365 YÖNTEM; D. Karakter Oluşturmak (Doğruyu Söylemek-2)

3

Çocuğun Gerçeği Utanç Vericiyse
       Anne ve babaların çoğu saçı yeşil boyalı kişiyi sessizce süzen, birisine “Neden bu kadar şişmansın?” diye soran ya da “O adam çok çirkin” diyerek gerçeği söyleyen çocuk­larının yarattığı utancı yaşamıştır. Çocuklar bunu doğallıkla yapar ve yetişkinlere oranla gerçekle daha fazla uyum içindedir ve gerçeği daha fazla merak eder. Bu nedenle kendilerini kötü hissetmemeleri gerekir. Bu çocuğun dünyayı gözlemleme ve öğrenme tarzıdır. Oturup çocuğunuza küçükken anne ve babanızın utan­masına neden olan anılarınızı anlatın. Size bu öyküler hakkında sorular sorsun; ne kadar dürüstlükle yanıt verdiğinizi tespit edeceksiniz. Bu hikâyelere dayanarak, yapılan yorumlar sonucunda o kişilerin neler hissede­bileceklerini tartışın. Son olarak ona, düşündüğü her şeyle ilgili dürüst olması gerektiğini, ancak bir başkasını incitmemek için bunu yüksek sesle veya o kişinin önünde ifade etmemeye dikkat etmesi gerektiğini söyleyin.
Gerçek Duygular
       Bir şey hakkında hüküm vermekle duyguları ifade etmek arasında fark vardır. Gerçek duygular ifade edildiğinde genellikle, “sevdim”, “sevmedim”, “istiyorum” veya “istemiyorum” gibi sözcükler kullanılır. Bir hüküm, bir şeyin iyi ya da kötü olduğunu belirtir. “Yemek berbattı” bir yargıdır. “Bezelyeyi sevmiyorum” bir gerçek duygudur. İnsanlar gerçek duygularını bir­biriyle paylaştığında kendilerini daha yakın hissedebilir, çünkü duygular yüreğin içindekini ortaya koyar. İnsanlar hüküm verdiğinde bu yakınlık kaybolur, çünkü yargı o kişinin dışındaki bir şeyi ifade eder. Bir şeyi dürüstlükle söylemek istediğimizde, bunu yargı yerine duyguyla ifade etmek önemlidir. Herkesi toplayın ve şu oyunu oynayın: Konuşmak üzere bir konu seçin. Eviniz içeri­den ve dışarıdan nasıl görünüyor? Herkes “seviyorum”, “sevmiyorum”, “istiyorum” ya da “istemiyorum” diyerek gerçek duygularını paylaşsın. Bir süre sonra hükümler vererek sohbeti herkese yöneltin. Bu iki iletişim tipi arasındaki ses tonu farkı üzerine konuşun. Bundan sonra herkes birbiriyle iletişim kurduğunda hüküm vermek yerine gerçek duygularını ifade etmeyi denesin.
Gerçek Çanı
       Kendinize karşı dürüst olmak zihninizi bazı şeyler hakkında neler hissettiğinize açmaktır. Bir şey gerçekse, “Öyle mi?” duygusuna yol açar. Kimi zaman bu “Öyle mi!” biraz acıtır ya da davranışınızı değiştirmeniz gerektiğini düşündürür; bu iyidir. Şimdi oynayacağımız oyun gerçeğin çanını duymanın ne anlama geldiğini gösterecektir. Bir çan ve kartlar edinin. Her kartın üzerine şunları yazın:
       – Aileme yeteri kadar zaman ayırmıyorum.
       – Dikkate alınmadığımı sanıyorum.
       – Evdeki ihtiyaçlarım karşılanıyor.
       – Kendimden hoşnudum.
       – Aileme daha fazla katkıda bulunmak istiyorum.
       – Kimi zaman herkesten kaçmak istiyorum.
       – Burada kendimi önemli hissetmiyorum.
       – Gerektiği kadar birlikte olamıyoruz.
       – Burada beni kimse ciddiye almıyor.
       – Ailemizin durumu sürekli iyiye gidiyor.
       – Daha sık bir araya gelmeliyiz.
       Siz de farklı durumları düşünüp bunları kartlara yazabilirsiniz. Kartları ters çevirin. Herkes bir kart seçsin ve yüksek sesle okusun. Biraz durup gerçeğin “Öyle mi!” çanının çalıp çalmadığını düşünsün. Çan herkesin ulaşabildiği bir yerde dursun. Gerçeğin çanının çaldığını düşünen kişi uzanıp çanı çalsın. Oyun bittikten sonra daha önce farkına varılmamış olan bazı duygulan fark etmenin nasıl bir şey olduğu üzerine konuşun.

Gelecek Yazı: 365 YÖNTEM: D. Karakter Oluşturmak (Doğruyu Söylemek-3)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi