaya hiçbir vakit gerek görmemeleridir.
* Bir hususa daha işaret etmek gerekir ki, bu eğitim kurumlarındaki genç oğlan çocukları, müşterek hayatın düzen ve kurallarına pek o kadar mecbur tutulmazlar. Yatılı olanlar, genellikle ayrı ayrı odalarda kalırlar, beğendikleri yemekleri yerler ve bir yemekhanenin masasına oturdukları vakit tam bir serbesti içinde konuşabilirler.
* Öğrenciler, yaşlarına göre sınıflara ayrılırlar. İşte bu yöntem dahilinde çalışan okullarda beş sınıf mevcuttur. Birinci ve ikinci sınıftaki çocuklar, anne babalarının yanaklarından öpecek kadar küçük iseler de, üçüncü sınıf ve daha büyükler, anne babalarının ellerini sıkmakla sevgilerini göstermeye çalışırlar. İşte o ünlü İngiliz soğukluğu bu yaşlardan itibaren başlar…
* Bu çocukların nezaret altında tutulacağı, özellikle tahsis edilen bir yer yoktur. Roman türü kitaplarla izin verilen gazete ve dergilerin okunması, tatil günlerinin sık sık gelmesi, etüt saatlerinin kısıtlı olması, jimnastik, boks ve diğer takım oyunlarından oluşan beden hareketlerinin bol olması, çocuklar üzerinde iyi sonuçlar doğuran uygulamalardır. Fakat öğrencilerin ender de olsa suistimal ettikleri bu özgürlük ve serbestiyi ihlal etme yolundaki ceza uygulamaları ise oldukça ağırdır ve bunların en belli başlıcası ise kırbaç cezasıdır. Her ne kadar 1980 yılında resmen kaldırılmış olsa da, hâlâ uygulayan kişi ve kurumlar bulunmaktadır. Suç işleyen cezaya lâyık olduğunu anlayınca, bu cezaya itirazsız olarak boyun eğer.
* Herkes tarafından bilindiği üzere, İngilizler, sosyal hayatta olduğu kadar özel hayatta da geleneklerine saygı gösterirler. Birçok kişiye manasız ve saçma gelse dahi, İngiliz öğretim kurumlarında geleneklere oldukça riayet edilir. Örneğin;
* Eski öğrenciler yeni öğrencileri her ne kadar koruma ve kollama görevine tabi tutulmuş iseler de, bu zorunluluk bazı şartlara bağlanmış durumdadır. Yeniler, kendilerine karşı gösterilen bu himayeyi, kendilerine yükletilen bazı hizmetlerle ödemek durumundadırlar. Bu hizmetler; sabah kahvaltısını taşımak, elbiselerini fırçalamak, ayakkabılarını boyamak, getir götür işlerinde yardımcı olmak vb. gibi. Bu hizmetlere “Faggisme” ve bunları yapmaya mecbur tutulanlara da “Fags” denilir. Yüksek sınıflara hizmet eden bu çocuklar, ilk sınıfların küçükleridir. Eğer itaati kabul etmezlerse, hayatları çok çetin geçer. Fakat içlerinden hiçbiri, herhangi bir itirazda bulunmayı aklından bile geçirmez. Ve onlar bu şekilde hareket etmekle, yabancı devletlerin okullarının hiçbirinde bulunmayan disipline de alışmış olurlar. Zaten gelenekler de bunu zorunlu kılmaktadır ve böyle bir disiplin de, ancak, en aşağı tabakadan en yüksek tabakaya kadar tüm bireylerin uymaya mecbur oldukları bir kural haline gelmiş bulunan İngiltere’de geçerlidir.
* Eğitim döneminde olan bir İngiliz çocuğu, arkadaşları üzerinde sürekli bir nüfuz sahibi olma arzusunu duyduğu için, çok çalışmak ve kendisini en iyi şekilde yetiştirmek, ileriki günlere hazırlamak durumundadır. Bir tür asilzade kurumu/cakası satması, ona “Lord” sıfatının yakıştırılmasına sebep olsa da, o, karakteri icabı herkese tahakküm etmek alışkanlığından hayatı boyunca asla vazgeçmeyecektir!

(Gelecek yazı: İngilizler Böyledir İşte-10)

Yazar hakkında

Yorum Ekle