Farelerle Baykuş

F

Hiç söze başlamayın sakın:
“Dinleyin, bir harika anlatacağım,” diye.
Nereden bilirsiniz dinleyenlerin
Şaşacaklarını sizi şaşırtan şeye?
Ama alın size bir olay ki,
Bu verdiğim öğüdü çürütecek belki.
Bir mucize size anlatacağım şey,
Masal değil, gerçeğin ta kendisi.
Çok yaşlı bir çamı kesmiş devirmişler yere:
Bir baykuşun sarayı varmış meğer içinde.
Atropos’un tercümanı bu asık yüzlü kuş
Çamın zamanla oyulmuş mağaralarında
Bütün bir beylik kurmuş.
Kulları arasında en çok da
Yağ tulumu gibi ayaksız fareler varmış.
Baykuş buğdayla beslediği bu farelerin
Ayaklarını kendi gagasıyla kesmiş.
Baykuşun ince hesaplarına bakın siz:
Hazret bir tarihte sürüyle fare avlamış;
Bakmış kaçıyor sarayına getirdikleri,
Ayaklarını kesmekte bulmuş çareyi.
Ayaksız fareleri yiyormuş birer birer,
Bugün birini, yarın ötekini.
Hepsini birden yemek hem olur iş değil,
Hem de sağlık bakımından netameli.
Bizimki kadar işliyormuş aklı
Yiyecek veriyormuş ölmesinler diye
Yiyecek olduğu farelere.
Gelsin şimdi bir Descartes’çı filozof da
Bu baykuş bir saat, bir makinedir desin bana!
Kapayıp beslediği bir sürü fareyi
Kaçamaz hale getirme fikrini
Hangi zemberek verebilirdi ona?
Bu da akıl yürütme değilse eğer
Ben aklın ne olduğunu bilmiyorum demektir.
Baksanıza neler düşünmüş baykuş:
Fare milleti tutuldu mu kaçabilir,
Onun için tutar tutmaz yiyeceksin;
Ama hepsini birden yiyemezsin;
Kaldı ki yarınlar için de lâzım yiyecek;
Öyleyse artan fareleri beslemek gerek.
Ya kaçarlarsa? Bunu nasıl önlemeli?
Ayaklarını dibinden kesmeli.
Hangi davranışları insanların
Bir amaca daha iyi yönelir, söyleyin.
Aristo ve Aristocuların
Bu değil mi öğrettikleri, sorarım size,
Düşünebilmek için gereğince?
Bu anlattığım bir masal değil:
Ne kadar garip, ne kadar inanılmaz da görünse olmuş bir şey bu.
Baykuşun öngörürlüğünü belki abarttım biraz;
Hayvanların akıl yürütmesinde böylesi bir düzen

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi