Müzeler Şehri KÜTAHYA

M

     Lajos Kossuth Müzesi (Macar Evi)
     Börekçiler Mahallesi Macar Sokak’ta bulunan müze binası, 18.yy. Türk evidir. Halk arasında Macar Evi olarak da bilinir. Macar özgürlük savaşının önderlerinden Lajos Kossuth, ailesi ve 56 kişilik mülteci grubuyla birlikte 1850-1851 yılları arasında Kütahya’da misafir edilmiş ve Macaristan anayasa tasarısını bu evde hazırlamıştır. Bahçe içinde yer alan iki katlı ve yedi odası olan ahşap ev, restore edilmiş, Lajos Kossuth anısına müze olarak düzenlenmiş ve 1982 yılında ziyarete açılmıştır. Müzede Lajos Kossuth’a ait eşyalar ile klasik Türk evine ait kültür varlıkları sergilenmektedir.
     Jeoloji Müzesi (Şengül Hamamı)
     Börekçiler Mahallesi Sultanbağı Caddesi üzerinde bulunan tarihî Şengül Hamamı 15. veya 16.yy.a aittir. Kütahyalı seyyah Evliya Çelebi (1671-1672) yıllarında Kütahya’yı ziyaretinde gördüğü hamamlar arasında bu hamamı da saymaktadır. Şengül Hamamı, yapıldığı tarihten yakın zamana kadar hamam olarak çalıştırılmıştır. Ancak 1990’lı yılların sonuna doğru bu işlevini kaybetmiştir. 2006 yılı ortalarına doğru başlatılan restorasyon uygulaması 2007 yılı ortalarında tamamlanmış ve 2008 yılında yerel ve ulusal ölçekte yer altı zenginliklerimizin tanıtılması ve sergilenmesi amacıyla Jeoloji Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Kütahya yer altı ve yerüstü kaynakları bakımından son derece zengin bir ildir. Dünyada bulunan 90 çeşit madenin 57’si Türkiye’de, bunun 35’i de il sınırları içinde bulunmaktadır.
     Çini Müzesi (Gök Şadırvan)
     Paşamsultan Mahallesi Ulu Cami yanında yer alan müze, Türkiye’deki ilk ve tek çini müzesidir. Germiyan Bey’i II. Yakup Çelebi tarafından 1411 yılında yaptırılan imaret, medrese, mescit, kütüphane ve hamamdan oluşan külliyenin imaret ve türbe bölümü, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca restore edilip Çini Müzesi olarak 1999 yılında ziyarete açılmıştır. Türbe bölümünde II. Yakup Çelebi’nin çinili sandukası bulunmaktadır. Müzedeki vitrinlerde, 14.yy.dan günümüze kadar Kütahya ve İznik’te üretilen çini kitabeler, çini vazo, tabak, pano ve çiniden yapılma ev gereçleri kronolojik bir sırayla sergilenmektedir. Müzenin girişinde, son Germiyan Bey’i II. Yakup Çelebi’ye ait Osmanlı Türkçesi ile yazılmış dünyanın en büyük ikinci taş kitabesi bulunmaktadır. “Gök Şadırvan” olarak da bilinen müzede 13 Temmuz 1766 yılında fincancı ustaları ile kalfalar arasında imzalanan tarihteki “İlk Toplu İş Sözleşmesi”nin metinlerini görmek mümkündür.
     Arkeoloji Müzesi (Vacidiye Medresesi)
     Börekçiler Mahallesi’nde Ulu Cami yanındadır. Müze binası, 1314 yılında Germiyan beylerinden Umur bin Savcı tarafından Alaşehir’deki Hristiyanlardan alınan vergilerle yaptırılmıştır. Vacidiye Medresesi olarak da anılır. Kesme taştan inşa edilen yapının girişi Selçuklu sarayının özelliklerini yansıtmaktadır. Kapıları kubbeli, orta mekâna açılan dokuz küçük odası vardır. Müzede yer alan vitrinlerde; Geç Miyosen döneminden itibaren Paleolitik, Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler sergilenmektedir. Arkeoloji Müzesi’ndeki en önemli eserlerden biri de, Amazonlar Lahdi’dir. Çavdarhisar-Aizanoi’de yapılan kurtarma kazısında bulunan lahit, yüksek kabartma tekniği ile yapılmıştır. Dünyada bulunan sayılı Amazon lahitleri içinde en sağlam durumda olanlarındandır. Müze, 1965 yılında ziyarete açılmıştır.
     Sıtkı Olçar Çini Müzesi
     Pirler Mahallesi Germiyan Sokak’ta bulunan Sıtkı Olçar Çini Müzesi, çininin Picasso’su olarak tanınan ve sağlığında UNESCO tarafından “Yaşayan İnsan Hazinesi” ödülüne lâyık görülen merhum Sıtkı Usta (Olçar)’ın anısını yaşatmak üzere Kütahya Belediyesi tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alınan izinle özel müze olarak kurulmuştur. Müzede; 15 Kasım 2010 tarihinde kaybettiğimiz ünlü sanatçı Sıtkı Olçar’a ait çini eserleri ve kişisel eşyaları sergilenmektedir. Sıtkı Olçar, geleneksel çini sanatını modernize eden bir anlayışla yaşadığı Kütahya şehrine özgü Kütahya çiniciliğini öğrenmek ve uygulamakla yetinmemiş, İznik çinisi ve Çanakkale seramik sanatı ile de ilgilenerek yeni biçim ve arayışlara da yönelmiştir. Yurt içinde ve yurt dışında pek çok sergi açan sanatçının eserleri müze ve özel koleksiyonlarda yer almaktadır.
     Millî Mücadele Müzesi (Özekmekçi Konağı)
     Cedit Mahallesi, Lala Hüseyin Paşa Caddesi’nde 2007 yılında belediyece kamulaştırılmış konaktadır. 19.yy. ortalarına tarihlenen konağın restorasyonuna 2008 yılında başlanmış, 2009 yılı başlarında tamamlanmıştır. Günümüzde Millî Mücadele Müzesi olarak kültürel amaçla kullanılmaktadır. Müzede, Millî Mücadele yıllarında Kütahya ili sınırları içinde yaşanan tarihî, siyasi, ekonomik ve sosyal olaylar yazı, fotoğraf, çizimler, pano ve televizyon ekranları aracılığıyla ziyaretçilere anlatılmaktadır. Alanında bir ilk olma özelliği taşıyan müzede, Genel Kurmay Başkanlığı’ndan alınan video görüntüleri ve anlatımlar kronolojik bir şekilde sergilenmektedir.
     Evliya Çelebi Edebiyat Müze Kütüphanesi (Yüksek Kahve)
     Kentin tarihî yapılarından olan Yüksek Kahve, belediye tarafından kamulaştırılıp restore edildikten sonra süresiz ve bedelsiz olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tahsis edilmiştir. İki katlı bina, dünyaca ünlü, Kütahyalı seyyah Evliya Çelebi’nin adını yaşatmak amacıyla bakanlık tarafından 2013 yılında Edebiyat Müze Kütüphanesi olarak hizmete açılmıştır. Müze Kütüphane’de; Türk ve Dünya Edebiyatı’ndan Kütahyalı yazarlara ve şairlere ait bir seçki ve edebiyat kuramına ilişkin yaklaşık 5.000 kitap ile edebiyat ve sanat konulu 100 civarında süreli yayın yer almaktadır. Ayrıca, Evliya Çelebi Edebiyat Müze Kütüphanesi’nde, kütüphane hizmeti yanı sıra, mesai saatlerine bağlı kalınmaksızın edebiyat, sanat, kültür, tarih, felsefe gibi konularda söyleşi, bilimsel toplantı, kültürel faaliyetler düzenlenmektedir.
     Kent Tarihi Müzesi (Şapçızade ve Karaca Konakları)
     Pirler Mahallesi Germiyan Sokak’ta, 1912 yılında yaptırıldığı anlaşılan Şapçızâde ve Karaca konakları, belediye tarafından restore edilerek Kent Tarihi Müzesi olarak açılmıştır. Bahçesinde; dünyada çini sanatının merkezi olan Kütahya’nın geleneksel ata sanatının üretim aşamaları yer almaktadır. Müzenin zemin katında, tarih öncesi dönemden başlayarak, Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu, Germiyan, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’ne ait bilgi, belge ve fotoğraflar bulunmaktadır. Birinci katında demirci, bakırcı, kalaycı, keçeci, sepetçi, dülger, bıçakçı, semerci, nalbant, saraç, kunduracı gibi kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin temsilcileri ve kullandıkları aletler, bölümler halinde mankenlerle ve fotoğraflarla canlandırılmıştır. İkinci katta ise Kütahya’daki ev hayatı ve konaktaki odaların iç mekânları (gelin odası, misafir odası, selamlık, mutfak, yatak odası) düğün, kına, halı dokumacılığı gibi günlük hayata ait çeşitli faaliyetler ve uğraşlar canlandırılmıştır.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz