Cıttaslow (Yavaş Şehir)
Cıttaslow (Yavaş Şehir)

Cıttaslow (Yavaş Şehir)

     1999 yılında, İtalya’nın Metropolitan şehrinde bir kasabanın eski belediye başkanı Paolo Saturni’nin düşüncesi sayesinde ortaya çıkan “Cittaslow” fikri, bugün neredeyse tüm dünyaya yayılmış durumda. Küreselleşmenin getirdiği standartlaşmaya karşı Avrupa’da temelleri atılan bu hareket, hızlı çalışılan, hızlı yaşanan ve üretmekten çok tüketen, kendi kendine yetemeyen yaşam alanlarını değiştirebilmek için başlatıldı.
     Günümüzde 30 ülkede 262 yerleşim yeri “Cittaslow” yani “Yavaş Şehir” unvanını almaya hak kazandı. Dünyanın gözü üzerinde olan bu yerleşimlerin 17’si Türkiye’de yer alıyor. Bunlar:
     Aydın/Yenipazar, Isparta/Yalvaç, Kırklareli/Vize, Erzurum/Uzundere, Sakarya/Taraklı, İzmir/Seferihisar, Artvin/Şavşat, Ordu/Perşembe, Bolu/Mudurnu, Şanlıurfa/Halfeti, Bolu/Göynük, Sinop/Gerze, Çanakkale/Gökçeada, Isparta/Eğirdir, Muğla/Akyaka, Muğla/Köyceğiz ve Bitlis/Ahlat ilçeleri olup üyelik sertifikaları verildi ve böylelikle bu ilçeler Cittaslow oldu.
     Genel olarak Cittaslow, karşılıklı iletişim kurabilen, sosyalliği artıran, kendi üretimini kendi yapabilen, doğasını koruyabilen, gelenek ve göreneklerine sahip çıkabilen, el sanatlarını sürdürebilen, yenilenebilir enerji kaynakları kullanabilen bir yaşam merkezi olabilmek hedefiyle yola çıkıyor. Bir merkezin Cittaslow ismiyle anılabilmesi için, birçok kriteri sağlamış olması gerekiyor. Bunlar, aşağıda verdiğimiz gibi altyapı, şehir yaşamı, çevre düzeni, turizm politikaları gibi onlarca alandan oluşuyor.
     Bir bölge “Yavaş Şehir” unvanını almak için başvurduğunda; kriterlere uygun olup olmadığı yetkililer tarafından araştırılıyor, ziyaret ediliyor ve rapor hazırlanıyor. Bunun sonucunda da sertifika almaya hak kazanıp kazanmadığı bildiriliyor. Bu merkezlerin sağladığı kriterlerin de sürdürülebilir olması ve sakinliğini koruması şartı koşuluyor.
     Büyük şehirlerde; tempolu yaşam içinde kaybolan, sağlıksız beslenme düzeni olup spora yeterli vakit ayıramayan, kirli hava soluyan, kalabalık içinde yalnızlık çeken, yeterli komşuluk ilişkisi olmayan ve alışveriş tutkunu gibi birçok insan modeli var. Bu tür faktörler, depresyon, kalp rahatsızlıkları ve kanser gibi hastalıklara sebep oluyor. Özellikle uzmanlar bu rahatsızlıkların son zamanlarda sıklaşmasının sebebini düzensiz ve sağlıksız şehir hayatına bağlıyor. Cittaslow da bu yaşam tarzının tam aksini yaşatmaya çalışıyor ve gerçekçi bir alternatif olacağı hedefiyle ilerlemeye devam ediyor.
     Cittaslow Üyelik Kriterleri:
* Hava ve su temizliğinin belirtilen parametrelerde olması,
* Kentsel, endüstriyel ve evsel atıkların ayrıştırılarak toplanması,
* Binalarda ve kamu kullanım alanlarında enerji tasarrufu yapılması,
* Kamunun yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretimi yapması,
* Görsel kirliliğin ve trafik gürültüsünün azaltılması,
* Kamusal ışık kirliliğinin azaltılması,
* Hane başına düşen elektrik enerjisi tüketimi sınırlaması,
* Biyoçeşitliliğin korunması,
* Verimli bisiklet yolları ve bisiklet park yerleri oluşturulması,
* Engellilere yönelik mimari engellerin kaldırılması,
* Aile hayatı ve hamile kadınlar için girişimler olması,
* Sağlık hizmetlerinin ulaşılabilir olması,
* Şehir dışında çalışan şehir sakinlerinin oranının sınırlandırılması,
* Havayı kirleten araçlar yerine elektrikli veya motorsuz taşıtlar kullanılması,
* Verimli bitkiler ve meyve ağaçları kullanılarak sosyal yeşil alanların iyileştirilmesi,
* Doğal/yerel alışveriş merkezlerinin oluşturulması,
* Geleneksel kasap, fırın, bakkal vb. dükkânların desteklenmesi,
* El yapımı ve etiketli veya markalı esnaf/sanatkâr ürünlerinin korunması,
* Kamuya ait restoranlarda ve okullarda yerel, organik ürünlerin kullanılması,
* Tarımda GDO kullanımının yasaklanması,
* Misafirperverlik,
* Farklı etnik kökene sahip insanların aynı mahallede yaşaması…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir