Şakacı ve Balıklar
Şakacı ve Balıklar

Şakacı ve Balıklar

Şakacılardan herkes hoşlanır, ben kaçarım.
Bu sanat, hepsinden çok, üstün değer ister.
Tanrı aptal dinleyicileri için yaratmıştır
Hoş laf diye boş laf edenleri.
Bir masala sokmak istediği
Bunlardan biridir belki,
Ama belli olmaz, bakarsınız
Beğenilir bu bizimki.
Bir şakacı bir zenginin sofrasındaymış,
Bakmış önündeki balıklar ufak mı ufak,
İrileri ise uzak mı uzak.
Almış ufak balıkları bizimki,
Kulaklarına bir şeyler mırıldanmış;
Sonra can kulağıyla dinler gibi yapmış
Balıkların söylediklerini.
Sofradakiler görüp şaşakalınca
Şakacı açıklamış ciddi ciddi:
— Bir dostum, demiş, Hindistan’a gitmişti,
Merak içindeyim, acaba geçen sene
Bir deniz kazasına uğradı mı diye.
Onu soruyordum bu balıkçıklara.
Biz daha küçüğüz, bilemeyiz, dediler;
Büyüklerimizde varsa vardır bir haber.
Bir büyük balıkla konuşabilir miyim, baylar?
Bu şakayı baylar beğenmiş mi
Orası şüpheli, ama sürmüşler hemen önüne
Balıkların yeterince irisini.
Saymış dökmüş o canavar da bir bir
Bilinmez dünyaları aramaya gidenleri.
Hangilerinin nerede, nasıl gördüğünü,
Neler neler gördüğünü yüz yıldan beri
Engin denizlerin dibinde.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir