Herkül-18 (Herkül’ün Delirmesi)

H

     Kral Creon’un kızı Megara ile evlenen Herkül, birkaç yıl mutluluk içinde yaşadı. Megara’dan üç tane oğlu olmuştu. Ancak Thebes’deki bu mutlu yaşantısı, oraya Tanrıça Hera’nın girmesi ile birden bozuldu. Tanrıça dinmek bilmeyen öfkesini yatıştırmak için, bu defa da Herkül’e deliliği (28) gönderdi. Onun yaptıklarından habersiz, zavallı Herkül bir cinnet anında karısını ve üç oğlunu öldürdü. Kendine geldiğinde kanlı bir odadaydı; yerde karısı ve çocukları yatıyorlardı. Odada çetin bir boğuşmanın olduğu, etrafa saçılmış eşyalardan kolayca anlaşılıyordu.
     Herkül, kanlı ellerine hayretle bakarak, kendi kendine söylendi:
     “Ne oldu bana?”
     Tanıdık bir ses cevap verdi:
     “Korkma artık, iyileştin!” Bu Theseus’tu; Atinalı Theseus.
     Herkül hayretle etrafına bakınarak;
     “Karım, çocuklarım? Ne oldu onlara böyle?”
     Theseus hakikati arkadaşı Herkül’den saklamaya gerek görmedi. Ne de olsa er geç olanları anlatmak zorunda kalacaktı. Yavaş ve sakin bir sesle, nasıl cinnet geçirdiğini, çocuklarını öldürdüğünü aktardı. Zavallı Megara da, çocuklarını kurtarmak isterken hayatını kaybetmişti. Herkül derin bir acı içinde;
     “Demek ben bu dünyada en çok sevdiğim insanları öldürdüm? Bütün bunları ben mi yaptım?” diye mırıldandı. Başını öne eğdi ve tiksinerek kendi ellerine baktı. “Onları bu eller öldürdü. Madem öyle, aynı eller katili de cezalandırmalı,” Sözünü bitirir bitirmez de kendini öldürmek için harekete geçti.
     İki kuvvetli el bileklerine yapışıp onu engellemeseydi, isteğine ulaşacaktı.
     Theseus’un sesi tekrar işitildi:
     “Sevgili arkadaşım, böyle hareket etme. İnsanlar, akılları başlarında iken, bilerek işledikleri suçlar için ceza görürler. Sen cinnet getirmiştin, delirmiştin. Kederini anlıyor ve acına katılıyorum. Ancak hiçbir kahraman senin gibi hareket etmez.”
     “Peki Theseus. Söyle bana, nasıl hareket edeyim? Ölmeliyim ben, bunu hak ettim. Artık niçin yaşayayım bu dünyada?”
     Biraz durakladıktan sonra, “Arkamdan herkesin, ‘İşte çocuklarını ve karısını öldüren adam budur!’ demeleri için mi yaşamamı öğütlüyorsun?”
     “Senin için böyle konuşanların olmayacağına inanıyorum. Herkes, senin delirdiğini biliyor. Bence sen ölümü hak etmedin. Atina’daki kanunlarımız deliliği, özür olarak kabul eder. Haydi gel, birlikte Atina’ya gidelim. Orada bir arada oluruz. Seni suçlarından arındıracak bir kral da bulabiliriz.”
     Theseus’un etkileyici konuşması, Herkül’ü fikrinden caydırmıştı. Uzun bir sessizlikten sonra, ağır ağır cevap verdi:
     “Peki öyle olsun! Her şeye karşı dayanıklı olacak ve ölümümü bekleyeceğim.”
     Theseus, hiç vakit kaybetmeden, yanında arkadaşı Herkül ile beraber Atina’ya döndü. Ancak işlediği suçun ağırlığı, Herkül’ü devamlı şekilde tedirgin ediyordu. Her ne kadar Theseus onu bu cinayetten dolayı ceza görmemesi gerektiğine inandırmış olsa da, Herkül vicdanen rahat değildi. Atina’dan ayrılıp, Kral Thespius’un yanına sığındı ve ondan, kendini suçlarından arındırmasını istedi. Thespius, bütün hikâyeyi dinledikten sonra, deliliği özür olarak kabul ederek, Herkül’ün isteğini yerine getirdi.

Açıklamalar:
(28) Delilik: Yunan mitolojisinde Gece’den üremiş bir tanrıça.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz