Benzersiz Doğasıyla İğneada (KIRKLARELİ)

B

     Çok büyük bir kavim olan Traklar, M.Ö. 2000 yılında Orta-Asya’dan başlayan büyük kavimler göçü ile adlarını verdikleri Trakya bölgesine yerleşmişlerdir. Bu dönemde göçebe hayatını bırakan ve inşa ettikleri evlerle yerleşik düzene geçen Traklar’ın bir boyu olan Thyn’ler, Tynias’ı kurmuşlardır. 1452 yılı itibariyle İğneada adını alacak olan Tynias’da, M.Ö. 6. ve 7.yy.da, ticaret ve sanatta etkin bir konuma sahip olan İyonyalılar’ın yaşadığı bilinmektedir. M.Ö. 476’da Atina yönetimi altına giren bu topraklar, M.Ö. 74 yılında ise Roma İmparatorluğu’na katılmıştır.
     Tarihi çok eski zamanlara dayandığı kabul edilen İğneada, 1452 yılında Osmanlı topraklarına dahil olmuştur. Günümüzdeki adını İğneada fethini yöneten komutan İne Bey’den alan bu bölgeye, Osmanlı padişah, paşa ve vezirlerinin avlanmak için sık sık geldikleri de bilinmektedir. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde İğneada’dan, “1452 tarihinde Fatih’in gazilerinden İne adlı gazi fethetmiştir. Karadeniz’de bundan başka ada yoktur, her tarafı bina ve limandır. Harap bir küçük kalesi vardır. İçinde oduncu Rumlar oturur.” diye bahsetmiştir.
     Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olması sebebiyle her köşesi anı ve tarih dolu olan İğneada, eşi benzeri olmayan longoz (subasar) ormanları ile oldukça ünlüdür. Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı olan ve yaklaşık nüfusu 2500 olan İğneada, Trakya’nın Karadeniz sahilinde konumlanan bir beldedir. Denizi, sahili, ormanları, gölleri ve civar köyleriyle insanı bambaşka hislere sürükleyen İğneada’nın temel geçim kaynağı ise balıkçılıktır. Bu sebeple deniz mahsulleri açısından oldukça zengin bir mutfağı vardır. Gelin, şimdi hep beraber, Avrupa’nın en büyük longoz ormanı unvanının sahibi İğneada’yı yakından keşfedelim.
     Longoz (Subasar) Ormanları
     Longoz, denize doğru akan derelerin getirdiği kumların birikerek kıyıda set oluşturması ve dere ağzını kapatması sonucu akarsuyun biriktiği yerde oluşan özel bir ekosistemdir. Oldukça nadir rastlanan ve devamlılığı için bol suya ihtiyaç duyan bu ekosistem, itinayla korunması gereken doğal güzellikler arasında kabul edilir. İğneada longoz ormanları, Yıldız Dağları’ndan Karadeniz’e doğru akan derelerin beslediği Erikli, Mert ve Saka göllerinin, önlerindeki kumul sebebiyle ilkbaharda fazla gelen sularla şişerek geriye doğru taşması ve düz araziyi kaplaması sonucunda oluşmuştur. İğneada longozu, göl ile denizin kesiştiği manzarası ve ev sahipliği yaptığı yüzlerce ağaç ve bitki türüyle adeta göz kamaştıran bir kompozisyona sahiptir. Bu özel yapısı sebebiyle, yalnızca belirli kuş ve balık türleri de bu sularda yaşamlarını sürdürmektedir. Bu balık türlerinin 8’i, Bern Sözleşmesi’nde ‘korunması gereken tür’ kabul edilmiştir. Zengin ve büyüleyici bir orman altı florasına sahip olan bu ormanlar, kış ve ilkbahar aylarında tamamen sularla kaplı olduğu için Longoz ormanlarını keşfetmek için ideal mevsimler yaz ve sonbahardır. Sadece Avrupa ölçeğinde değil, dünya çapında da büyük önem taşıyan bu doğal miras, 2007 yılında ‘millî park’ ilan edilmiştir.
     İğneada Sahili
     Altın renkli plaj tabirinin hakkını sonuna kadar veren İğneada, 20 km uzunluğu aşan kum sahiliyle Karadeniz’in en uzun sahili kabul edilir. Deniz ve orman havasının harmanlandığı İğneada plajları, tertemiz denizin tadını çıkarmak isteyenler için ideal bir seçenek sunarken, yürüyüş yapmak ya da izole olmak ve nefes almak isteyenlerin de vazgeçilmez rotaları arasında yer alıyor.
     Göller
     İğneada’da, Erikli, Mert, Hamam, Pedina, Saka, Sülüklü ve Ramana olmak üzere toplam 7 göl bulunuyor. Birçok özel balık türünün yaşadığı bu göller koruma altındadır. Yabani hayvanlar ve kuşlar için adeta el değmemiş bir yaşam alanı sunan bu göllerin bir bölümü ise sazlıklarla kaplıdır. Hamam ve Pedine gölleri, Bulgaristan, Rusya ve Tuna Nehri deltasından gelen kuğu ve yaban ördeği gibi göçmen kuşlara ev sahipliği yapmaktadır. Eski adı Kocagöl olan Mert Gölü ise, hem avlanma hem de doğanın içine nefes kesen bir kano yolculuğu imkânı sunmaktadır.
     İğneada Feneri
     1866 yılında Fransızlar tarafından inşa edilen ve o tarihten beri ayakta duran İğneada Feneri eski bir hikâyenin de başrollerinden biri. Fener çalıştırma görevi kayınpederinde iken fenere gelin giden Selvet Nine, kayınpederinden eşi Osman’a, 2. Dünya Savaşı’nda ölen eşinden de kendisine devir olunan fenercilik görevini hakkıyla yerine getirmiştir. 3 kızıyla fenerde yaşamını sürdüren Selvet Nine’nin hem zorlu hem de hüzünlü hikâyesinin en büyük şahidi olan İğneada Feneri, günümüzde Selvet Nine’nin torunları, yani dördüncü kuşak tarafından koruma altındadır. Yaklaşık 50 metrelik bir uçurumun tepesinde bulunan fener, sunduğu uçsuz bucaksız manzarayla İğneada’da görülmesi gereken yerler arasındadır.
     Beğendik Köyü
     İğneada’ya 12 km uzaklıkta bulunan Beğendik Köyü, İğneada tatil planına mutlaka eklenmesi gereken rotalar arasında. Türkiye’nin Karadeniz kıyısındaki en batı noktası kabul edilen Beğendik Köyü tertemiz sahiliyle de yoğun ilgi görüyor. Beğendik Köyü’nün bir diğer özelliği ise Rezve Deresi’dir. Türkiye ile Bulgaristan arasında sınır görevi gören Rezve Deresi, ismini Bulgaristan’da bulunan ve ‘mutlu’ anlamına gelen Rezovo Köyü’nden almıştır.
     Dupnisa Mağarası
     Rezve Deresi’nin Istranca Dağları’nı derin vadilerle yardığı hem vahşi hem de göz kamaştırıcı bir bölgede yer alan Dupnisa, Kırklareli’nde bulunan Demirköy ilçesinin Sarpdere Köyü sınırları içerisinde yer alıyor. İğneada’ya yaklaşık 1 saat uzaklıkta bulunan Dupnisa, Trakya bölgesinin turizme açılan tek mağarasıdır.
     Birbirine bağlı 2 kat ve 3 mağaradan oluşan Dupnisa, bir ‘mağara sistemi’ kabul ediliyor. Toplam uzunluğu 2720 metre olan bu sistemin üst katında Kuru ve Kız Mağaraları, 50-60 metre aşağısında ise Sulu Mağara yer alıyor. Karadeniz’in serin ikliminin etkisini hissedeceğiniz ve yeşilin her tonuna ev sahipliği yapan bu mağara sisteminde yer altı nehri ve zengin damlataş oluşumları görülmeye değer. Yaklaşık 4 milyon yıldır oluşumunu ve gelişimini sürdüren Dupnisa’nın sadece 450 metrelik bir bölümü ziyarete açıktır. 16 türde binlerce yarasanın yaşadığı Dupnisa, yarasaların doğal yaşam alanını korumak adına kış uykusu dönemi kabul edilen Kasım-Mart ayları arasında ziyarete kapalıdır.
     Limanköy
     İğneada beldesine bağlı Limanköy, yaklaşık 150 sene önce Balkanlar’dan gelen Türk göçmenler tarafından kurulmuştur. Adını, İğneada koyunun doğal liman olma özelliğinden alan bu köy, ev sahipliği yaptığı kültürler sebebiyle oldukça özgün ve zengin mutfağıyla da tanınıyor.
     Kıyıköy
     Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı olan Kıyıköy, İğneada’ya 79 km uzaklıktadır. Bir ilkçağ kasabası kabul edilen Kıyıköy’ün ilk adı Salmydessos (pırıltılı, kutlu, güzel) olarak biliniyor. Hem mitolojik hem de tarihî açıdan oldukça büyüleyici hikâyelerin tanığı Kıyıköy, doğa meraklıları ve doğa yürüyüşçülerinin vazgeçilmez rotalarından biri olduğu gibi, aynı zamanda tarih severlerin ve fotoğraf tutkunlarının da ziyaret ettiği yerler arasında. Bölgeye yakın olan Selvez, Poliçe ve Panayır iskelesi koyları da hem kamp/karavancıların hem de motor gruplarının yakın markajında.
     Lütfen Bunları Unutmayın
* İğneada limanı, Karadeniz yat turlarının duraklarından biridir.
* İğneada’nın doğal güzelliklerine şahit olmak için en ideal mevsimler ilkbahar ve sonbahardır.
* İğneada’nın muhteşem sahili ve denizinin tadını çıkarmak isterseniz, tatilinizi Haziran-Eylül ayları arasında planlamalısınız.
* İğneada’nın eşi benzeri olmayan doğası fotoğraflanmak için idealdir. İğneada tatiliniz boyunca fotoğraf makinenizi yanınızdan ayırmamalısınız.
* İğneada’nın organik balı ve başta çilek reçeli olmak üzere tüm reçel çeşitleri epeyce meşhurdur.
* İğneada mutfağı, deniz ürünleri konusunda oldukça gelişmiştir. Balığın ızgarasından kızartmasına, dolmasından çorbasına birçok çeşidi sunulan İğneada’da bir balık restoranına uğramadan dönmeyin.
* Ekstrem spor dallarıyla ilgilenenler için bakir ve eşsiz doğasıyla İğneada ideal rotalar arasındadır. İğneada, özellikle moto-cross ve kürek sporlarıyla ilgilenenler için doğal bir antrenman sahasıdır.
* İğneada’nın misafirlerine sunduğu en güzel aktiviteler arasında yer alan kano turu için, İğneada KiteSurf okulundan kano kiralamanız gerekmektedir.
* İğneada KiteSurf’de wakeboard ve kitesurf eğitimleri de alabilirsiniz.
* Ormanın derinliklerine dalmak için ATV kiralama imkânı da bulunmaktadır.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz