Herkül-31 (Dıomedes’in Azgın Atları)

H

     Herkül yanına birkaç arkadaşını da alarak Trakya’ya doğru yola çıktı. İlk uğrağı arkadaşı Kral Admetus’un ülkesi oldu. Kralın başı, Tanrıça Artemis’e kurban kasmayı unuttuğu için dertte idi. Artemis, düğün günü Admetus’un yatağını yılanlarla doldurmuş, onu ancak Tanrı Apollo kurtarabilmişti. Ama Admetus’un kaderinde öleceği yazılmıştı bir kere. Apollo tekrar araya girerek, eğer kendi yerine ölecek birini bulabilirse, Admetus’un hayatta kalmasını sağlamıştı. Bu nedenle kral, Herkül’ü üzgün ve asık bir suratla karşıladı.
     “Demek, komşum Kral Diomedes’in ülkesine, Tirida’ya gidiyorsun. Dikkat et, özellikle azgın atlarından kendini koru. Atları o kadar vahşi imiş ki, onları, bronzdan ahırlarda, kalın zincirlerle bağlayarak tutabiliyorlarmış. İşittiğime göre, Diomedes bu vahşi hayvanları insan eti ile besliyormuş. Konuklarını atarmış önlerine…”
     “Sevgili dostum. Benim için tasalanma. Bu azgın atları biliyorum ve zaten Tirida’ya da onlar için gidiyorum.”
     Herkül, Admetus’un yanından ayrıldıktan sonra, dediği gibi doğruca Trakya’ya gitti. Kral Diomedes, Tanrı Ares’in soyundan gelen, acımasız yaratılışta biriydi. İlk karşılaşmalarında, Herkül ile kavgaya tutuştu ve bu onun sonu oldu. Herkül, elindeki ağır topuzla, kralı bayıltıp vahşi atların önüne attı. Daha sonra bu dört hayvanı ehlileştirip Mycenae’ye getirdi. Eurystheus, her zamanki gibi, bu canavarlardan da korkmuştu. Hayvanların hemen Olympus dağına götürülerek orada serbest bırakılmalarını emretti.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz