Tarihin Bilinmeyenleri (Kadın Korsanlar)
Tarihin Bilinmeyenleri (Kadın Korsanlar)

Tarihin Bilinmeyenleri (Kadın Korsanlar)

     Eğer korsanlık çocuklukla erkeklik arasındaki eşikse, nasıl oluyor da en iyi korsanlar kadınlardı?
     Korsanlık erkek işiydi ve korsanlar esir aldıklarının haricinde gemiye kadın sokmazlardı. Bazı hanımefendiler korsan olmayı başardılar ve yağma oyununda erkekleri yendiler.
     Anne Bonny (Korsan Benjamin)
     Sertliği ve öfkesiyle tanınan kadın korsan Anne Bonny’dir. Evlenmeden önceki adı Anne O’Malley’di ve önemli bir servetin varisiydi. Güney’de bir çiftlikte şımarık, kibar bir dilber olarak yaşayabilirdi, ama o bunları bir pala ve pantolon uğruna elinin tersiyle itiverdi.
     Kimdi: İrlanda’da bir avukatla hizmetçisinin gayri meşru çocuğu olarak doğmuştu. Babası onun akrabalarından birinin çocuğu olduğunu söylerdi. Sonunda karısını Anne’in annesi için terk edip yeni ailesini Güney Carolina’ya götürdü. Anne’in babası Amerika’da zengin oldu. Babası Anne’in eş seçimine itiraz edince her şey değişti. James Bonny daha sonraları “beş para etmezdi” diye bahsedilen bir denizciydi. Anne babasının isteğine uymak yerine James’le birlikte Bahamalar’a kaçtı.
     Leydilikten Korsanlığa: Anlatılanlar James’in çok yüreksiz çıktığı ve ona layık olmadığı şeklinde. Nedeni her ne idiyse, Anne isyan etti ve evi terk etti. Yalnız bu kez bir hovardayla, Calico Jack Rackham adında bir korsanla kaçmıştı.
     Ne Zaman, Hangi Denizlerde Dolaştı: Anne ve Calico Jack, on sekizinci yüzyıl başlarında Karayip’teki korsan patlamasının bir parçasıydılar.
     Zamanının Efsanesi: Anne’ın öfkesi ve cesareti efsaneviydi. Bir keresinde bir adam ona tecavüz etmeye kalktığında onu öyle bir dövmüştü ki adam uzun zaman hasta yatmıştı.
     Korsan Modası: Anne savaşta erkek kıyafetleri giyiyordu ama diğer zamanlarda kadın kıyafetleri giyerdi. Savaş kıyafeti bir erkek ceketi, uzun pantolon, başına sarılmış bir mendil ve bir elinde bir tabancayla diğer elindeki bıçaktı.
     Anne Kendini İspatlıyor: 1720’de Karayip’teki kolonilerinde korsanlığın kökünü kazımaya kararlı olan İngilizler Calico Jack’i izlediler. İngilizler gemiye borda ettiklerinde güvertede sadece üç korsan kalıp savaştı. Bunlardan biri Anne’di. Calico Jack dahil olmak üzere korsanların hepsi ambarlara saklandılar. İngilizler Calico Jack’i yakalayıp hapse attılar. Asılmadan önce Calico Jack’e hapiste Anne’i ziyaret etme izni verildi. Eğer Anne’den bir son dakika şefkati bekliyorduysa hayal kırıklığına uğramış olmalı. Anne ona açık açık üzgün olduğunu, “Ama eğer adam gibi dövüşmüş olsaydı şimdi köpek gibi asılmayacağını,” söyledi. Anne denizdeki son günlerinde yiğitliğini ispatlamıştı.
     Son günleri: Anne âşığının yanında asılacaktı ama “karnının şişini mazeret gösterdi” yani “hamileydi”. Asılmadı ve başına ne geldiği konusunda hiçbir kayıt yok. Bazıları zengin babasının gizlice kaçmasını ayarladığını söyler. Başkalarıysa kurnaz ve cesur Anne’in bir şekilde kendini kurtarmayı başardığından bahseder.
     Mary Read
     Erkek Kıyafetleri İçinde Bir Kadın: Hayatının çoğunu savaşçı bir adam rolünde geçirdi. Bazı tarihçiler romantik ilişkilerinde Anne Bonny de dahil olmak üzere kadınları tercih ettiğini söyler. Liman iznini her nasıl değerlendirdiyse değerlendirdi ama biyografisi onun cesur ve sadık, iyi bir dost ve korkunç bir düşman olduğunu anlatır.
     Kimdi: Mary Read Londra’da doğmuştu. Anne Bonny gibi Mary de gayri meşru bir çocuktu. Annesi evliydi ama Mary’nin babasıyla değil. Babası öldüğünde annesi Mary’yi oğlan gibi giydirerek kocasının kısa süre önce ölen oğlunun yerine geçirdi. Mary 16 yaşına vardığında bir İngiliz savaş gemisinde denizci olmuştu. Daha sonra bir süre orduyu denedi. Önce büyük bir gayretle savaştıysa da bir asker arkadaşına âşık olunca görevlerini ve erkek gibi davranma gayretlerini savsakladı. Mary adamını elde etti, hancılık yapmak için askerliği bıraktılar.
     Hancılıktan Korsanlığa: Mary kocası ölüp de fakirliğin nefesini ensesinde hissetmeye başlamasaydı belki de kamarotları doğramak yerine bira dağıtmayı sürdürürdü. Tekrar askerliği denedi ve son görevinde Batı Hint Adaları’na gitti. Yolda, korsanlara yakalandı. Kısa sürede korsan bayrağı altında savaşmış en cesur ‘adamlardan’ biri oldu.
     Ne Zaman, Hangi Denizlerde Dolaştı: Dünya küçük. Mary’nin gemisine borda eden gemi, Kaptan Calico Jack’in gemisiydi. Mary onlara katıldı ve 1720’ye kadar Revenge’de onlarla yelken açtı.
     Zamanının Efsanesi: Mary korkusuzluğu ve sadakatiyle ünlüydü. Revenge’deyken yine âşık oldu. Bu kez âşık olduğu korsan arkadaşının başı dertteydi, çünkü bir diğer adi ve acımasız korsana düello sözü vermişti. Mary’nin sevgilisi yenilecekti. Mary onu korumak için adamla kavga çıkardı. Korkmuş erkek arkadaşı düello için ortaya çıktığında, Mary adamı öldürmüştü.
     Mary Kendini İspatlıyor: 1720’de İngilizler kaptanını ve mürettebatını hapse atmak için Revenge’e yanaştıklarında güvertede Anne’le birlikte dövüşenlerden biri de Mary’ydi. Diğer korsanların kaptanla birlikte geminin ambarlarına kaçtıklarını görünce Mary tiksinti ve öfkeyle üzerlerine ateş açtı. Yakalandıklarında Anne gibi o da hamile olduğunu söyledi. Yine de idamın gerekliliğine inanıyordu. İşin ucunda asılmak olmasa, “Bütün korkaklar korsan olmaya kalkıp denizi pisletir, cesur adamlarsa açlıktan ölür!” diyordu.
     Son Günleri: Mary Read hapiste hummadan öldü.
     Cheng I Sao
     Korsanların vaftiz anası: Tarihin en başarılı korsanı ne Karasakal ne de Kızılsakaldır, Çinli bir kadın olan Cheng I Sao’dur.
     Kimdi: 1775’de doğan Cheng I Sao ailelerin Çin yelkenlilerinde oturduğu Güney Çin Denizi’nin kıyılarında yaşadı. Bu yelkenlilerdeki kadınlar balık tutar, ticaret yapar ve erkekleriyle birlikte korsanlık yaparlardı. Gençliğinde, yoksulluk merdiveninin alt basamaklarındaki Cheng I Sao, bir fahişeydi.
     Fahişelikten Korsanlığa: İyi bir evlilik yapma şansı oldu; kocası bir korsan yelkenlisi filosuna sahipti, böylece o da bu işe girmiş oldu. Korsanlık, bir girişimcilik fırsatıydı o da buna dört elle sarıldı.
     Ne Zaman, Hangi Denizlerde Dolaştı: Yeni evliler on dokuzuncu yüzyılda, Çin’in Kwangtung bölgesinde kıyılarda ve iç denizlerde dolaşan çok sayıda korsanın arasındaydılar.
     Zamanının Efsanesi: Çinli korsanların çoğu birbirleriyle kavgalı çeteler halinde yaşıyorlardı. Cheng I Sao ve kocası bir aile işi yapıyorlardı. Korsanların birbirleriyle kavgayı bıraktıkları takdirde gerçek bir güç olabileceklerini fark ettiler. Cheng I, korsanları bir konfederasyonda topladı. 1807’de öldüğünde yerine Cheng I Sao geçti. Kocasının evlatlık oğlu Cheng Pao’yu sevgilisi ve güvendiği vekili yaptı. Daha sonra altı tane, her biri 400 adamlık ve toplarla donatılmış filo yaptırdı. Ambarlar, korsanlar için yeterli malzeme ve silahla tıka basa dolduruldu. Yağma paylaşılıyordu. Ganimeti çalan korsan ilk defasında kırbaçlanıyor ikincisinde öldürülüyordu. Kaçakların kulakları kesiliyordu. Zina yapanlar da kellelerini yitirebiliyorlardı. Ama disiplin sayesinde korsan konfederasyonu sadece gemileri soyan değil, balıkçılara, tüccarlara ve hatta tüm bir köye “korunma” satan bir güç ve para makinesi haline geldi.
     Cheng I Sao Kendisini İspatlıyor: Çin hükümeti örgütü dize getirmeye çalıştığında Cheng I Sao, güçlenmek için düşmanlarının kalplerini pilavla yiyen korsanlarını, ulusu ve yöneticilerini korkutmak üzere üstlerine yolladı. Korsanları mahvetmek için yola çıkan hükümet filoları, kendileri mahvoldular. Yakalanan bir hükümet görevlisi güverteye çivilendi ve öldürülmeden önce korkunç bir şekilde dövüldü.
     Son Günleri: Hükümetle pazarlık edip yargılanmamayı garanti ettikten sonra 1810’da emekliye ayrıldı. Cheng Pao’yla evlendi ve o ölene kadar başını belaya sokmadı. Daha sonra kumar ve kaçakçılıkla ilgili yasa dışı bir işin başına geçti. Hırslı Cheng I Sao için bu sakin bir hayat sayılırdı. 1844’de doğal nedenlerle öldü.
     Grace O’Malley
     İsyan Eden Genç Kız: Eğer bir korsanlar kraliçesi vardıysa o, on altıncı yüzyılda yaşamış İrlandalı bir kadın olan Grace O’Malley’dir (Graine olarak da bilinir). İngilizler onu tehlikeli bir isyancı olarak nitelerler. Yandaşları ise onu, sofralarına yemek koyan, Gal dilini hayatı pahasına savunan, korkusuz ve kurnaz bir lider olarak görürlerdi.
     Kimdi: Grace 1530 civarında, İrlanda’nın Mayo bölgesinde Gal aristokrasisi içinde doğdu. Zengin babası Owen O’Malley, O’Malley klanının seçilmiş şefi ve filolarının kaptanıydı. Grace denizi severdi ama kızların denizci olamayacağı düşünülüyordu. Söylenceye göre, denize açılabilmek için saçlarını kesti ve erkek kıyafetleri giydi. Aile ona alayla, “Kel Grace” anlamına gelen “Grâinne Mhaol” lakabını taktı ve babasıyla denize açılmasına izin verdiler. Bu, hayat kurtaran bir karar oldu. Owen O’Malley’in gemisi saldırıya uğrayıp, bir korsan hançeriyle arkasından ona yaklaştığında, küçük Grace iplerden korsanın üzerine atladı. Korsanın şaşkınlığı Owen’ı kurtardı ve adamları korsanları yendi.
     Ne Zaman ve Hangi Denizlerde Dolaştı: 16 yaşına gelince Grace politik bir evlilikle O’Flaherty klanının varisi Donal O’Flaherty’ye verildi. Birleşen klanlar İrlanda’nın batı kıyıları dışındaki suları kontrolleri altına aldılar. Çift denizlerde olmadıklarında şatolarında yaşadılar.
     Korsan Kraliçesi: Donal 19 yıllık evlilikten sonra, Cork Kalesini düşman bir klana karşı savunurken öldü. Grace artık üç çocuğun dul annesiydi. Kaleyi bastı ve geri aldı. Cork Kalesi, gösterdiği cesaretin onuruna, bugünkü adı olan Hen’s Castle (Tavuk Kalesi) olarak yeniden adlandırıldı. Grace O’Malley topraklarına ve denizlere geri döndü. Batı kıyısından güvenli geçiş için para almaya başladı ve haracı vermeyen gemileri talan etti. Sonunda, tekrar evlendi ve yeni kocasının evi olan Rockfleet Kalesi’ne taşındı. Clew Adası’ndan Galway’e kadar denizleri kontrolü altında tutarken ikinci kocası Richard Burke’e de hükmetti.
     Zamanının Efsanesi: Söylencelere bakılırsa Grace dördüncü çocuğunu, Türk korsanların saldırısından bir gün önce gemide doğurmuştu. Mürettebatı Türklerin dövüşü kazandığını haber verince onlara “Bensiz bir gün bile idare edemeyenin her günü bin beter olsun!” diyerek, bir battaniyeye sarınıp dövüşe katıldı, korsanları yenip gemilerini filosuna kattı.
     Korsan Kraliçe, Bakire Kraliçe ile Karşılaşıyor: 1586’da Grace, nefret ettiği düşmanı, Sör Richard Bingham tarafından yakalandı. Bingham sığırlarına ve atlarına el koyup onu bağlattı ve asılması için özel bir darağacı yaptırdı. Grace ipten kurtulup evine döndü. Bingham ülkedeki geçim yolunu tıkamıştı ve adamın kendisini denizden de koparmasından korkuyordu. Kurnaz korsan, Kraliçe I. Elizabeth’e adalet isteyen bir dilekçe yazıp, davası için ifade vermek üzere Londra’ya yollandı. Öldürülmeyi göze almıştı, çünkü Elizabeth ayaklanan İrlandalı şeflere merhamet göstermiyordu.
     Kimse toplantıda iki kraliçenin aralarında ne konuştuğunu bilmiyor ama 1593’ün Eylülünde Kraliçe Elizabeth, Bingham’a, Grace’i ve ailesini affetmesini emreden bir mektup yazdı. Üstelik Kraliçe validen “yaşlı kadına” yaşaması için maaş vermesini de istedi. Elizabeth mektubunda İrlandalı lideri “savaşta bizim için tüm dünyaya karşı dövüşeceğine inandığım bir dost” olarak tanımlar.
     Son Günleri: Grace yetmişli yaşlarındayken bir gemi filosunu yönetiyordu. 1603’de Rockfleet Kalesi’nde öldüğüne inanılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir