İstihbarat Notları (PKK ve ETA Terör Örgütlerine Uluslararası Bir Bakış-5)

İ

     İspanyol ve Türk Öğrencilerin Gözünden Etnik Ayrılıkçı Terörün Sosyolojik Anatomisi
     (5) ETNİK TERÖR
     Etnik terör bir etnik grubun etnik temele dayalı amacını sürdürmek için gerçekleştirdiği şiddet hareketi olarak tanımlanabilir. Son yıllarda gittikçe artan etnik terör ile diğer terör faaliyetleri farklı özelliklere sahiptir. Etnik terör, devletler için önemli bir sorun oluşturmaktadır. Değişik dönemlerde farklı etkileri ile ortaya çıkan bu olgu, tarihsel sürecin günümüze taşıdığı, sosyo-ekonomik değişimin sonuçlarından biri olarak nitelendirilebilir.
     Günümüze bakıldığında yaşanan politik ve sosyal çatışmaların temel nedeni olarak dil temel sorunu oluşturmaktadır çünkü dil etnik problemlerin ana ölçütünü oluşturmaktadır. Kimliğe karşı saygı prensiplerinin karşılanmamasının sonucu bireyin olumsuz duygulara kapılmasına yol açabilmektedir.
     Kimlik olgusu insana hem toplumsal hem de psikolojik anlamda kendisini ve nerede olduğunu açıklayabilmesine imkân vermektedir. Bir kişi kimlik edindiği zaman yerini de belirtmiş olmaktadır. Yani kişi katıldığı veya üyesi olduğu toplumsal ilişkiler ışığında bir toplumsal nesne olarak şekillenebilmek için bir kimliğe muhtaçtır. Bu sayede sosyal çevrenin en mikro ölçeğinden, en maksimum ölçeğine dek uzanan bir habitat içerisinde ilişkilerini yapılandırma ve kendini konumlandırma imkânına kavuşur. Bu bağlamda devletleri meydana getiren halkların demografik olarak çok kültürlü bir yapı arz etmeleri normaldir. Fakat kültürel yapısında farklılıkları barındıran toplumlar ya da etnisitenin nüfus ve üretim araçları ve ortak kültürel değerler toplumun tümü adına bir yansımada bulunacak özellik ve baskısından uzak olması durumunda, toplumun diğer grupları içerisinde memnuniyetsizlikler doğması ve bu durumların çeşitli sebeplerle terörizme dönmesi veya onun bir parçası olması mümkündür.
     Siyasi ve ekonomik çeşitli nedenleri kullanarak ortaya çıkan hoşnutsuz gruplar, devlete yönelik bir tavır sergileyeceklerinde, alt yapılarını kuvvetlendirebilmek için azınlık psikolojisi içerisinde bulunan kitleleri hedef olarak seçmeye çalışmıştır. Bu tür örgütler, ayrılıkçı hareketin başlangıcında, genellikle eğitim görmüş bir grup insan, yine genellikle toplumsal, ekonomik, siyasal bunalımın arttığı dönemlerde kendilerinin de üyesi bulundukları etnik grubun toplumsal, ekonomik, siyasal sıkıntılarına kesin çözüm getirebileceklerini iddia ederek belirli bir siyasi program çerçevesinde örgütlenme kararı almıştır. Azınlık psikolojisi içerisindeki örgütlenmeler birbirlerine sadece ideolojik olarak değil, aynı zamanda bir kimliğin mensubiyetinden kaynaklanan yakınlık ile de bağlandıklarından kolayca örgütlenme, taban oluşturma ve genişleme imkânı bulabilmiştir.
     Dünyanın hemen her bölgesinde etnik azınlık olarak tanımlanabilecek grupların varlığı, özellikle 1900‘lü yılların ikinci yarısından itibaren etnik temele dayalı terör olaylarının artmasına neden olmuş ve ortaya çıktığı ülkelerde diğer terör biçimleri ile mukayese edildiğinde daha fazla şiddet ihtiva ettiği görülmüştür. Ayrıca bazı devletlerin terör gruplarını kendi dış politika amaçları doğrultusunda kullanmaya başlamaları sonucu, özellikle Türkiye‘nin bulunduğu bölgede, etnik temele dayalı terör olaylarının daha da yaygınlaşması ortaya çıkmıştır. Etnik temele dayalı terörün ortaya çıkması ve yaygınlaşması dünyadaki birçok devleti önemli ölçüde etkilemiştir. Türkiye, diğer terör çeşitleri yanında etnik temele dayalı terör sorunu ile en ciddi şekilde karşı karşıya kalan ülkelerin başında gelmektedir. ASALA ve PKK Türkiye‘ye karşı terör eylemleri gerçekleştiren en tipik ve kanlı örgütler olmuşlardır.
     Etnik terör ne yeni nede sadece dünyanın belli bir bölgesine mahsus bir olgudur. Tam tersine dünyanın neredeyse her yerinde etnik teröre rastlamak mümkündür. Sri Lanka‘da Tamil, Türkiye‘de PKK, Kuzey İrlanda‘da IRA ve İspanya‘da ETA, ve yine Ermeni terör örgütü ASALA bu gruplara örnek olarak gösterilebilir. Etnik çatışmalar çağımızın en önemli sorunlarından biri olunca, bunun doğal sonucu olarak dünyanın her bölgesinde etnik terör olaylarına da rastlanmaktadır.
     Etnik terörün diğer terör tipleri gibi algılanması çoğu kez teröre karşı uygulanacak karşı tedbirlerin yanlış seçilmesi ve bunun doğal sonucu olarak başarısız olunması sonucunu doğurmaktadır. Oysa diğer terör hareketlerinden bazıları rejimin değişmesini isterken, bazıları bir devrim peşinde koşarlar. Bunlar ile etnik terör arasında çok az ortak özellik vardır. Her bir grubun kendi ülke halkı ile ve yabancılarla olan ilişkileri de farklı farklıdır. Bu nedenlerle bunlara karşı farklı politikaların izlenmesi gerekmektedir. (Konuk Yazar: Özge Nur Şafak)

(Gelecek yazı: PKK ve ETA Terör Örgütlerine Uluslar arası Bir Bakış-6)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz