Tarihin Bilinmeyenleri (Kahve Muhabbeti)

T

     Saat sabahın altısı ve çapaklanmış gözlerinizle yatağınızdan sürünerek kalkarken aklınızdaki en acil soru; sabah içtiğim kahvemin kökeni neresi? Tamam, belki öyle değildir. Ama biz yine de anlatacağız.
     Uzun zaman önce insanlar birbirlerine kahvenin kökeni hakkında söylenceler anlatırlardı.
     Birinci Hikâye: Antik bir Etiyopya efsanesine göre, Kaldi adlı bir keçi çobanı hayvanlarını otlatırken kahveyi keşfetmiş. Çoban keçilerinin belirli bir ağacın meyvelerini yedikten sonra yerinde duramadıklarını fark edince, bunu kendi üzerinde denemeye karar vermiş. Kaldi, bu meyvenin etkilerinden öyle memnun kalmış ki manastırda başkalarına da anlatmış. Manastırı yöneten başkeşiş, ‘sihirli meyvelerin’ şeytan işi olduğunu düşünmüş ve onları ateşe atmış. Yanan meyveler öylesi güzel bir koku salmış ki, diğer keşişler onları ateşten kurtarmışlar. Keşişler bu taneleri dinsel törenlerde ve tıbbi amaçlarla kullanmışlar.
     İkinci Hikâye: Arap efsanesi Etiyopya’nınkine çok benziyor, yalnız bu hikâyede Kaldi, Afrikalı değil ve tabii ki bir Arap. Yine keçiler bu meyveleri yiyip hareketleniyorlar ve Kaldi de biraz deniyor. Ama bu hikâyede, yorgun ve aç bilge kişi Aucuba, o sırada oradan geçiyormuş ve Kaldi ile keçilerinin oradan oraya zıpladıklarını görmüş. Aç olduğundan meyveleri yemiş ve -mucizevi bir şekilde- artık yorgun olmadığını fark etmiş. Aucuba bundan çok etkilenmiş ve biraz meyve alıp satmış ve zengin bir adam olmuş. Kimse girişimci bir ruha sahip olmayan Kaldi’ye ne olduğunu bilmiyor.
     Kahve yer misiniz?
     Kahve hakkındaki en eski yazılı belge MS 900 civarlarında bir Arap fizikçi-filozof olan Rhazes tarafından yazılmıştır. Rhazes kahvenin (ondan “bançam” diye söz ediyor) hastalık iyileştirebilen bir madde içerdiğini düşünüyordu. Ama kahvenin bu en eski hali içilmiyordu; meyveler kurutuluyor, eziliyor ve yağlanıp top şekline getirilerek yeniliyordu.
     Sadece tıbbi amaçlarla
     Böylece kahve ilk başta halk tarafından ilaç olarak kullanıldı. Sadece dindar Müslümanlar onu içecek olarak kullanıyordu. On üçüncü yüzyıldan sonra Arap kahvehaneleri içecek olarak satmaya başladı. Müslümanların çoğu bu “kutsal içeceğin” aleni kullanımından rahatsızdı ve bu günahı sıklıkla işleyenleri ölümle tehdit ediyorlardı. Ama bir fincan kahve içtiğinizde neler olduğunu bilirsiniz… Tehditler kahve müdavimlerini uzaklaştıramadı. O kahve tutkunları taneleri yaymış olmalılar ki, kahve dünyaya yayıldı.
     Kahvenin izlediği yol
     Avrupa: Avrupalı seyyahlar kahve adı verilen siyah tuhaf bir içeceğin haberleriyle döndüler. Kahvenin gelişi, onun ‘şeytanın acı keşfi’ olduğunu düşünen İtalyan papazlar (nedir bu dindarlardan çektiğimiz?) arasında karışıklığa neden oldu. Papa VI. (II. Clement) sonunda izin verdi. Sonraki 80 yılda kahve içmek ve kafeler İtalya’dan tüm Avrupa’ya yayıldı. 1690’da Hollandalılar bir miktar bitkiyi Hollanda’ya kaçırdılar ve böylece Avrupa’daki ilk kahve tarımı başladı. Bu da kahve ticaretindeki Arap tekeline son verdi.
     Yeni Dünya: 1723’de Gabriel Mathieu de Clieu adındaki sinsi bir adam, Paris’teki botanik bahçeci Jardin des Plantes’den Amerika’ya götürmek amacıyla bir kahve bitkisi çaldı. Tarihsel kayıtlar yolculuk boyunca şiddetli fırtınalar, korsan saldırıları ve ciddi susuzlukla karşı karşıya kalındığını söylüyor. Gabriel ve değerli bitkisinin yolculuktan canlı kurtulmaları neredeyse mucizeydi. Kahvenin Yeni Dünya’ya yayılması bu tek bitkiden olmuştur.
     Brezilya: Kahve sonunda 1727’de Brezilya’ya vardı. Brezilyalı bir teğmen olan Francisco de Melo Palheta, Fransız ve Hollanda Guyanası’ndaki bir sınır sorununa hakemlik etmek üzere gönderilmişti. Her iki ülke de kahve yetiştiriyordu (Clieu’nün çaldığı kahve bitkisinin torunları) ama bitkinin tohumlarının dışarı çıkarılmasına izin verilmiyordu. Palheta ülkesinin bu kârlı kahve ticaretine girmesini istiyordu, bu yüzden Fransız Guyana’sının valisinin eşinin gözüne girmeyi başardı. Kadın onun hakemliğinden öyle etkilenmişti ki, giderken Francisco’ya bir buket sundu. Buketin içinde kahve tohumları ve fideler gizliydi. Palheta onları Brezilya’ya götürdü, böylece ünlü Brezilya kahve endüstrisi doğdu.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz