30’lu yaşlarda kalbin ritmine dikkat

3

     Orta Yaşlarda Hangi Kalp Problemlerine Rastlanıyor?
     Her ne kadar kadınlarda 30’lu yaşlarda kalp hastalıklarının nadir olduğu düşünülse de, gerçek maalesef bundan farklı. Bu yaşlardaki kadınlarda görülebilecek kalp problemlerinin başında ritm bozuklukları, kalp kapak hastalıkları ve belirtileri bu yaşlarda kendini gösteren doğuştan kalp hastalıkları geliyor. Nadir de olsa koroner damar hastalıkları da 30’lu yaşlardaki kadınlarda görülebiliyor.
     En çok hangi kardiyolojik problem görülüyor?
     Ritm bozuklukları, özellikle modern yaşamla birlikte günlük hayatta daha aktif rol alan ve yoğun strese maruz kalan kadınların önemli problemlerinden biri. Neyse ki bu sorunların büyük çoğunluğu yaşamı tehdit eden ölümcül sorunlardan çok, kişilerin kısmen yaşam kalitesini olumsuz etkileyen durumlar.
     30’lu yaşlarda ortaya çıkan ritm bozuklukları nasıl giderilebilir?
     Bu tür ritm bozukluklarının çoğu, yaşam stilinin düzenlenmesi, nikotin ve kafein tüketiminin azaltılması ve de nadiren ritm düzenleyici ilaçlarla basit şekilde çözülebilir. Ancak ritm bozukluklarından daha önemli olan, ritm bozukluğunun altında yatan nedenlerin bulunması. Bu yaşlarda ortaya çıkan ritm bozukluklarının organik bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığını tetkik etmek gerekir.
     30’lu yaşlarda belirtileri görülen diğer kalp hastalıkları nelerdir?
     Çocuk yaşlarda geçirilmiş olan romatizmal kalp kapak hastalıkları genellikle yıllar sonra kendini hafif nefes darlığı ve çarpıntı şeklinde belli ediyor. Yine aynı şekilde doğuştan kalp boşlukları arasında bulunan normal geçişlerin bir kısmı (kalpte delik bulunması) ancak yıllar sonra, 30’lu yaşlarda kendini belli edebilir.
     Bu hastalıkların tetkikinde nasıl bir yol izlenmeli?
     Şikâyetleri basit bir çarpıntı ya da hareketsizlikten gelen nefes darlığı şeklinde yorumlamadan önce mutlaka bir uzmana görünmekte fayda vardır. Zira bu tür rahatsızlıklarda belli bir dönem aşıldığında tedavi mümkün olmayabilir. EKG, EKO ve Efor testi gibi tetkikler için ayrılan bir saatlik bir süre belki de çok önemli problemlerin tespitini sağlayabilir.
     Metabolik sendrom nedir?
     30’lu yaşlarda kadınlarda östrejen hormonunun koruyucu etkisi nedeniyle koroner damar hastalıkları nadir görülse de, ‘metabolik sendrom’ diye bilinen klinik durum başlar. Metabolik sendrom, elma tipi şişmanlık (bel çevresinde artış), yüksek tansiyon, şeker metabolizması bozukluğu, genellikle kan şekerinde sınırda yükseklik ve lipid metabolizması bozukluğu (kan yağlarında bozukluk) sorunlarından oluşur. Bu sendrom özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşam şekli değişiklikleri nedeniyle bir salgın haline gelerek, ateroskleroza bağlı kalp damar hastalıkların sıklığında artışa yol açıyor. Bu nedenle bu duruma “Yeni Dünya Hastalığı” diyenler de var.
     Metabolik şikâyetli hastalarda ne gibi şikâyetler oluyor?
     Metabolik sendromlu hastalarda, kan damarlarındaki sertleşmeler ve tıkanmalar, inme ve kalp krizi riskini yükseltiyor. Maalesef yapılan araştırmalarda, özellikle ülkemizde metabolik sendrom yaşının giderek düştüğü anlaşılıyor. Ülkemizde 60-69 yaş grubundaki insanların % 62’sinde metabolik sendrom görülüyor. Bu hastalar tedavi olmak için birden çok doktora başvurup her gün çok sayıda ilaç almak zorundalar. Oysa bu hastaların esas tedbir alacakları dönem 30’lu yaşlar. Dolayısıyla bu kişilerin orta ve ileri yaş dönemlerindeki yaşam kalitesini 30’lu yaşlarda benimsedikleri yaşam tarzı belirliyor.

(Kardiyoloji Uzmanı Dr. Habib Çil)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz