Fare İle Fil

F

Kendini beğenmiş çoktur Fransa’da,
Bakarsın, en küçük burjuvada
Bir çalım bir çalım; kral sanır kendini.
Bir Fransız hastalığı bu gösteriş;
İliklerimize kadar işlemiş.
İspanyol da sever böbürlenmeyi,
Ama o çılgınca böbürlenir;
Budalaca değil bizim gibi.
Her milletin böbürü bir başka biçim.
Biz kendimizden örnek verelim:
Miniminnacık bir fare,
Bir fil görmüş, koskocaman;
Dört bir yanı uşak dolu;
Üstünde kat kat bir köşk,
Köşkün içinde ünlü bir sultan,
Sultanın yanında kedisi, köpeği, maymunu,
Papağanı, dadısı madısı.
Hacca gidiyormuş hepsi.
Fare başlamış alay etmeye,
Filin ağır, hantal yürümesiyle:
— Nesine bayılırlar anlamam, demiş;
Kendini zor taşıyan şu koca gövdeye bak!
Marifet mi sanki bu kadar yer tutmak?
Şaşarım insanların fil hayranlığına;
Çocukları ürkütür ancak bu heyula.
Biz fareler, parmak kadar fareyken,
Hiç de farklı görmeyiz kendimizi fillerden.
Daha neler neler söyleyecekmiş zibidi;
Ama bırakmamış ki kedi:
Fırladığı gibi kafesten,
Anlatıvermiş tez elden
Fille farenin farkını.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi