İlklerin Kenti – UŞAK

İ

     Uşak, insanlık tarihinde M.Ö. 4000 yılından bugüne kadar birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış, doğal, tarihî ve kültürel zenginlikleri sinesinde barındıran bir şehirdir. Uşak, farklı medeniyetlerin tarihî ve kültürel miraslarını da günümüze kadar taşımıştır.
     Peki, bu güzel kente neden “ilklerin kenti” denildiğini biliyor musunuz? Elbette bilenler vardır ama biz, bilmeyenler için bir kez daha yazalım:
     Dünyada ilk para basan uygarlığın Sart Krallığı ve dünyanın gelmiş geçmiş en büyük hazinesi olan Karun Hazineleri’nin Uşak bölgesinde bulunduğunu, 1965 yılında yurt dışına kaçırılan bu hazinelerin 28 yıl aradan sonra 14 Şubat 1993 Sevgililer Günü’nde, kaçırıldığı topraklara geri döndüğünü, şimdi Uşak Müzesi’nde sergilendiğini…
     Türkiye’de özel girişimciliğin sembolü olan ve ilk şeker fabrikasını kurmayı başaran Mollaömeroğlu Nuri Şeker’in köy, kasaba ve şehirden yumurta vs. toplayarak bu fabrikayı kurduğunu, Uşak Şeker Fabrikası’nın 17 Aralık 1926 yılında işletmeye açıldığını…
     Uşak ilinin Osmanlı döneminde ticaret ve sanayide büyük bir yer tuttuğunu, Balkan harbinde ordunun şayak kumaş ve battaniye ihtiyacının Uşak’ta bulunan dört büyük şayak fabrikasından temin edildiğini, Türkiye’mizin Pamuklu gaz hidrofil bezinin tamamına yakını Uşak’ta bulunan 16.000 pamuklu dokuma tezgâhlarında dokunduğunu…
     Şam’da, Camii Ümmî’de 800 yıllık, Konya Mevlana Cami’nde 700 yıllık Uşak halısı olduğunu, yine Konya Mevlana Müzesi’ndeki 12.yy. yapımı Uşak halısının cm2’sinde 144 ilmik bulunduğunu…
     İstanbul sokakları ve Türkiye’nin bütün yöreleri petrol ürünleri ve birtakım maddelerle aydınlatılırken, Uşak’ta ilk elektrik santrali kurularak Uşak sokaklarının elektrikle aydınlatıldığını…
     Biliyor muydunuz?
     Uşak kelimesi, Çağatay Türkçesi’nde oğul, torun, Arapça’da âşıklar, halk dilinde ise esir, köle, hizmetçi olarak değişik anlamlar ifade etmektedir. Kaynaklarda bazen Uşşak diye yazılan şehrin resmî adı Uşak’tır.
     Evliya Çelebi, seyahatnamesinde Uşak ilini şu şekilde anlatmıştır: “Su ve havası çok güzel olduğundan mahbup ve mahbubeleri çoktur. Onun için Uşşak şehri derler. Hangi garip buraya gelse âşık olması muhakkaktır.” Evliya Çelebi, şehrin anlamının “Âşıklar Diyarı” olmasının sebebini, şehrin su ve havasının insanı etkilemesine ‘âşık edecek derecede’  bağlamıştır.
     Uşak’ın tarihî değerleri saymakla tükenmeyecek derecede çoktur. İşte birkaçı:
     Karun hazinesi: 1960’lı yıllarda Uşak’ın Güre Köyü yakınındaki anıt mezardan çıkarılan M.Ö. 6.yy. Lidya dönemi eserlerinden oluşmaktadır. Toplam 450 parçadır.
     Uşak tren garı: Fransızlar tarafından 1890 yılında inşa edilen tarihî Uşak Garı, tarihsel dokusu ve geniş alanı ile birçok filme mekân olmuştur.
     Eşme kilimi: Kök boyalı, atkı-çözgü yündür. Gelenek olarak Altınbaş, Toplu, Hürriyet, Ablaş kilimi ve Selvi namazlığı olarak gruplandırılır. Her yıl Mayıs ayında “Uluslar arası Kilim Festivali” düzenlenmektedir.
     Tarihî Uşak evleri: Osmanlı dönemine ait tarihî Uşak evleri, beşik çatılı, alaturka kiremitli, birinci kat taş örgü, ikinci kat çıkmalı cumbalıdır.
     Blaundus antik kenti: Ulubey ilçesi Sülümenli Köyü yakınlarında, Helenistik çağda kurulmuşbir sınır kentidir. Derin vadilerle çevrili bir yarımada üzerine kurulmuştur. En önemli yapıları; kale, tapınaklar, tiyatro, stadyum ve kaya mezarlarıdır.
     Ulubey kanyonları: Ulubey ilçesindeki bu kanyonlar, misli görülmemiş güzellikte olup, ziyaretçilerine olağanüstü manzaralar sunmaktadır.
      Cirit oyunlarıyla da tanınan Uşak ilinin ayrıca; tarhanası, battaniyesi ve Sivaslı çileği meşhurdur.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz