Tarihin Bilinmeyenleri (O Basit Bir Firavun Kızıydı)

T

     Ama delifişek İtalyan oğlanların gözlerini kamaştırdı…
     Genç Kraliçe
     VII. Cleopatra MÖ 69’da doğmuş ve MÖ 30’da ölmüştür. 17 ya da 18 yaşındayken, o ve küçük erkek kardeşi XIII. Ptolemy, babalarının ölümü üzerine Mısır tahtının varisi oldular. Geleneğe göre ülkeyi karı koca olarak yöneteceklerdi. Ama hükümranlıklarının daha üçüncü yılında 15 yaşındaki Ptolemy, kız kardeşini sürgüne yolladı. Tahtı yeniden ele geçirmeye kararlı olan Cleopatra, Mısır’ın hemen sınırında Suriye’de bir ordu topladı.
     İlk Görüşte Şehvet
     Cleopatra’nın görünüşüyle ilgili tartışmalar hâlâ devam ediyor: Ya kısa ve çirkin ya da sırım gibi ve güzeldi. Her halükarda belli ki çekici ve baştan çıkartıcıymış, zekasını da unutmayalım. Julius Caesar ve Roma ordusu İskenderiye’yi ele geçirdikten hemen sonra, Cleopatra rulo edilmiş bir şark halısının içinde şehre sızdı. Bir kez saraya girince halı açıldı ve bu şirin Mısırlı dışarı çıktı. Dedikodulara göre birbirlerini gören Cleopatra’yla Caesar daha o gece sevgili oldular. Doğal olarak bu durum kraliçeyi Caesar’ın favorisi yaparken, ordusuyla kaçan erkek kardeşinin de suyu ısındı. Bunu altı ay süren İskenderiye Savaşı izledi ama kimse Roma birlikleriyle baş edemezdi. Ptolemy onlardan kaçmaya çalışırken Nil nehrinde boğuldu. MÖ 48 yılıydı ve Cleopatra yirmi bir yaşındaydı.
     Gezileri
     Caesar, Cleopatra’yı tekrar tahta çıkardı ama bu kez tahtı daha da genç yaştaki erkek kardeşi XIV. Ptolemy ile paylaşması gerekiyordu. Caesar ve Cleopatra bu arada iki ay kadar Nil’de gemiyle gezdiler. Sonra Caesar Roma’ya ve karısı Calpurnia’ya geri döndü. Ama Cleo’yu özlemiş olmalı ki bir yıl sonra onu Roma’da yaşaması için davet etti. Romalı dostları bu aşk karşısında şaşkınlık içindeyken Cleo’nun oğlu Caesarion’u doğurmasıyla daha da şoka girdiler. Her ne hal ise, bundan iki yıl sonra, Caesar Roma Senatosu’nda suikasta kurban gidince, Cleopatra Mısır’a giden ilk trene atladı. Tarihçilere göre, ülkesine varır varmaz büyük ihtimalle erkek kardeşi firavunu zehirledi ve oğlu Caesarion’un tahtı kendisiyle paylaşmasını sağladı.
     Kendimi Yeniden Doğmuş Gibi Hissediyorum
     Caesar’ın yerine üç kişiden oluşan bir Roma komitesi geçmişti; Marcus Lepidus, Gaius Octavian ve Marc Antony. Antonius güya diplomatik nedenlerle, Cleopatra’yla Anadolu’da Tarsus’ta bir buluşma ayarladı. İçin için Roma’yı tek başına yönetmek istiyor ve Cleopatra’nın işine yarayacağını umuyordu. Bu buluşma kraliçeye bir kez daha dramatik girişlerinden birini yapma imknını sağladı. Bu kez nehir yoluyla mor yelkenleri olan altın rengi bir tekneyle süzüldü. (İşleri biraz abartıyor muydu? Neyse okumaya devam edin.) Hizmetçileri su perileri gibi giyinmişlerdi ve kendisi de aşk tanrıçası Venüs kılığındaydı. Altın bir karyolaya uzanmıştı ve Cupis kostümleri içindeki oğlanlarca yelpazeleniyordu.
     Birkaç gün içinde Marcus Antonious ile sevgili olmuşlardı. Büyülenip her şeyi unutan Antonius kışı Mısır’da geçirdi.
     Roma’ya Dönünce
     Ama yönetmesi gereken bir imparatorluk vardı ve sonunda Roma’ya geri döndü. Altı ay sonra Cleopatra kız olana Cleopatra Selene, erkek olana ise Alexander Helios adını verdiği ikizleri doğurdu. Böylece Cleopatra sevgilisini görmeden dört yıl geçirdi. Bu arada Antonius evlenmişti. Yeni karısı Octavia Gaius, Octavian’m üvey kız kardeşiydi. Siyasi olarak uygun bir evlilik olmuştu ama Antonius’un kalbi hâlâ Mısır kraliçesindeydi.
     Yeni Buluşma
     MÖ 37’de artık Antonius’un sabrı tükenmişti. Romalı karısını terk etti ve kalmak üzere Mısır’a dönüp Cleopatra’yla evlendi. Kısa süre sonra bir çocukları daha oldu, Ptolemy Philadelphaos adında bir oğlan. Bu arada Antonius’un kayınbiraderi Octavian arkalarından entrika çeviriyordu. Antonius Kıbrıs, Girit ve Suriye’yi Cleopatra’ya (ne hoş bir hediye değil mi? Gerçi paketlemek biraz zor!) ve daha önce Büyük İskender’e ait olan geniş toprakları da çocuklarına verince, Octavian, Cleopatra’nın Antonius’u küçük parmağında oynattığına ve Roma için tehdit oluşturduğuna dair bir delil elde etmiş oldu. Roma Mısır’a savaş açarak Antonius ve Cleopatra’nın birleşik güçlerine karşı savaşmak üzere bir filo gönderdi.
     Cleo Yan Çiziyor
     Antonius’un birlikleri Roma Donanması’yla başa çıkamazdı. Cleo’nun ise kendine ait 60 gemisi vardı ama askeri olarak kendisinden üstün olunup olunmadığını bilirdi. Bu yüzden MÖ 31’de Actium Savaşı’nda, Roma, Antonius’un birliklerini ezip geçerken o, savaş meydanından kaçtı. Antonius adamlarını onun peşinden gitmekte serbest bırakınca daha da zor duruma düşmüştü. Romalılar bunu aşkın kölesi olduğunun delili olarak kabul ettiler. Antonius suratını asıp derin derin düşünürken yürekli Cleopatra Roma işgaline hazırlandı.
     Cleo Tekrar Yan Çiziyor
     Belki Antonius birlikleriyle daha çok ilgilenmiş olsaydı, donanması ve süvarileri onu terk etmezlerdi. Piyadeleri Octavian’ın karşısında başarısızlığa uğrayınca, Cleopatra’yı bulmak için İskenderiye’ye geri döndü ve Cleopatra’nın ona ihanet ettiğini haykırdı. Korkudan ödü kopan Mısır kraliçesi saklandı ve hizmetkarlarına, Antonius’a kendisinin öldüğünü söylemelerini emretti.
     Her Şeyini Kaybetti
     Hikâyenin nasıl sona erdiğini bilmeseniz bile trajik sonun yaklaştığını hissetmiş olmalısınız. Tamam, hikâyeyi anlatmaya devam ediyoruz. Antonius kendini bıçakladı ama işi tam olarak bitiremedi, bu yüzden Cleopatra’nın hâlâ yaşadığı haberini aldığında kendisini ona götürmelerini istedi. Cleopatra’nın kollarında da öldü. Fazla mı trajik? Sabredin.
     Cleopatra, Octavian’ın kendisini Roma’ya götürüp zincirleyerek sokaklarda dolaştırmak istediğini biliyordu. Böyle bir şeye izin veremezdi. Bu yüzden bir ziyafet, son bir yemek hazırlattı ve sarayına bir incir sepetinin içinde gizlice çok zehirli bir yılan sokturdu.
     Octavian onu ölmüş halde buldu.
     Kızgın Firavunların Sonuncusu
     Cleopatra’nın göz kamaştırdığı günler sona ermişti. Cleopatra Mısır’ın son firavunu oldu; onun ölümünden sonra Mısır bir Roma eyaleti oldu.
     Daha bitmedi: Caesarion, Julius Caesar’ın oğlu olduğundan, Octavian tehdit oluşturmaması için oğlanı öldürttü. Cleopatra’nın hayatta kalan diğer üç çocuğu Octavia tarafından büyütülmek üzere Roma’ya gönderildi. Kızı Cleopatra Selene, Moritanya kralıyla evlendi ve iki çocuk doğurdu. Ama Cleopatra’nın iki oğlu Alexander ve Ptolemy’nin başına gelenleri ise bilmiyoruz.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz