Tarihin Bilinmeyenleri (Mırıl Mırıl)

T

     Mırıl Mırıl
     İnsanlar okumaya ilk başladıklarında, çoğu, yüksek sesle telaffuz etmedikçe kelimeleri anlayamazlardı. Bunun ne kadar kısa zaman önce değiştiğini bilseniz şaşardınız.
     İnsanlık tarihinin büyük kısmı boyunca, bilinen her şeyi nesilden nesile hikâye anlatıcılar aktarmıştır. Uyak ve ritm hatırlamayı kolaylaştırır, bu yüzden hikâyeler çoğunlukla şiir ya da şarkı halinde okunurdu.
     Hikâye Vakti
     Şarkı söyleyen hikâye anlatıcıları orta çağ boyunca bilginin koruyucularıydılar. On üçüncü yüzyılda İrlanda’da onlara “Bard” adı verilirdi. En iyileri sarayda kralın yanında otururdu. Ülkeyi baştanbaşa dolaşıp şarkı söyleyerek hikâyeler anlatan ozanlar da vardı. Ve tabii günlük haberler de bu şekilde iletilirdi.
     Bu yüzden insanlar okumaya başladıklarında, bunu hikâye anlatımında olduğu gibi yüksek sesle ve birbirlerine dönerek yapmaları şaşırtıcı değil. Okuyanlar kelimeleri görmenin yanı sıra duymak ihtiyacındaydılar. On beşinci yüzyıla kadar insanlar sessiz okumaya geçemediler.
     Ayıp Kitaplar
     Bir kez sessiz okumaya başlayınca da artık kimse ne okuduğunu ve ne düşündüğünü başkalarına belli etmek zorunda değildi. Sessiz okuma kişisel düşüncelere yer açtı. Bu da, dinsel olmayan ve erotik hikâyeler de dahil, farklı türde kitaplara talep yarattı.
     On altıncı yüzyılda baskı makineleri ortaya çıkıncaya kadar birçok insanın elyazması kitaplardan oluşan kütüphaneleri vardı. Giderek daha çok insan muhtemelen sizin şu anda yaptığınız gibi özel bir köşeye çekilip okumanın keyfini çıkarmaya başladı.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz