Kurtla Çobanlar

K

İyi yürekli bir kurt
-Öyle kurt da olmaz ya, neyse-
Bir gün köşesinde oturup
Başlamış derin derin düşünmeye,
Kurt neden kurttur diye.
Keyfinden mi sanki, değil; ama neden?
— Herkes bana düşman, demiş;
Dünya nefret ediyor benden,
Köpeği, avcısı, köylüsü
Canıma susamış hepsi.
İşleri güçleri kurda beddua:
Tanrı usanmış olmalı yukarıda.
İngiltere’de kurt kalmamış bu yüzden:
Kellemize para koymuşlar;
Vurun kurtları diye
Duvarlara fermanlar asmışlar.
Çocuğun biri ağzını açsa
Annesi korkutur hemen,
Kurt geliyor diyerekten.
Neden bütün bunlar? Ne yapmışız?
Bir uyuz eşek, bir mendebur koyun,
Ya da cırlak bir köpek yemişiz.
Yemesek de olur pisleri.
Haydi yemeyelim, onların olsun!
Tek canlı varlık girmesin kursağımıza.
Ot mu yok? Otlayalım kuzu kuzu.
Açlıktan ölsek de ne olur sanki?
Dünyanın baş belası olmak daha mı iyi?
Kurt böylece kuzu olmuş gezerken,
Çobanları görmüş bir çayırda,
Kuzuyu kesmiş biçmişler,
Şişte kızartıp geçmişler başına.
— Oh, babam, oh! demiş kurt;
Onlar keyfine bakarken sen tut,
Kuzu yemeğe tövbe de.
Kendi bekçileri yiyor be!
Yoo! Öyle yağma yok!
Vallahi enayi derler adama.
Gelsin bakalım kuzu çelebi,
Şiş miş de istemez benimki.
Arkasından anası da, babası da,
Buyursunlar mideme!
Gel de kurda hak verme.
Biz sofraları kurup keyfedelim,
Hayvanları boğazlayıp yiyelim;
Ya onlar? Onlar ne yapsın?
Melek olsun, cennet yemekleri yesinler;
Pençeleri, keskin dişleri olmasın;
Tencereye girmek için sıra beklesinler.
Kurda perhiz, çobana turşu.
Yoo, yoo, çoban kardeş; biraz da insaf!
Kurdun haksız oluşu,
Senin daha güçlü olmandan.
Evliya mı olacaktı hayvan?

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi