Yeşillerle Donatılmış Bir Kent – BURSA
Yeşillerle Donatılmış Bir Kent – BURSA

Yeşillerle Donatılmış Bir Kent – BURSA

     Coğrafi konumu, tarihi, doğal güzellikleri, turistik bölgeleri, ekonomik dinamikleri gibi pek çok özelliğiyle Bursa; geçmişte olduğu gibi şimdi de Anadolu’nun önemli şehirlerinden biri olma özelliğini koruyor.
     Tarihte birçok medeniyete ve kültüre ev sahipliği yapan Bursa, Osmanlı Devleti’nin de uzun yıllar başkenti olmuştur. Günümüzde ise yaklaşık 3 milyon nüfusu ile Türkiye’nin en kalabalık şehirlerindendir. Ayrıca en büyük kış ve doğa sporları merkezi olan Uludağ, Bursa’yı her sene kış turizmi ve sporları meraklıları için gidilecek en önemli adres haline dönüştürüyor. Gezilecek, görülecek, tarihe dokunabilecek pek çok yeri olan Bursa’nın güzelliklerini gelin adım adım keşfedelim.
     Ulu Camii
     Tarihi 1399 yılına dayanan Ulu Camii, İslam dünyasında çok önemli bir yere sahiptir. Caminin yapıldığı dönemde din adamlarının ve evliyaların buraya olan ilgisi, camiyi İslam tarihi ve kültürü bakımından önemli bir konuma getirmiştir. Evliya Çelebi’nin ifadesiyle ise, ‘Bursa’nın Ayasofyası’dır. Kendine özgü mimarisi olan Ulu Cami’de 21 hattat tarafından yapılmış 45 levha, 87 duvar yazısı bulunmaktadır. Ahşap oyma sanatı ile bezenmiş minberi ise caminin görkemi ve özgünlüğünün arttırmıştır. Rivayete göre, caminin yapımı sırasında, işçileri güldürerek yapımı geciktiren demirci ustası Kambur Bali Çelebi (Karagöz), dönemin padişahı olan Yıldırım Beyazıt tarafından öldürtüldüğü hikâyesi oldukça yaygındır.
     Yeşil Türbe
     Bursa’nın sembol yapılarından biri olan ve ismini bulunduğu semte de veren Yeşil Türbe, 1421 yılında Sultan Mehmet Çelebi tarafından yaptırılmıştır. Mermer ve ahşap işçiliğinin yanı sıra çinileri ile büyüleyici bir güzelliğe sahip olan yapı, kentin hemen hemen her yerinden görülebilmektedir. Osmanlı mimarisinin tüm duvarları çini ile kaplı olan tek yapısı Yeşil Türbe sekiz köşelidir, yüksek kasnağı ve sivri kubbesi ile karakteristik bir üslubu anlatır. İki katlı türbe, aynı zamanda Mehmet Çelebi’nin ailesine ait 8 mezarı barındırır.
     Osman Gazi ve Orhan Gazi Türbeleri
     Bursa’nın zengin geçmişinden günümüze uzanan en önemli yapılarının başında gelmektedir. Tophane semtinde, aynı bahçe içinde yer alan Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleri, Bizans döneminden kalan Saint Elie Kilisesi’nin kalıntısı üzerine yapılmıştır. Kiliseye ait mozaik kalıntılar ise günümüze kadar ulaşmıştır. Osman Gazi’ye ait türbenin içerisinde toplam 15 sanduka bulunmaktadır. Orhan Gazi Türbesi’nde ise kendisi, eşi ve çocuklarından başka Yıldırım Beyazıt ve II. Beyazıt’ın oğullarının mezarları yer almaktadır. Yangın ve deprem felaketleriyle yıkılan türbeler, Sultan Abdülaziz zamanında tamir edilmiş ve son görünümünü almıştır.
     Muradiye Külliyesi
     Sultan II. Murat tarafından yaptırılan Külliye, cami, medrese, hamam, darüşşifa ve türbe gibi bölümlerden oluşuyor. Osmanlı sultanları tarafından yaptırılan son külliye olma özelliğini taşıyan Muradiye Külliyesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın öldürttüğü oğlu Şehzade Mustafa, sürgünde ölen Cem Sultan ve Yavuz Sultan Selim’in boğdurttuğu kardeşi Şehzade Ahmet gibi şehzadeleri bir dönem barındırmasından dolayı, ünlü şair Ahmet Hamdi Tanpınar tarafından ‘sabrın acı meyvesi’ olarak adlandırılmıştır. Muradiye Külliyesi’nin medrese kısmı, günümüzde kanser tanı merkezi olarak kullanılmaktadır.
     Koza Hanı
     Sultan II. Beyazıt tarafından yaptırılan Koza Hanı, geniş dikdörtgen bir avlunun çevresinde iki katlı bir yapıdır. Tekstil ürünleri ile ünlü şehrin en önemli tarihi alışveriş merkezidir. 95 odalı handaki dükkânlarda genelde ipekten üretilmiş giyim ürünleri, sanatsal ürünler, gümüş takılar bulunur. Bursa’yı gezerken mola verip dinlenebileceğiniz, çay-kahve içebileceğiniz bir yerdir. Haftanın her günü açık olan Koza Han’ın tarihi dokusu, mimarisi ve özgünlüğü o kadar ünlenmiştir ki, İngiltere Kraliçesi Elizabeth de dahil olmak üzere pek çok ünlü kişi burayı ziyaret etmekten kendini alamamıştır.
     Soğanlı Botanik Parkı
     400 dönümlük bir alanı kaplayan Soğanlı Botanik Parkı, bitkisel araştırma ve bilimsel çalışmalar için kullanılmakta olup, kurulduğu 1998 yılından beri birinci derece SİT alanı sayılıyor. İçinde Fransız Bahçesi, Japon Bahçesi, İngiliz Bahçesi, Gül Bahçesi, Kaya Bahçesi, Kokulu Bitkiler Bahçesi gibi bölümler yer alıyor. Parkta 150 tür ağaç, 27 çeşit gül, 76 tür çalı, 20 tür örtücü bitki bulunuyor. Koşu ve yürüyüş yolları, spor alanları bulunan parkta, otel ve restoran olarak hizmet veren 17. ve 19. yüzyıl Bursa konaklarının modellendiği bir bölüm de yer alıyor.
     TOFAŞ Anadolu Arabaları Müzesi
     Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi, Türkiye’de kavram bakımından ilk ve tek müze olma özelliğini taşıyor. Müzenin giriş kısmında ilk olarak, 2600 yıl öncesine ait Üçpınar Tümülüsü ve tümülüsün içinde araba ve tekerler parçalarının kalıntıları yer alıyor. İlerleyen bölümlerde, içinde fayton ve at arabası imalatının yapıldığı bir bölüm bulunuyor. Müzenin geniş bir kısmında ise, Anadolu’nun çeşitli dönemlerine ait orijinal arabalar sergileniyor.
     Bursa Kalesi
     Bursa’nın çok eski zamanlara dayanan tarihinde, ismi de çeşitli evreler geçirmiştir. Önceden Prusias olan ismi daha sonra Prusa olmuş, en sonunda Bursa olarak kalmıştır. Bursa Kalesi ise, Bursa’ya M.Ö. 7.yy.da gelip yerleşen Bithynialılar tarafından M.Ö. 2.yy.da yapılmıştır. Kale, zaman içerisinde çeşitli savaşlar ve kuşatmalar geçirmiş, bu yüzden hasar görmüştür. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde çok kez onarımdan geçmiştir. Osmanlı zamanında Orhan Gazi’nin burayı almasıyla, kaledeki surlar burçlarla desteklenmiştir. Daha sonradan burayı ziyarete gelen Evliya Çelebi, kalenin 67 kulesi ve 5 kapısı olduğunu belirtmiştir. Yaklaşık olarak iki kilometre uzunluğa sahip surların beş kapısı, Saltanat, Kaplıca, Zindan, Pınarbaşı ve Yer Kapısı olarak adlandırılmıştır.
     Uludağ
     Sadece Bursa’nın değil, Marmara Bölgesi’nin en yüksek dağı olan Uludağ, 2543 metre yüksekliğe sahiptir ve Türkiye’nin en büyük kış ve doğa sporları merkezi durumundadır. 1933 yılından beri kayak yapılan Uludağ, 1961 yılında millî park ilan edilmiştir. Ekim ayından Nisan ayına kadar sürekli kar altında olan bölge, bundan dolayı yılın hemen hemen yarısında kış sporları ve turizmi için elverişli haldedir. Çok sayıda kayak merkezi bulunan Uludağ’da bütün kayak sporları için uygun pistler yer almaktadır. Bölgenin en yüksek tepesi olan Uludağ Tepe’nin yanı sıra Zirvetepe, Çobankaya ve Bakacak Tepe gibi yükseltileri vardır. Uludağ’ın ünlü teleferiği ise Bursa-Kadıyayla, Kadıyayla-Sarıalan mesafeleri arasında yolculuk yapma fırsatı sunar.
     Uludağ Kayak Merkezi, yaz aylarında düzenlenen kampçılık, trekking ve piknik etkinlikleri sayesinde sadece kış aylarında değil, yılın her dönemi gezginler ve maceraperestler için çekim merkezi haline gelmiştir. Kayak Merkezi’nin % 70’den fazlası ormanla kaplı olduğu için, adeta bir oksijen merkezidir. Bu özelliğinden dolayı Uludağ tilki, ayı, çakal, porsuk, akbaba gibi canlılara da yaşam alanı sunar. Ayrıca Uludağ’ın Bursa Ovası’na yakın bölgelerinde sıcak su kaynaklarının yer almasından dolayı bu bölgede kaplıcalar bulunur. Şifa bulmak amacıyla çok sayıda ziyaretçi bu bölgeye gelir.
     Yerel Lezzetler
     Bursa, gezilecek görülecek yerleri olduğu kadar zengin bir mutfağa da sahiptir. Bursa’nın kendine özgü başlıca lezzetleri nelermiş bir bakalım…
     İskender Kebap: Bursa’nın en önemli ve ünlü lezzetinin hikâyesi oldukça eskiye dayanıyor. 150 seneden fazla bir geçmişe sahip olan bu meşhur yemeğin ana malzemesi koç eti ya da tercihe göre dana eti oluyor. Ama Bursa’da bu lezzetin farklı ya da özel olmasının nedeni, Bursa’da çok bulunan Uludağ kekiği ile koçların beslenmesi ve bu koçların etlerinden İskender Kebabı’nın yapılmasıdır. İskender Kebabı’nın damakta unutulmaz bir tat bırakmasının diğer nedeni ise, ince ince dilimlenip pişmiş ete, pide ekmeği, tereyağı, salça sosu ve yoğurdun eşlik etmesidir.
     Kestane Şekeri: Bursa’ya özgü bir diğer lezzet de kestane şekeridir. Kestane, şeker ve su ile yapılan tatlıya, ülkemizdeki hemen her şehirde ulaşılabiliyor. Kuru bir tatlı olması nedeniyle hediye olarak da gittiğiniz yere götürebilirsiniz. Sade kestane şekerinin yanı sıra bu tatlının çikolatalısı da denenmeye değer.
     Kemalpaşa Tatlısı: İsmini Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinden alan Kemalpaşa tatlısı, su, şeker, limon ile birlikte yapılıyor. Orijinal ismi Mustafakemalpaşa Peynir Tatlısı olan bu tatlının peyniri, sadece ismini aldığı ilçede yapılıyor ve taze bir şekilde tatlıda kullanılıyor. Tatlı, ilçe dışında ise genellikle peynirsiz olarak tüketiliyor. Yani bu harika tatlıyı yemek için, Bursa’ya gitmişken Mustafakemalpaşa’ya da uğramak gerekiyor.
     Mihaliç Peyniri: İsmini Bursa’nın Karacabey ilçesinin eski adı olan Mihaliç’ten alan peynir, yağı alınmamış koyun ya da inek sütünden elde edilir. Oldukça yağlı ve tuzlu bir peynirdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir