Aşk ve Çılgınlık

A

Aşkın esrarlı olmayan nesi var?
Nedir o yaylar, oklar?
O meşale, o kanatlı bebek?
Öyle bir günde kavranılabilecek
Bilimlerden değil bu bilim.
Ben de her şeyi açıklayacak değilim.
Bu masalımda sadece,
Aşk Tanrısı’nın nasıl kör olduğunu
Anlatmak istiyorum kendimce.
Aşk kör olmuş da kötü mü olmuş?
Belki de mutluluğu bundan bulmuş,
Orasını ben bilemem doğrusu,
Âşıklara sormalı bunu.
Aşk ile Çılgınlık bir gün
Oynuyorlarmış birlikte
Aşk gözlerini yitirmeden önce.
Birden kavgaya tutuşurlar, bilmem niçin?
Aşk der ki gidelim tanrılar kuruluna
Kim haklı kim haksız onlar söylesin.
Çılgınlık’ta o sabır ne gezer:
Öyle bir yumruk atar ki Aşk’ın yüzüne
Güzel gözlerinden ışık gitti gider.
Afrodit öcünü almadan durur mu?
Hem bir kadın hem ana olarak
Düşünün göklerde kopardığı yaygarayı.
Tanrılarda ne kafa kalmış, ne kulak.
Zeus, Nemesis, cehennem yargıçları
Hepsi yemiş paparayı.
Bundan büyük suç olmaz diyormuş
Oğlu değneksiz adım atamıyormuş.
Az gelirmiş hangi cezayı verseler
Aşk’ın gözleri de açılmalıymış hemen.
Tanrılar uzun uzun düşünmüşler
Yurt ve kamu yararını gözeterekten,
Sonunda Yüce Divan vermiş kararı:
Çılgınlık mahkûm edilmiş oy birliğiyle
Aşk’a kılavuzluk etmeye bundan böyle.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi