Tarihin Bilinmeyenleri (Moğollar)

T

     Moğol Sürüsü
     Moğollarla diğer kavimler arasındaki fark, onların uğradıkları her şehir, kasaba ve köyde bir iz bırakmış olmalarıdır.
     Diğer bahse değer işgalci ordular, sizin zavallı, küçük, fare deliği köyünüze aldırmazlardı bile. Onlar için sadece yoldaki, evet, diyelim ki Rusya yolundaki tümseklerden biri olurdu. Onları yedirip içirip gönderebilir ve yine de zamanında hasadınızı kaldırabilirdiniz. Herkes memnundu, yani en azından kışın sonlarına doğru, ordu St. Petersburg dışında donana kadar. Ama canım, bu da sizin probleminiz değil…
     Ne Farkları Vardı?
     İş Moğollara gelince durum farklıydı. Er ya da geç Çin’in canına okuyacaklardı. Ama o kadar da aceleleri yoktu. Çin bir yere gitmiyordu. O duvarın arkasında duruyordu. Bu arada, onlar da dikkatlerini bütünüyle size yöneltmekten memnunlardı. Ama en azından durumu basitleştirmişlerdi. İki seçenek vardı: Diren ve bıçaklanıp dörtnala giden bir atın ayakları altında ezilerek korkunç bir ölüme razı ol ya da teslim ol ve köylülerin, yolun aşağısındaki diğer küçük, zavallı, fare deliği köyü işgal edecek şok birlikleri olarak kullanılmasına boyun eğ. Tabii eğer sizi taktik nedenlerle zaten öldürmeye karar vermemişlerse.
     Kimin Tarihi?
     Tarihçiler Moğolları “sürü” olarak betimlerler. On binlerce Asyalı savaşçı, taşkın bir at denizinin üstünde, uluyarak, mızraklarıyla üzerinize gelirken, bu çok uygun bir tanım olabilir. Ancak Moğollar hem şaşırtıcı derecede disiplinli, hem de ulu liderlerinin amaçlarına çok sadıktılar. Liderlerini biz Cengiz Han diye tanıyoruz ama arkadaşları ve ailesi ona Timuçin diyordu.
     Tibet Öküzü Sütü Gibi Geçti
     Cengiz’in hikâyesini anlatmadan Moğollarınki anlatılamaz. Cengiz’in hikâyesi, yeteneksiz bir metin yazarıyla üçüncü sınıf bir yönetmenin elinden çıkmış bir filmi andırıyor. Bir klan liderinin şımarık oğlu olarak büyürken, asil babası Yesügey’in Tatarlar tarafından zehirlenmesiyle hayatı altüst olur. Çünkü zehir, Tibet öküzü sütünün içindeydi! Klanı tarafından terk edilen Cengiz’in ailesi, kök ve balıkla beslenmek zorunda kalır. Cengiz bir daha asla aç kalmayacağına yemin eder!
     İşgaller Başlıyor
     Cengiz’in babası, oğlu daha küçücük bir çocukken ona bir nişanlı bularak geleceğini hazırlamıştır. Cengiz nişanlısını almaya gittiğinde onun, menfur Merkitler tarafından kaçırıldığını öğrenir! Öfke içindeki Cengiz babasının eski bir kan kardeşiyle müttefik olur ve beraber bir ordu kurup nişanlısını kaçıran Merkitleri ezip geçerler. O yokken müttefiki olması gereken Yürkinler topraklarını yağmalamışlardır! Ah şu Yürkinler! Cengiz onları da ezip geçer ve boyu bel hizasını geçen herkesi öldürüp sadece çocukları hayatta bırakır.
     Cinayet, Yağma ve Ötesi
     Böylece Cengiz, kendi fetih yöntemlerini geliştirmeye başladı. Bunlar sadece, adam öldürme ve yağmadan ibaret değildi elbette.
     Cengiz’in aslında bir planı vardı. Eski klan sistemi babasının ölümünde pay sahibiydi ve Moğol insanlarını birbirlerine düşürüyordu. Cengiz tüm bunları fethettiği klanların üyelerini kendi birlikleri arasında dağıtarak ve birlikleri klanlara göre değil, sayı çoğunluğuna göre düzenledi. Orduda yükselmek artık klana değil Cengiz’e gösterilen sadakate bağlıydı. Böylece kısa sürede herkes Cengiz’e yağcılık etmeye başladı ki o da bundan gayet memnundu.
     Bebek Yeme Söylentisi
     1206’da artık Cengiz ve sıkı bir düzene sokulmuş olan ordusu yabancılara ait ganimetleri toplamaya hazırdı, yola çıktılar. Neredeyse hep at üstündeydiler ve bu onlara müthiş bir hareket kabiliyeti ve menzil sağlıyordu. Çünkü atlara gereken tek şey ottu ve yollarda bol bol vardı. Moğollar buldukları her tür teknolojiden yararlanıyorlardı; bir ulusun teknolojisini bizzat onlara karşı kullanmaktan özel bir zevk alırlardı.
     Cengiz çılgın, bebek yiyen bir diktatör olarak ün kazanmasına rağmen iyi nasihatleri kullanmayı bilirdi. Örneğin, Kuzey Çin’in tamamını bir otlağa çevirmek niyetindeydi, sonra kendisine burada tarım yapılmasına izin verip, vergi ve ticaretten gelir elde etmenin daha akıllıca olacağı söylendiğinde fikir değiştirdi. İşte bundan sonra da bebekleri yemeye karar verdi. Şaka, şaka…
     Başarının Sırrı
     Moğolların tüm tarihin en başarılı işgalcileri olmalarının nedeni acımasızlıkları ve farklı koşullara kolayca uyum gösterebilmeleriydi. Daha zeki ve daha saldırgandılar ve o küçük atlarıyla etrafınızda çemberler çizebiliyorlardı. İmparatorlukları sonunda Çin’den Rusya steplerine kadar ulaştı. Gemileri tayfuna yakalanıp batmasaydı Japonya’yı da alacaklardı. İkinci Dünya Savaşı’nda Japon avcı pilotlarının patlayıcı yüklü uçaklarıyla Amerikan savaş gemilerine çakılmalarına ilham kaynağı olan, efsanevi kamikaze veya ilahi rüzgâr buradan kaynaklanır.
     Peki, Hangi Konuda Başarısızdılar?
     Moğolların sorunu, imparatorluklarını yönetmekten ziyade yeni yerler fethetmekte başarılı olmalarıydı; Cengiz’in torunu Kubilay’ın 1294’deki ölümünden sonra her şey dağıldı. Ama kimin umurunda? Kapıyı çalıp “Selam! Biz Moğol Sürüsüyüz!” dediklerinde üniversiteye gidebilmek için dergi aboneliği satmadıklarını bilirdiniz. Ayvayı yerdiniz. Bu da, Cengiz’le kafiye yapar ki tarihteki en iyi işgalciler olmalarının sırrı da budur.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz