Altı Asırlık İkametgâh-Wındsor Şatosu (LONDRA)
Altı Asırlık İkametgâh-Wındsor Şatosu (LONDRA)

Altı Asırlık İkametgâh-Wındsor Şatosu (LONDRA)

     İngiliz kral ailesinin bugün de konut olarak kullandığı Windsor Şatosu, bütün İngiltere’nin en eski yapılarından biridir.
11. yüzyılda, “fatih” lakabı ile anılan Kral William, burada bir av köşkü yaptırmıştı. Thames Nehri kıyısında ve Londra’nın yukarı kesiminde bulunan bu köşkün olduğu yer, o zamanlar, içinde av hayvanları bol olan bir ormanlıktı.
12. yüzyılda Kral II. Henry meşhur yuvarlak kuleleri yaptırdı ve burası bir kale halini aldı. 14. yüzyılda Kral III. Edward kaleyi, kraliyet ailesinin yerleştiği bir şato haline getirdi. Daha sonraki yüzyıllarda şato ilavelerle büyüdü ve Topkapı Sarayı gibi geniş bir alana yayıldı. Etrafı surlarla çevrilen ve iki büyük avlusu olan şato, gerçekte bir saraylar, kiliseler, köşkler topluluğudur.
13. yüzyıla kadar devam eden ilave binalar, yüzyıllar boyunca değişen mimari özellikleri göstermekte, fakat değişik stiller saraylar topluluğu içinde bütünlüğü bozmamaktadır.
     Pek çok kral ve kraliçenin mezarı bu şatodadır.
     Windsor’da en önemli ve sanat değeri yüksek olan yapı, İngiliz Gotik stilinin en güzel örneklerinden sayılan Saint-Georges Kilisesi’dir.
     Windsor Şatosu’na harika niteliğini kazandıran hususlardan biri, yüzlerce yıldan beri krallara malikâne olma niteliğini korumasıdır. Fakat asıl harika, bu şatodaki eşya ve tablo koleksiyonudur. Rubens, Van Dyck ve daha nice ünlü ressamların şaheserleri buradadır.
     Şatonun, Thames Nehri kıyısındaki parkı, boyutları bakımından Versailles ve Schönbrunn saraylarının bahçeleriyle karşılaştırılamaz, ama onlar kadar güzeldir.
     Windsor Şatosu’nun eski adı Saxe-Cobourg Gotha’ydı. Bu isim Almanca kökenli olduğu için, Birinci Dünya Savaşı sırasında Windsor Şatosu olarak değiştirildi. Windsor, İngiliz kral ailesinin soyadıdır ve İngiliz kralları altı asırdan beri bu şatoda oturmaktadır.
     Windsor Şatosu, sağlam kuleleri ile bir savunma kalesi olarak görünse de, her zaman bir malikâne olarak kullanılmıştır. Şatonun bir bölümüne, yalnız kraliyet ailesinden olanlar girip çıkabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir