Tilki, Sinekler ve Kirpi

T

Ormanların eski serserisi,
Açıkgöz, hinoğluhin tilki,
Yaralanmış bir avcı kurşunuyla,
Bir bataklığa dar atıp kendini,
Yatmış zavallı, çamura;
Kan revan içinde kurtarmış postu.
Kan kokusu alır da durur mu
Sinekler, o kanatlı sömürgenler:
Hemen aç kurt gibi üşüşmüşler,
Yaralı tilkinin üstüne.
— Bak şu tanrıların işine,
Demiş tilki;
— Olacak şey mi bu?
Bunlara mı yem olacak pisipisine,
Ormanların en kurnaz oğlu?
Tilki eti yemek ne haddine
Bu zıpçıktı mendeburların?
Kuyruğum, ne güne duruyorsun?
Kovsana şu pisleri;
Gitsin öküz eti yesinler bari.
O çevrenin bir kirpisi,
Ve benim masalların yeni bir kişisi,
Tilkiyi kurtarmak istemiş
Bu açgözlü milletin şerrinden.
— Komşu, demiş; merak etme;
Ben kurtarırım seni bu aç sürüden.
Bırak, şişe geçireyim hepsini.
— Aman bırak; eksik olma, demiş tilki;
Bırak yesinler doyasıya,
Yiyemez olacaklar neredeyse.
Bunlar gitti mi daha açları gelir,
Onlar da sömürdü mü yandığım gündür.
Dünyada sömürgen mi ararsın, dolu!
Kimi saray, kimi kanun adamı.
Bu sinekli masalı Aristo insanlara uygulamış
Her memleket böyle olagelmiş,
Hele bizimkinde çok denenmiş:
Milleti en az kimdir ısıran
Karnı en çok doymuş olan.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi