Fiziksel Şiddet Çözüm Değildir!
Fiziksel Şiddet Çözüm Değildir!

Fiziksel Şiddet Çözüm Değildir!

       Fiziksel şiddet eğiliminde olup bunu bir çözüm yöntemi olarak gören, benimseyen, öneren herkes… Aslında dilim varmıyor söylemeye ama ne yazık ki toplumun büyük bir kesimi…
       Şiddet eylemine ne kadar meyilliyiz öyle değil mi? Ağzımızdan, hiç düşünmeden hemen; şunu yapmazsan döverim, buraya gelmezsen seni gebertirim, öyle dersen ağzını yırtarım… Pek sık işittiğimiz cümleler bunlar. Ve her işittiğimizde içimiz acıyor. Bu ve benzer cümleleri ifade eden bireyler, şiddete bağlı bir eylemde olduğunu düşünüyorlar ne yazık ki…
       Oysaki fiziksel şiddet çözüm değildir! Şiddet eylemi gösterenler, en basitinden dövmekle tehdit ederler, korkutmaya, yıldırmaya çalışırlar. Bu örnekler çoğaltılabilir… Bu bireyler konuşarak sorunları çözebilecek yeterlilikte olmayıp, kısa ve basit olan dövme eylemini tercih ederler. Dövmek, acizliğin ve ahlaksızlığın bir ifadesidir. Aynı zamanda dövmek ya da dövmekle tehdit etmek, korku kültürünün bir ifadesidir. Oysa insanca yaşayabilenler sevgi kültüründen beslenenlerdir. Sevgi kültüründe dövmek yoktur; sevmek, dinlemek, anlamak, konuşmak anlaşılmak, hissetmek, çözüm üretmek ve uzlaşmak vardır. Ve dövme eylemi tüm bunlara karşı, yapıcı olmayan, negatif tarafta yer alır.
       Kimse dövülmek istemez; ama dövmeyi çözüm olarak görenler çareyi dövmekte buluyor! Bu tezat bir durum. Aynı zamanda ahlaksızca… Çünkü kendisine yapılmasını istemediğini başkasına kolaylıkla yapabilen insanların mantalitesi böyle ve kesinlikle sağlıklı bir düşünce yapısı değil. İnsanca konuşabilmek, anlaşabilmek varken bu şiddet niye? Çünkü kolay olanın, etkili olanın bu olduğu beyinlere yerleşmiş bir kere. Çözüm olduğu bir an için düşünülse bile, yakın ya da uzun vadede sorunların daha da büyüyebileceği ve içinden çıkılmaz bir hal alabileceği de bir gerçek…
       Bu tür eylemler acizlikle de ilişkili; yani dövme eylemi veya tehditler savurmak tek başına da olmuyor. Yanında mutlaka bağırma, hakaret ve küfür eylemleri de ekleniveriyor. Ve saygınlık iyice düşüyor. Bir bakıma yok oluyor…
       Dövülen kişiye neler oluyor peki? Dayakla terbiyenin verileceğine inanabilir… Bu korkunç bir cümledir! Öncelikle terbiye öyle verilmez; Terbiye, kelime anlamıyla eğitim ve görgü demektir. Dolayısıyla terbiye vermenin yolu dövmek, benzer şiddet eylemlerine başvurmak değildir. Örneğin; çocuğunuzun aile terbiyesi almasını istiyorsanız, önce sizin terbiyeli olmanız, örnek davranışlar sergilemeniz gerekir. Soru sorulmasına zemin oluşturun, iletişim kanallarınız güçlü olsun. Tutarlı olmanız, çocuğun doğabilecek boşluklardan etkilenmesini önleyecektir. Böylelikle çocuğunuzun kafası karışmayacak, işine geldiği gibi hareket eden bir çocuk olmaktan uzaklaşacaktır.
       Eğitim ve kültür seviyesi düşük, bilinçsiz ebeveynler, genellikle çocuklarını döverek onları terbiye ettiklerini ve yola getirdiklerini zannederler. Anne babalarından böyle gördüklerini savunurlar. Bu bir silsile midir? Herkes, herkesten gördüğü olumsuzluğu diğerlerine yaparsa, size olumsuzluk yapandan ne farkınız kalır ki? Bunun farkına varalım öncelikle… Sonrasında ise gelişim ve değişime içimizden başlayalım. Siz geliştikçe etki alanınız genişleyecek ve hayatına dokunduğun bireylerin sayısı artacak. Deneyebilirsiniz…
       Dövmenin çözüm olmadığını, aksine sorunlar yaratabileceğini fark ediniz. Bunun yerine daha akıllıca tutumlar içinde olarak nasıl çözümler bulabileceğinizin gayreti içinde olunuz. Dövmenin terbiye aracı olarak kullanılmasının da yanlış olduğunu ve neden yanlış olduğunu fark ediniz. Sevgi kültüründe yaşamayı tercih ediniz. “Dayak cennetten çıkmadır” uydurmasının arkasına sığınan örümcek kafalıların, korku kültürünü benimseyenler, onu yaşatmaya çalışanlar olduğunu unutmayınız!
       Sevgiyle kalın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir