İki Papağan, Kral ve Oğlu

İ

Biri baba, biri oğlu iki papağan
Kral sofrasından geçiniyorlarmış.
İki yarı tanrı, onlar da baba oğul
Bu papağanlarsız edemiyorlarmış.
Dördü de yaşlarına başlarına göre
Candan bağlıymışlar birbirine
İki baba canciğermiş;
Uçarı yürekli iki oğul da
Bağdaşıyorlarmış nasılsa.
Sofrada, okulda bir prensle olmak
Ne şeref bir genç papağan için.
Prens, zalim bir cilvesiyle kaderin,
Başka kuşları da seviyormuş:
Bir serçe, çapkın mı çapkın,
Çevrenin en sevdalısı,
Bağlamış kendine genç prensi.
İki rakip kuş oynaşırken bir gün
Bütün delikanlılar gibi
Kavgaya çevirmişler oyunu.
Serçe, boyuna bakmadan,
Öyle gagalar yemiş papağandan,
Sürtmüş kanadı yere can çekişir gibi,
Kurtulmaz sanmışlar aldığı yaradan.
Prens kızıp öldürmüş papağanı.
Haberi yetiştirmişler babasına;
Zavallı ihtiyar ciyak ciyak bağırmış;
Ama ne kadar yolunsa, yırtınsa boşuna:
Konuşkan yavrusu gitmiş öbür dünyaya,
Konuşmaz olmuş daha doğrusu;
Öyle olunca da bir kızmış ki babası
Saldırmış kralın oğluna,
Oymuş iki gözünü birden
Ve kaçmış bir çamın tepesine saklanmış.
Orada, tanrıların kucağında,
Tadını çıkarıyormuş aldığı öcün,
Güvenlik içinde, kimseden korkmaksızın.
Kralın kendisi gitmiş çağırmış onu:
— Gel dostum, demiş ağlamak neye yarar?
Kin, öç, yas, bitsin artık bunlar.
Duyduğun acı ne kadar büyük de olsa
Haksızlığın bizden yana olduğunu
Söylemek zorundayım sana.
Oğlum sebep oldu bütün bunlara.
Oğlum mu dedim? Hayır, kaderin işi bu:
Çoktan yazmış ki alınlarımıza,
Ölecek birimizden birinin çocuğu,
Bu yüzden de öteki kör olacak.
Ne olur gelsen de kafesine,
İki baba birbirimizi avutsak?
Papağan demiş ki efendisine:
—- Sayın kralım, nasıl güvenebilirim sana,
Bu benim yaptığımı yaptıktan sonra?
Kaderden söz ediyorsun;
Beni kandıracağını mı sanıyorsun
Senin inançlarına sığmaz uydurmalarla?
Ama ister Tanrı yürütsün ister kader
Bu dünyanın işlerini,
Benim ainıma yazılmış olan da şu ki,
Bu çamın tepesinde
Ya da karanlık bir ormanın köşesinde
Bitireceğim son günlerimi,
Gözleri görmez olmuş oğlundan uzaklarda.
Onu gördükçe kızacaksın elbet bana.
Bilmez miyim, kral lokmasıdır öç almak,
Tanrılar öç alır da krallar almaz mı?
İnanmıyor değilim şu anda,
Sana ettiğim kötülüğü
Ama çok daha güvenli geliyor bana
Senin elinden, gözünden uzak olmak.
Canım kralım, git, uğraşma boşuna;
Bana haram artık seninle yaşamak.
Hem ayrılık azaltır öfkeyi, kini
Sevdanın da merhemi olduğu gibi.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi