Ama Otuz Birinci Gece Gelince

A

     Yeniden söze başlamış:

     Ey bahtıgüzel şahım, işitim ki, berber Çin hükümdarına, kardeşi El-Haddar ile ilgili olarak naklettiğini vurguladığı ve Halife Muntasır Billâh’ın huzurunda ilk kez anlattığı öykünün sonunu şöyle bağlamış:
     “Kardeşim Haddar, önünde dikilmiş zebbiyle, tüy gibi hafif ve gülerek koşan genç kızın peşine düşmüş. Ve üç genç kızla yaşlı kadın, Haddar’ın boyalı, sakalsız, bıyıksız ve kaşları yolunmuş yüzü ve çılgınca dikilmiş zebbiyle oluşturduğu bu görünüşü karşısında, müthiş kahkahalar koparmış ve tepinip el çırpmaya başlamışlar.
     Çıplak genç kıza gelince, salonda iki tur yaptıktan sonra, uzun bir koridora, oradan da birbiri ardından birçok odalara dalmış; ardından da El-Haddar, nefes nefese ve zebbi çılgınca dikilmiş olarak onu izlemiş. Kız da tüm dişlerini gösterip gülerek, kalçaları hareketli koşup durmuş.
     Fakat birdenbire, bir dönüş yaparak genç kız ortadan kaybolmuş ve kardeşim, genç kızın daldığını sandığı bir kapıyı açınca kendini sokakta bulmuş. Burası Bağdat’ta deri işleri yapanların sokağı imiş. Ve tüm dericiler, sakalları kazınmış, bıyık ve kaşları tıraşlı ve yüzü kötü kadınlar gibi boyanmış El-Haddar’ı görmüşler; onu yuhalayıp, üzerine saldırıp ellerine aldıkları kayış ve kolanlarla, büyük haykırışlarla gülüşerek dövmeye başlamışlar ve öylesine dövmüşler ki, sonunda kardeşim bayılmış. Bunu izleyerek onu bir eşeğe tersine bindirmişler ve bütün çarşıları dolaştırmışlar; en sonunda da valinin huzuruna çıkarmışlar.
     Vali onlara, “Kimdir bu?” diye sormuş; “Bu herif sadrazamın evinden ansızın çıkarak çarşıya dalan birisidir. Onu bu durumda bulduk!” diyerek yanıt vermişler. Bunun üzerine vali, kardeşim Haddar’m tabanlarına yüz sopa vurdurmuş ve onu şehirden kovmuş.
     O vakit ben, ey Emir-ül Müminin, onun ardından koştum ve onu bularak gizlice geri getirip sakladım. Sonra da yiyip içmesini üzerime aldım. Artık böylesine bir budalayı desteklemiş olmama bakıp benim, yüreği bütün ve nitelikli biri olup olmadığıma sen kendin karar ver!
     Ama, üçüncü kardeşimi ve başına gelenleri anlatacak olursam, o da bambaşka bir öykü oluşturur…”

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz