Hazineye İki İnsan

H

Adamın biri umudu kesmiş dünyadan
Bıkmış kesesinde seyretmekten
Cinlerin cirit oynamasını.
İyisi mi, demiş asayım kendimi de
Öcümü alayım bu züğürtlükten
Nasıl olsa açlıktan ölecek zaten.
Kimi insan sevmez ölümün adım adım
Üstüne geldiğini görmeyi.
Kesin kararını vermiş adam,
Yıkık dökük bir kulübeymiş seçtiği yer
Bu dramı koymak için sahneye.
Bir iple bir çivi götürmüş kulübeye
İlmiği hazırlamak için bir duvarda.
Öyle çürükmüş ki bu duvar
Yarısı yıkılmış yere bir vuruşta
İçindeki hazineyle beraber.
Bizim ölüm yolcusu bırakıp ilmiği
Altınları doldurmuş cebine saymadan
Bundan çoğunu dileyemezmiş Tanrı’dan.
Bizimki hoplaya zıplaya gidedursun,
Hazinenin sahibi gelmiş, ne görsün:
Yeller esiyor yerinde!
Yo, demiş, bunca altınım gider de
Ben nasıl kalırım artık bu dünyada!
Asmıyorsam kendimi hemen
Buralarda bir ip yok da ondan.
Bakmış ki ip hazır, ilmiğiyle hem de,
Bir insan eksik yalnız içinde.
Takıverip boynuna asmış kendini;
Ölürken de tek avuntusu cimrinin
İp parası vermemek olmuş.
Böylece ilmik de, hazine de
Kendilerine yaraşır adamı bulmuş.
Dertli ölmeyen cimri yok gibidir;
Parasından en az yararlanan kendisidir:
Cimri toplar toplar,
Ya hırsız, ya akraba yer,
Ya da toprakta kalır.
Bu masaldaysa yaman bir değiş tokuş
Kader Tanrıçası’nın oynadığı oyun.
Cilveleridir bunlar onun; eğlenmeyi sever:
En beklenmedik şeyler en çok hoşuna gider.
Bu ele avuca sığmaz Tanrıça’nın
Şu yaptığı işe bakın:
Kendini asan bir insan
Görmek istemiş canı, keyif bu ya.
Ama kim asmış kendini sonunda
İlmiği kendine hazırlamayan.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi