Tarihin Bilinmeyenleri (Küçük Sezar; Calıgula)

T

Küçük Sezar
     Caligula MS 37-41 arasında Roma İmparatoruydu. Tehlikeli ve acımasız bir despot, bir sadist ve bir megalomanyak olarak bilinir.
     Gaius Caesar, askeri bir kampta büyüdü. Babasının askerleri, küçük askeri çizmelerinden dolayı ona ‘Caligula’ (Küçük Çizmeler) lakabını taktılar. Babası Germanicus, büyük bir Roma generali ve İmparator Tiberius’un evlatlığıydı.
Küçük Yetim Caligula
     Öylesine Roma tarzı bir senaryo ki, neredeyse Hristiyanları hapur hupur yiyen aslanların kükremelerini duyabilirsiniz: Germanicus’un askeri başarıları, onu Roma halkı tarafından o kadar sevilen biri yaptı ki, Tiberius kıskandı ve onu öldürttü. Daha sonra Tiberius, Caligula’nın annesi Agrippina ve Caligula’nın diğer erkek kardeşlerini de öldürttü.
Bir Generalin Sinsi Küçük Oğlu
     Tarihçiler tarafından bilinmeyen nedenlerle Caligula bağışlandı ve Capri adasına Tiberius’un yanma gönderildi. Caligula sonunda Tiberius’un güvenini kazandı, böylece imparator öldüğünde Caligula ve torunu Gemellus’u tahtın ortak varisleri yaptı. Caligula’nın gücü paylaşmak gibi bir niyeti yoktu, bu yüzden Roma Senatosu’nu Tiberius’un vasiyetini geçersiz sayıp kendisini imparator seçmeye ikna etti.
Selam, Caligula!
     İlk altı ay boyunca iyi bir hükümdar oldu, ama ‘beyin humması’ denilen hastalığa yakalanınca her şey değişti. Hastalığı, karakter değişimine neden olarak şizofrenik davranışlara yol açan bir ensefalitis (beyin iltihabı) atağı olabilir. Neyse, hastalıktan sonra Caligula’nın karakteri değişti: Caligula tehlikeli bir tirana dönüştü. Tarihçiler onun büyük olasılıkla delirdiğine inanıyorlar. Kendiniz karar verin.
Beyin Humması İçin Mükemmel Bir Örnek
     O zamandan sonra, ancak tam bir kaçığın düşünebileceği şeyler yaptı:
* Akrabalarının çoğunu ya sürgüne gönderdi ya da öldürttü, insanları gözünün önünde işkence ettirip öldürttü. Bazen bu sırada akşam yemeğini yerdi.
* Kendini tanrı ilan etti ve tapınaklar diktirip kendine kurbanlar kestirdi.
* Atı Incitatus’u senatör yaptı.
* Roma Senatosu ondan nefret ederdi; çünkü ihanet ettiler diye birçok senatörü suçlu ya da suçsuz ölüme mahkûm etti. Şanssız bir memur, Caligula seyrederken günlerce zincirlerle kırbaçlandı ve bu işkenceden ancak kangren olan yaralarının kokusu Caligula’yı rahatsız ettiği için kurtulabildi.
* Debdebeli yaşantısını sürdürebilmek, projeler yapmak ve düzenlediği yarışmalarla Roma hazinesini kısa sürede boşalttı. Tekrar doldurmak için yeni vergiler çıkardı. Bazı zengin Roma vatandaşlarını miraslarını kendisine bırakan vasiyetler yazmaya zorladıktan sonra öldürttü.
* Dört kez evlendi ve tüm karılarını, gözlerinin önünde, hem kadınlarla hem de erkeklerle aldattı. Üç kızıyla ensest ilişkiye bile girdi. Caligula ne zaman bir karısının veya metresinin boynunu öpse “Bu güzel boyun ben istediğim an kesilecek!” derdi.
* Napoli Koyu’na yüz geminin tepesinde 4.5 kilometre uzunluğunda bir köprü inşa ettirerek denizlerin hâkimi olduğunu ilan etti. Sonra da bir at arabasıyla denizi geçip tanrı Neptün gibi suların üstünde gittiğini iddia etti.
* İngiltere’yi işgale karar verdi ve birliklerini Gaul’ün kuzey kıyılarına yürüttü. Ama karşı kıyıya geçmek yerine, adamlarına denizin ganimetleri olarak adlandırdığı deniz kabuklarını toplamalarını emretti. Sonra da muzaffer bir edayla, kahraman olarak karşılanacağını düşündüğü Roma’ya döndü.
Elveda, Caligula!
     Roma halkının sonunda canına tak etti ve Küçük Çizmeler’e tekmeyi basma vakti geldi. Caligula ve dördüncü karısı, kendi muhafız subayları tarafından öldürüldüler, acımasızlığın sadece antik Roma imparatorlarının tekelinde olmadığını ispatlamak istercesine, küçük kızını başını duvara çarparak öldürdüler. Yerine daha merhametli ve yumuşak huylu bir imparator olan amcası Claudius geçti. Ama Caligula’yla karşılaştırılırsa kim daha merhametli olmaz ki?

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz