Tarihin Bilinmeyenleri (Ölü Bir Adam Tarafından Kandırıldılar)

T

     Müttefiklerin Sicilya’yı ele geçirmesinde kritik bir rol oynayan bir İngiliz askerinin bundan haberi yoktu; çünkü öleli günler olmuştu.
     Sırada Neresi Var?
     Müttefiklerin İkinci Dünya Savaşı sırasındaki başarılı Kuzey Afrika seferlerinden sonra, İngiliz istihbaratı bir sonraki hedefleri konusunda Almanları şaşırtmak için karmaşık bir aldatmaca planladılar ve bunu uyguladılar. Winston Churchill daha sonra sözünü sakınmadan şöyle demişti: “Düpedüz aptal olmayan herkes bunun Sicilya olduğunu anlardı.”
     Ada, İtalya’nın işgali için mükemmel bir üstü ama zorlu arazisi adayı savunanların işini kolaylaştırıyordu. Müttefikler, Hitler’i Sicilya savunmasını güçlendirmekten alıkoyacak bir plan yapmalıydı.
     Ewen ve Archibald’ın Düzmece Maceraları
     Almanlar, Müttefiklerin başka bir yeri işgal edeceğine inanmalıydı. Önce Balkanlarda bir saldırı ve Sardinya’nın işgaliyle ilgili sahte bir plan hazırlandı. Bu planın Alman İstihbaratı tarafından öğrenilmesi gerekiyordu. Bu işi iki genç asker hallettiler; Ewen Montagu ve Sör Archibald Cholmondley. Her ikisi de İngiliz İstihbaratının karşı casusluk birimi XX (Double Cross- Çift Haç) üyesiydi.
     Ona Boşuna İstihbarat Dememişler
     Fikir, bir ölüyü kurmay subay kılığına sokup, üzerine sahte işgal planlarını yerleştirmek ve cesedin Almanların eline geçmesini sağlamaktı. Cesedi bir uçaktan yarı açılmış bir paraşütle Almanların işgal ettikleri topraklara atmayı düşündüler ama otopsi yapıldığı takdirde cesedin çok daha önce öldüğü anlaşılacağından bu fikirden vazgeçtiler. Çift Haç ekibi, cesedin denize düşen bir uçakta boğulmasına karar verdiler; bu şekilde denizde uzun zaman kaldığı düşünülecekti. Montagu ve Chaolmondley zatürreden ölen bir adam seçtiler. Çünkü adamın ciğerlerinde sıvı olacaktı ve otopsi yapılırsa adamın boğularak öldüğü sanılacaktı. Sonunda otuzlu yaşların başında, ölmeden önce vücudu formda olan bir ceset buldular ve kimliğinin hiçbir zaman açıklanmayacağını garanti ederek ailesinden izin aldılar.
     Karşınızda Binbaşı Martin
     Adam için bir kimlik uydurdular: 1907’de Galler’de, Cardiff’de doğan William Martin, Kraliyet Deniz Kuvvetlerinde binbaşıydı ve Birleşik Operasyon Karargâhına tayin olmuştu. Cesede askeri kimliğine uygun hizmet şeritleri olan bir üniforma giydirildi. Kimliğini daha inanılır kılmak için, Binbaşı Martin’e birkaç aşk mektubunun yanı sıra nişanlısının resmi ve hatta nişan yüzüğünün faturası bile verildi. Ayrıca yanında eski tiyatro biletleri, kira ödemesinin banka dekontu, bazı faturalar, kâğıt ve madeni paralar ve babasından gelen mektuplar da vardı. İçinde sahte işgalin planlarını incelikle açığa vuran ve Binbaşı Martin’in İngiltere’den Kuzey Afrika’daki Karargâha uçtuğunu gösteren resmi belgeler bulunan kilitli bir çantayı bileğine kelepçelediler.
     Denize Gömülüyor
     30 Nisan 1943’de HMS Seraph denizaltısı İspanya kıyılarından bir mil kadar açıkta yüzeye çıktı. Düşüş için İspanya seçilmişti, çünkü orada Alman askeri istihbarat ağı mevcuttu ve Müttefik istihbaratı, İspanya hükümetinin Almanlarla işbirliği içinde olduğuna güveniyordu. Buz dolu bir sandığa yerleştirilmiş olan Binbaşı Martin güverteye çıkarıldı. Kaptan, subayları hariç herkesin denizaltının içinde kalmasını emretti. Binbaşıya kendisine uygun bir can yeleği giydirdiler ve bir dua okuyup cesedini denize attılar. Ceset birkaç saat sonra bir İspanyol balıkçı tarafından bulundu.
     Toprağa Gömülüyor
     Diplomatik nedenlerden kaynaklanan bir gecikmeden sonra İspanyol hükümeti sonunda Martin’in çantasını görünüşte açılmamış olarak iade etti. Belgeler Londra’ya döndüğünde mikroskop altında yapılan incelemeler, çantanın aslında açıldığı ve kâğıtların fotokopi edildiği anlaşıldı. Binbaşı Martin birkaç gün sonra İspanya, Huelva’da tam bir askeri törenle, kalbi kırık nişanlı ve aileden gelen çelenklerle gömüldü. Londra’da ise The Times gazetesinin 4 Temmuz tarihli nüshasında ölümü ilan edildi.
     İsimsiz Kahraman Hazırlanıyor
     Alman istihbaratı zokayı tamamen yutmuştu. “Ele geçirilen belgelerin gerçekliği şüphe götürmez,” diye rapor vermişlerdi. Müttefiklerin Sicilya işgali 9 Temmuz 1943’de başladı. Montgomery’nin İngiliz 8. Ordusu ve Patton’un Amerikan 7. Ordusu Sicilya’nın güney ucundan saldırdılar ve sınırlı direnişle karşılaştılar. Alman savunması kuzey kıyılarına odaklanmıştı. Alman Yüksek Kumandanlığı kandırıldıklarını anladığında Sicilya’nın işgali neredeyse sona ermişti.
     Savaştan sonra aldatmaca açığa vuruldu ve Binbaşı Martin’in kimliği konusunda epey bir spekülasyon yapıldı. Ölünün kimliği hiçbir zaman açıklanmadı ama Montagu’ya göre, “Biraz tembel biriydi ve yaptığı tek dişe dokunur işi de, öldükten sonra yapmıştı.”

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz