Gökyüzünün Altındaki En Güzel Yeryüzü (AYDIN)

G

     Dört mevsim neşeli yüzünü gösteren güneş, mavi ve yeşilin, tarih ve doğanın muhteşem uyumunu yansıtan dantel gibi kıyılar, renk ve ışık oyunlarının buluştuğu göller, mitolojik hikâyelerle efsunlanmış antik kentler…
     Aydın’da apayrı bir dünya daha var; kültürlerin birbirini tamamladığı alegorik bir dünya. Belki de bu yüzden tarihçi Heredot. “Gökyüzünün altındaki en güzel yeryüzü” diyerek betimlemiştir Aydın’ı…
     Antik kentleri, tarihi değerleri, kültürü, müzeleri, millî parkları, sahilleri, doğallığı ve gastronomisi için Aydın’a gidin, siz de bu ‘aydın’lık kentin ışığının içinde olun…
     Aydın’ın derin tarihine kayıtsız kalmak mümkün mü?
     Mutluluğu anlatan 8000 yıllık kaya resimlerdi, 23 artik kent barındıran bir açık hava müzesi…
     Uygarlığın, kültürün, sanatın, bilim ve felsefenin başkenti 3500 yıllık Miletos; şehirciliğin ve kent planlamasının ilk örneği, en iyi korunmuş antik kent. Büyük İskender’in gözdesi Priene; binlerce yıl kralların, imparatorların akıl danıştığı kehanet merkezi Apollon, antik çağın bilim ve kültür yurdu Nysa; Aydın’ın simgesi, mimarlar ve hekimlerin şehri, yeryüzünün ilk notalı müziği ‘Seikilos’un kenti Tralleis, Gecelerin Tanrıçası, gümüş kaşlı Artemis’in memleketi Magnesia; zenginliğin, şatafatın kenti Alabanda; Karya kraliçesi Ada’nın kenti Alinda ve her yanı ışıltılı mermerlerle kaplı, Aşk Tanrıçası Afrodit’in kenti, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nin gözbebeği Afrodisyas…
     Binlerce yıldır Hitit, Pers, Lidya, İonya , Karya, Doma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapmış, antik çağın önde gelen bilgelerini yetiştirmiş topraklar herkesi derin bir entelektüel bir yolculuğa çıkarmak için davet ediyor…
     Özgün kültürümüze, yerel dokumuza, mimariye, el sanatlarımıza, geleneklerimize, folklorik danslarımıza ve tematik müzelerimize sahip çıkan Aydın, bu bilinçle size kültürel zenginliklerimizi deneyimlemeye davet ediyor.
     Şehre gelenlere, “Aydın’a özgü’ olan değerlerimizi göstermek, ziyaretçilere eşsiz deneyimler yaşatmak isteyen Aydın, biliyor ki kültür, geliştirir, ilerletir ve farklılık yaratır.
     Aydın’ı keşfetmeye gelenler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en sevdiği dans olan zeybeğin çarpıcı hikâyesini öğreniyor ve kahraman efelerimizin Millî Mücadele’ye sağladığı katkılarla Kuvayi Millîye ruhunun ne demek olduğunu idrak ediyor. Efe kültürünün renkli detaylarına vakıf oluyor.
     Bununla da kalmıyor, geçmişten bugüne günlük yaşam kültürümüzün önemli unsurlarını oluşturan devecilik kültürü ve çömlekçiliğin yanı sıra körüklü çizme, iğne oyası, tel kırma ve kıl çadırı yapımına yerinde ve ustasının elinde tanıklık ediyor.
     Tüm kutsal kitaplarda geçen iki meyve; incir ve zeytinin anavatanıdır Aydın… Ege’nin kalbine doğru göz kamaştırıcı manzaralar eşliğinde yol alırken, birbirinden nefis yerel lezzetlerle tanışabilirsiniz.
     Zengin ve bereketli doğayı yansıtan yöre mutfağı, otlardan ve doğal üretilmiş taze sebzelerden yapılan zeytinyağlı özgün tatları barındırıyor.
     Çöp şişin, Çine köftesinin ve kuyu tandırının tadına bakmak artık Aydın’a özgü bir klasik. Ayrıca şehir içinde Paşa böreğinin ve yöreye özgün tahinli cevizli kabak tatlısının, kar helvasının, Kuşadası ve Didim’de mevsim balıklarının, Karacasu çarşısında, Bozdoğan ya da Yenipazar’da yapılan nefis pidelerin damak çatlatan tadına bakmadan Aydın’dan ayrılmamalısınız.
     Şehrin dört bir yanında yol kenarlarına kurulmuş minik organik pazarlardaki en nefis incirleri, mis kokulu çilekleri, turunç ve incir reçellerini, çeşit çeşit zeytinleri, en doğal haliyle zeytinyağını tatmak, gezinize apayrı bir çeşni katacak…

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz