Kösedağ ve Dikilen Taşlar (Bir Sivas Efsanesi)
Kösedağ ve Dikilen Taşlar (Bir Sivas Efsanesi)

Kösedağ ve Dikilen Taşlar (Bir Sivas Efsanesi)

    Sivas’ın 80 km doğusunda Zara-Suşehri ilçeleri arasında yer alan Kösedağ, koynundaki efsanelerle adını aldığı savaşın hatıralarını taşımaktadır.Halkın inanışına göre bu savaşta esir düşen Köse Süleyman, bir Selçuklu komutanıdır ve mezarı Kösedağ’ın zirvesinde bulunmaktadır. Tarihi belgelerde adı geçmemesine rağmen halk Köse Süleyman’ın beraberinde az sayıda askerle Kösedağ’ı terk etmeyerek şehit düşene kadar savaşmış bir Selçuklu komutanı olduğuna inanır. Bir başka inanışa göre ise, Danişmentliler döneminde şehit olan bir askere ait olması da muhtemeldir. Köse Süleyman ziyareti 2812 metre yükseklikte, kabir ve namazgahtan oluşur.
     Moğolların yöreyi kasıp kavuran istilasından kurtulan bölge insanı, gönlünde yatan yenilmezlik duygusunu, Moğollar’a olan kinini, Köse Süleyman’ın şahsında sembolleştirir .Onu destan kahramanı yapar. Asırlar boyu gönüllerde yaşatılan bu kahramanla teselli bulmaya çalışır.
     Her yıl Temmuz ayının birinci Cumartesi günü Kösedağ’daki türbesi ziyaret edilir ve bu tören bu bölgede yaşayan halk tarafından yıllardır gelenek olarak sürdürülür. Bu törenlerle ilgili olarak hiç kimseye bir çağrı yapılmaz, ancak ülkenin her tarafından ve yurt dışından akın akın gelen ziyaretçiler Köse Süleyman’ın kabrini ziyaret eder, adağı olanlar kurbanlarını keserler.
     Gelen ziyaretçiler ve yöre halkı belirtilen tarihte Kösedağ’ın iki yanında soğuk suları ile ünlü Sakaröküz ve Çataloluk yaylalarında konaklar. Kesilen kurbanların etinden yapılan etli pilav ve ayran ile ziyafetler verilir.Çok hasta olup da gelemeyenlere şifa niyetiyle etli pilav götürülür. Öğlen namazı cemaatle kılınır. Şehitler için Kuran-ı Kerim okunur. Zirve ile konaklanan yerin arası yaklaşık 1 saat sürer. Buraya gelen ziyaretçiler Köse Süleyman’ın kabri etrafında dönerek ve Fatiha ile İhlas surelerini okuyup şehitlerin ruhlarına hediye ederek isteklerini dile getirirler.
     Ziyaretçilerin yaptığı bir diğer iş ise, ziyaretçilerin tabiri ile Asker Dikmek’tir. Ziyaretçiler dağın yamaçlarında bulunan uzun taşları arkasına bir başka taş koyarak dikerler ve ”Benim yerime Köse Süleyman’a asker ol!” derler. Dikilen her taş Köse Süleyman’ın askeri olarak vatanı korur. Bilhassa dağın yamacına çıktıkça bu taştan askerlerin sayısının arttığı görülür. Halk orada önceden dikili olan taşları da Köse Süleyman ile şehit olmuş askerler olarak düşünmektedir. Her yıl başka bir coşkuyla savaş yad edilir. Selçuklu dönemine ait ok uçları, kalkan parçaları, düğmeler, hatta askerlerin giydiği kaputlara benzeyen giysiler, Kösedağ’ında sürü otlatan çobanlar tarafından bulunmuştur. Geminderesi’nde bir yol yapım çalışması sırasında bulunan demir örme iki zırh Sivas Müzesi’nde sergilenmektedir.
     Kösedağ’ın dumanlanan başı ile memleketimizin sorunları arasında ilişkiler kurulmuş, I. Dünya Savaşı’nda Ruslar Çardaklı’ya girdiklerinde, Kösedağ’ın zirvesinde topların patladığı, Kore Savaşı’nda ve Kıbrıs Barış Harekâtı’nda dağdan seslerin geldiği ve akşamları ışıkların saçıldığı söylenmektedir. Köse Süleyman ziyareti ve çevresi Kültür Bakanlığı Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu’nun 07.03.1986 tarihli kararı ile SİT alanı olarak tescil edilmiştir.
     Köse Süleyman’ın kabrinin 5 km. uzağında, kadınların dua okuduğu Allı Gelin adı verilen taş ile 5-6 km. kadar uzaklıkta iki ayrı yerde Osman Gazi ve Hacı Ahmet Evliyaları’nın türbeleri bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir