O Adamı Seviyorum Ama… (8)

O

* Eve telefon eder, ‘Ofisten şimdi çıkıyorum, yirmi dakikaya kadar oradayım’ der. Yarım saat sonra hâlâ ofiste olduğunu bildirmek için bir kere daha arar. Şimdi çıkıyordur. Bu bütün bir gece böyle sürebilir.
* Ne zaman bir yere gidiyor olsak, otomobile oturup klakson çalar. Bütün mahalle beni beklediğini öğrenir.
* Kimin patron olduğunu kesinlikle belirtmek için köpeğe hırlar!
* Erkencidir. Flört ettiğimiz dönemde daima kararlaştırılan saatten yarım saat önce gelirdi. Şimdi bir yere gidecek isek, ben daha duşumu almadan o hazırdır.
* Tokalaşma stilinin kişinin karakterini belirlediğini düşünür. O kadar sıkı tokalaşır ki, insanların acıyla kıvrandığını görürsünüz.
* Telefon çaldığında zıplar. Üstüne atlar. İlk çalışta yanıtlamak zorundadır.
* Her gün benim yapmam gerekenlerin bir listesini yapar. Kuru temizlemeciye uğra, markete git, eczaneden şunları al. Listesi kodlanmıştır: KT, kuru temizlemeci, EC, eczane, SM, süpermarkettir. Sonra listeyi imzalar. Sanki imzalamasa ben kimin yazdığını bilmeyeceğim!
* Son derece kararsızdır, hiçbir konuda karar veremez. Hangi sinemaya gidileceği, hangi benzin istasyonunda durulacağı, hangi kravatın takılacağı büyük sorun. Tam kararını verdiğini düşünürsünüz, gözlerinizi kapayıp üçe kadar sayın, şöyle dediğini duyarsınız: “Ancak, belki de… Öte yandan…”
* Benim söylediğim her şeyi kendi de denetler. ‘Süre ihtiyacınız var mı?’ diye sorar. Hayır, derim. O buzdolabını bir kontrol eder. Ya da bulaşık makinesindeki tabakların temiz olup olmadıklarını sorar. Temiz olduklarını söylerim, o ışığın altında inceler. Yağmur yağdığını söylesem pencereden dışarı bakar. Ne pişirdiğimi sorar, bana inanmaz, tencereye bakar.
* Uzun sessizlikler onu tedirgin etmez. Etrafındaki insanlar tedirgin olmaya başlarlar ama o hiç yardımcı olmaz, ne bir soru sorar ne de bir yorumda bulunur. Sessizliğinin onları nasıl rahatsız ettiğini fark etmiyor gibidir. Belki de fark ediyordur!
* Her yerde her türlü durumda sihirbazlık oyunları yapar. Markette sıra beklerken, doktorun ofisinde, deniz kenarında, trende. Her yerde. Birisinin kulağından demir para çıkartır, bir başka birisinin burnundan. Eskisi kadar kötü değil. Eskiden bir de taklit yapardı.
* Onunla tanıştığımda yalnızca cinsel olarak çekici bulduğu kadınların yanında kekelediğini söylemişti. Şimdi her kekelemeye başladığında neler hissettiğimi anlayabilirsiniz.
* Dinleyici buldu mu tamamen kendinden geçiyor. Kendi sesine hayran. Kayan bakışları, kıpırtıları ya da esnemeleri görmüyor.
* Eninde sonunda her türlü sosyal durumda ayağını ağzına koymayı beceriyor. Bir pot kırmak üzere olduğunu hissettiğimde onu uyarmaya çalışıyorum ama işe yaramıyor, yanlış şeyler söylemek konusunda şaşmaz bir yeteneği var. Annemlerin önünde bir insanın kayınlarından hukuki olarak boşanabilmesinin mümkün olması gerektiğini uzun uzun konuştu. Saç nakli, estetik ameliyatları, şişmanlık, din, kürtaj, evlilik dışı ilişkiler. Bir toplantıda konuşulması en riskli konuyu bulup büyük bir şevk ile tartışma konusunda doğuştan bir yeteneği var.
* Dobra dobra sorar. “Hamile misin Sue?”, “Saçını mı boyadın Wanda?”
* Kemerine kocaman, çirkin bir anahtarlık asar. Üzerinde yüz tane anahtar vardır. Onun önemli biri olduğunu anlarsınız! 

   (devam edecek)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi