Bir Kedi, İki Serçe

B

Bir kediyle bir serçe
Bir arada büyümüşler kardeşçe.
Sepet, kafes bir arada,
İçtikleri su ayrı gitmezmiş.
Gerçi kedi ara sıra,
Serçeye sinirlenirmiş,
Suratında gagasıyla süngü talimi yapıyor diye,
Ama o da zaman zaman
Bir pençecik atarmış serçeye,
Fazla canını yakmadan,
Tırnaklarını tutarak
Yumuşak yumuşak.
Serçe ise boyuna bakmaz
Gagalarmış kediyi düpedüz.
Kedi ne de olsa daha akıllı,
Hoş görürmüş bu oyunları.
— Böyle şeyler olur, dermiş,
Dostlar arasında;
Dostun dosta kızması saçma.
Uzatmayalım, kediyle serçe
Şakayı kaka etmiyorlarmış,
Barış içinde yaşayıp gidiyorlarmış.
Derken bir başka serçe
Görmeye gelmiş bizimkileri.
Bakmış filozof bir kedi,
Cıvıl cıvıl da bir serçe.
Dost oluvermiş ikisiyle.
Ama bir gün barış bozulmuş,
İki kuş arasında kavga çıkmış.
Kedi ne yapsın bu durumda?
Taraf tutmak zorunda kalmış:
— Bu serseri kim oluyor da, demiş:
Kafa tutuyor benim dostuma?
Dağdan gelip bağdakini kovacak ha?
— Yok, demiş kedi, öyle yağma yok.
Kedilik adına çıkıp ortaya,
Girmiş iki kuş arasındaki kavgaya.
Bir pençede yakalayıp yemiş
Yabancı serçeyi.
Bir de ne baksın kedi,
Serçe eti tatlı mı tatlı,
— Dayanamam doğrusu, demiş;
Ötekini de yemiş.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi