Herkül-26 (Arcadıa’nın Yaban Domuzu)

H

     Şimdi biraz da, yabani domuzun peşine düşmüş olan Herkül’ün yanına dönelim.
     Kış bastırmış, ortalığı kar kaplamıştı. Herkül, bıkıp usanmadan vahşi hayvanı arıyor, her şüphelendiği izi kovalıyordu. Etrafın karla kaplı, yerlerin buz tutmuş olduğu günlerden biriydi ki, Herkül domuzun gizlendiği mağarayı keşfetti. Hayvanı ininde canlı olarak yakalayabilmesi olanaksızdı. Bu nedenle domuzu önce yuvasından kaçırması gerekti. Hemen, mağaranın kapısı önünde yüksek sesle bağırmaya, patırtı etmeye başladı. Az sonra, Herkül’ün isteği olmuş, seslerden ürken hayvan ininden dışarı fırlayarak Erymanthus dağının dik yamaçlarında alabildiğine koşmaya başlamıştı.
     Yerdeki kalın kar tabakası hayvanın hızını kesiyor, peşindeki Herkül’ün onu takip etmesini kolaylaştırıyordu. Kovalamaca uzadıkça, domuz yorulmaya başlamıştı. Nihayet Herkül, bitkin vaziyetteki domuzu, dağdaki dar geçitlerden birinde sıkıştırdı. Hemen üstüne atlayıp, elindeki iple ayaklarını birbirine bağladı. En sonunda, aylardır peşinde koştuğu canavarı yakalamıştı.
     Biraz dinlendikten sonra, kıymetli yükünü omuzuna vurup, Mycenae’ye doğru yola çıktı. Kral Eurystheus’un bu görevini de başarmıştı.
     Herkül, sırtında yabani domuz ile Mycenae’ye girdiğinde, Colchis’deki altın postu geri getirmek için gönüllüler arandığını işitti. Jason, son derece güç ve nasıl sonuçlanacağı bilinmeyen bu yolculuk için gerekli yardımcıları, ülkedeki kahramanlar arasından seçmeyi kararlaştırmıştı. Pek çok kentte olduğu gibi Mycenae’de de tellallar, kahramanları bu tehlikeli yolculuğa katılmaya çağırıyorlardı. Herkül bu daveti işitir işitmez, sırtındaki domuzu çarşının ortasına attığı gibi, Jason’la buluşmak üzere hemen yola çıktı.
     Jason’un çağrısına ilk cevap veren; babasının ölümünden sonra Colchis’den ayrılıp Yunanistan’a gelen, Phrixus’un oğlu Argus oldu. Argus, Colchis’e gidilecek yolu bildiği kadar, usta bir marangozdu da. Yola çıkacakları gemiyi, Teselya’da Pagasae limanında o yaptı. Teknede, Tanrıça Athena’nın Zeus’un Dodona ormanından kesip getirdiği sihirli meşe ağaçları kullanıldı. Kısa zamanda hazır olup, denize indirilen gemiye Argos adı verildi.
     Bu arada, davet edilen gönüllüler de teker teker Pagasae’ye geliyorlardı. Bunların arasında Herkül’den başka, kırk kadar ünlü kahraman vardı:
     Pherae prensi Adematus (47), Ares’in oğlu Orchomena’lı Ascalaphus, Sparta’lı Castor (48), Aleus’un oğlu Cepheus (49), Hermes’in oğlu Echion, Herkül’ün yardımcısı güzel Hylas, Apollo’nun oğlu kâhin İdmon, Acrisius’un oğlu Laertes (50), Trakya’lı ozan Orpheus, Arcadia’lı Polyhemus…
     Geminin kaptanlığını Jason yapacaktı. Yola çıkmadan önce tanrılara kurbanlar kesildi. Kâhin İdmon da bu zor yolculuktan, kendinden başka bütün yolcuların sağ olarak geri döneceğini bildirdi.

Açıklamalar:
(47) Adematus: Argos gemisi ile yolan çıkan bu kahraman, dönüşünde Kral Pelias’ın kızı ile evlenir.
(48) Castor: Truva savaşlarına da katılan bu kahramanın öyküleri, Truva öykülerinde sıkça geçer.
(49) Cepheus: Arcadia kralı. Daha sonra Herkül’le birlikte bazı savaşlara katılır.
(50) Laertes: Odysseus’un babası.

 

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz