Tarihin Bilinmeyenleri (Kravatın Keşfi)

T

     Erkek pantolonlarının ağına takılan kese ve uçkurlu pantolonun modası çoktan geçti ama boyun bağı ve torunları erkeklerin boynunda sallanmayı sürdürüyor.
     Boyun bağı sadece bir yere asılmak, orada sallanmak ve kullanılmayı beklemek için yaratılmış anlamsız bir kumaş parçasıdır. Sanki birini çekseniz, kullananın ağzından bir bilet çıkacak hissine kapılırsınız.
     Kibir… Benim Adım Louis
     Aslında, kravatların izi birçok gereksiz şey gibi aylak bir kralın kibrine kadar takip edilebilir. Bu vakadaki kral gelmiş geçmiş en aylak ve en kibirli Güneş Kral XIV. Louis’dir.
     1660’da Louis bir Hırvat askeri alayını teftiş ediyordu ve hepsi boyunlarına parlak renkli ipek mendiller bağlamışlardı. Neden? Kim bilir? Belki Hırvatlar (izci çocuklar gibi) sarayda ayrı düşeceklerini ve daha sonra birbirlerini bulmak için belirgin bir işaretlerinin olmasını istemişlerdi. Nedeni her neyse, Louis alayı ve mendillerini görünce “Ben de isterim,” dedi. Mendili değil alayı istiyordu, çünkü mendili vardı.
     Kralın Alayı
     Böylece bir alayı oldu; kim Louis’ye hayır diyebilirdi ki? Onlara Kraliyet Kravatları adını (Kravat, Fransızca’da Hırvat anlamına gelen Croat’tan geliyor) ve boyunlarına takmaları için süslü mendiller verdi. İşte bu kadardı. Kral konuşmuştu. Herkes kravat takmaya başladı. Bugün olsa Hırvatlar büyük olasılıkla telif hakları için mahkemeye giderdi. Ama bu, on yedinci yüzyıldı.
     Aşırılığa Kaçma
     Erkekler kravatlara çıldırdılar. 1800’lerin başlarından itibaren kravatlar boynun etrafına iyice dolanıyordu; sanki baş, taşınmak için kutuya konmadan önce iyice sarılmış gibi görünüyordu. Bazı adamlar boyunlarını hiç kımıldatamıyorlardı bile; kamçılanmış gibi, etrafa bakmak için tüm bedenleriyle dönmeleri gerekiyordu. Bu adamların bazıları aynı zamanda iki kravat takıyorlardı; bunların sokakta yürümek için bir hizmetkâr ordusu ve bir ayna sistemine ihtiyaç duydukları düşünülebilir. Bir kravatı bağlamanın, bazıları saatler süren yüzlerce değişik yolu vardı. Belki de bu nedenle birinin kravatıyla oynamak düello nedeniydi.
     Kravatlar Bile Moda Kurbanı Olabilir
     Bugün boyun bağlarının neden hâlâ takıldığına ilişkin söyleyebileceğiniz en iyi şey, en azından artık o kadar aptalca olmadıkları olabilir. Kimse onları çenesine sarmıyor ya da aynı anda birden fazla takmıyor. Hatta 1970’lerin korkunç derecede geniş kravatlarının bile yanlamasına geniş oluşunun mantıklı bir nedeni vardı; dönemin genişleyen klapalarına ayak uyduruyorlardı. 70’lerin kravatlarıyla alay etmek kurbanı suçlamaya benzer. O kadar genişlemeyi onlar istemediler. Başka seçenekleri yoktu.
     İyi Ama Ne İşe Yarıyorlar?
     Her ne hal idiyse, bütün bunlar yine de kravatın şimdi ya da daha önce yararlı bir amaca hizmet etmemiş olduğu gerçeğini değiştirmiyor. İspanyol paçalar ve Nehru ceketler bile en azından kollarınızı bacaklarınızı sıcak tutuyordu. Kravat üreticileri ürünlerinin gereksizliği hakkındaki bu yorumu tartışacaklardır tabii. Hiçbir endüstriye, ürününün evrendeki yerinin objektif bir gözlemcisi olarak güvenilemez.
     Hayat Memat Meseleleri
     Erkekler kravatın yaşamlarındaki tüm önemli olaylarda yanlarında olduğunu hiç fark etmiyorlar. Liseden ve üniversiteden mezun olduklarında yanlarındadır. Evlendiklerinde de. Çocuklarının takdis töreninde de oradadır, sünnetinde de. Ölünce de boynunuza takarlar ve öte dünyaya onunla beraber gidersiniz. Erkeklerin kravatlı doğmamalarının tek nedeni, Windsor düğümü atılmış bir kravatın fetusta beyin hasarına yol açma ihtimalidir.
     Sadık Muhalefet Konuşuyor
     Kravat heveslileri, erkek giyiminin hainleri, kravatların bir örnek iş giysilerine bireysellik getirdiğine işaret ediyorlar. Ama gerçekten, bu kadar da olmaz ki. Kravatların sağladığı bireysellik filan…
     Bu Sizin Ağzınızı Kapar
     Jerry Garcia marka kravat taksanız da, üç oda aşağıdaki üç kuruşluk sentetik kravat takan arkadaşınızla aynı raporları hazırlamak zorundasınız. Edvard Munch’ın The Scream (Çığlık) filmindeki desenli, dar ipek kravat bile, işe yeni başlayan herifin sizin yarı deneyiminizle iki katınız maaş aldığına dair karanlık şüphelerinizi yok etmeyecektir. Kravat heveslileri, kravatın bir erkeğin dikeyliğini vurguladığına işaret ediyorlar. Dikeyliğinizi vurgulamak istiyorsanız öldürücü bir rejime başlayın.
     Bir Umut Işığı
     Erkekler kravat takıyor, çünkü şimdiye kadar böyle gördüler. Erkekler hep kravat takar; bu erkeklerin yaptığı bir şeydir. Eğer kravatın Avrupa’nın Büyük Krallarının en züppesinin geçici bir merakı nedeniyle başladığını bilselerdi, büyük ihtimalle hiçbir şey değişmezdi; giyim kuralları her zaman tepeden aşağı zorla kabul ettirilir. Peki bir gün giymekten vazgeçecekler mi? Büyük olasılıkla hayır. En büyük umudumuz kravatların tekrar boyun hareketlerini engeller hale gelmemeleri. Öyle bir şey olursa da o kravatları takanları kolayca yok edebiliriz. Görüş açılan pek geniş sayılmaz biliyorsunuz. Ruhları bile duymaz.
     Pantolon Kesesi
     Pantolon keseleri ancak kadınların pedli sutyenleriyle karşılaştırılabilir. Gördüğünüz şey, alacağınız şey değildir. Her şey masumca başladı… Kese, erkeklerin pantolonlarının uçkurunu, daha açıkçası genital organlarını kapatan düz bir kumaş parçasıydı. Ceketler kısaldıkça erkeklerin bacaklarının arasındaki bölgeye odaklanma arttı. Artık korunmaları için fazladan bir şeyler lazımdı. Kese, erkeklerin diğer ‘kıymetli eşyalarını’ da koymalarına yaradığından büyüdü. Pantolonlar genişledikçe keseye olan ihtiyaç azaldı. Pantolonlardaki fazlalık ceplere dönüştü.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz