DECAMERON-37 (Otuz Üçüncü Hikâye)

D

     Eskiden Marsilya, bugünkünden daha zengin adamların, bilhassa tüccarların oturduğu yerdi. Bu tüccarlar arasında halk tabakasından gelme Narnaldo isminde çok zengin ve çok dürüst bir adam vardı. Bir kaç oğlu ve üç kızı vardı. Kızları evlendirmek üzere akrabaları onun Ispanya’dan dönmesini bekliyorlardı. Bu üç kızdan birisi Nivette, ikincisi Magdaleine, üçüncüsü Bertella idi. Nivette’yi fakir bir asilzade olan Restagon seviyordu, kız da, ona bağlanmıştı. Uzun zaman kimseye sezdirmeden aşklarının zevkine varmışlardı. Nihayet iki genç tüccar yamağı Folko ve Ugette ki, babalarından servete konmuşlar ve diğer iki kıza âşık olmuşlardı. Bu haberi sevdiği kızdan alan Restagon, onlarla dost oldu ve Nivette’yi ziyarete giderken bazen birisini bazen öbürünü yanına aldı. Kızın itimadını ve dostluğunu kazandığını sandığı zaman onları kendi evine davet etti:
     “Aziz dostlarım,” dedi. “Sizin için dostluğumuz nedeniyle her şeyi yapmaya hazırım. Onun için beraberce tatbik edebileceğimiz bir plan hazırladım. Sözleriniz ve hareketleriniz aldatmıyorsa, siz o iki kız kardeşe âşıksınız. Ben de üçüncüsünü seviyorum. Bana uyarsanız, arzularınızı en hoş bir tarzda gerçekleştirebiliriz. Çaresi de şu; siz zengin çocuklarsınız, ben değilim. Eğer servetlerinizi birleştirip beni de ortak olarak alırsanız, sevdiğimiz kızları istediğimiz yere kaçırabiliriz. Ümit ederim ki bu üç kız babalarının servetlerini de alarak bizimle istediğimiz yere gelirler. Orada hepimiz kardeş gibi sevgililerimizle yaşarız. Bu işe karar vermek sizde.”
     İki genç, sevdikleri kızları elde etmek için, tereddüt etmeden peki dediler. Bunun üzerine Restagon, Nivetti’nin yanına gitti. Ve iki gençle yaptığı konuşmayı anlattı. Nivetti heyecanla fikre iştirak etti. Ve her şeyin yapılacağını bildirdi. Bundan sonra Restagon iki gencin yanına geldi ve kızların muvafakatini getirdi. Aralarında verdikleri karara göre ticarete para yatırma bahanesiyle bütün mallarını sattılar, bir gemi satın aldılar ve onu teçhiz ettiler. Nivetti kız kardeşlerinin ihtirasını biliyordu. Kızlar planın tatbikini sabırsızlıkla bekliyorlardı. Yola çıkılacağı gece üç kız kardeş babalarının kasasını açtılar, para ve mücevheratı alarak gizlice evden çıktılar. Varılan mutabakata göre sevgililerin yanına gittiler ve onlarla birlikte gemiye bindiler. Ertesi akşam Cenova’ya vardılar ve sevgililer orada aşkın saadetini tattılar. Sonra yollarına devam ederek sekiz günde Girit’e vardılar. Kandia civarında çiftlikler satın aldılar. Zarif evler yaptırdılar ve krallar gibi uşak, ahçı, at, köpek, kuş alarak kadınlarla hoş bir hayat sürmeye başladılar.
     Ne çare ki, ne kadar hoş da olsa bu hayat tarzından kısa zamanda bıktılar, ihtirasını Nivette ile tatmin eden Restagon sevgilisinden usanmıştı. Bir törende güzel bir köylü kızı hoşuna gitti ve ona kur yapmaya başladı. Bunu haber alan Nivette öfkeden ve kıskançlıktan kuduracak hale geldi. Bir şeyin bolluğu nasıl bezginlik uyandırırsa, kıtlığı da arzu uyandırır. Nivette’nin kederli hali, Restagon’un köylü kızına olan aşkını körükledi. Bunun üzerine Nivette melankoliye ve nihayet kine tutuldu. Ve Restagon’u öldürerek öc almaya karar verdi. Zehir hazırlamakla meşhur yaşlı bir Yunan kadını Nivette’nin ricası ve vaadleri üzerine öldürücü bir içecek hazırladı. Nivette bir akşam bunu Restagon’a içirdi. Sabah olmadan Restagon öldü. Folko ve Ugetto karılarıyla beraber sebebini bilmedikleri bu hadiseden kanlı göz yaşları döktüler.
     Bu hadiseden birkaç gün sonra, zehiri hazırlayan kadın başka bir suçundan dolayı hapse atılmış ve bu suçunu da itiraf etmişti. Bunun üzerine Girit valisi hissettirmeden Folko’nun evini basarak Nivette’yi yakaladı. O da Restagon’u öldürdüğünü itiraf etti. Bu habere Folko ve Ugetto çok üzüldüler ve Nivette’yi yakılma, cezasından kurtarmak için her şeyi yaptılar. Ama, bir faydası olmadı. Çünkü vali adaletin yerini bulmasında ısrar ediyordu.
     Güzel Magdaleine’yi çoktandır vali seviyor, fakat, bir netice alamıyordu. Şimdi kız kardeşini yakılmaktan kurtarmak için valinin arzusunu tatmin etmeye karar verdi. Ve bunu bir adamla valiye bildirdi. Şu şartla ki, kız kardeşi serbest bırakılacak, ve bu işi kimse duymayacak. Teklif, valinin hoşuna gitti ve kabul ettiğini bildirdi. Ve bir gece Magdaleine’nin muvafakatiyle tahkikat yapma bahanesiyle Folko ve Ugetto’yu çağırttı, kendisi de gizlice Magdaleine’nin yanına gitti. Nivette’yi bir çuval içinde denize atmak bahanesiyle yanına alarak kardeşinin evine götürdü. Ve ertesi sabah tatmin edilmiş aşkının mükafatı olarak Nivette’yi kardeşine verdi ve böyle gecelerin tekerrürünü rica etti. Nivette’yi uzaklaştırmasını tembih etti.
     Ertesi sabah Folko ve Ugetto, Nivette’nin boğulduğu haberini alarak kardeşlerini teselli etmek üzere eve geldiler. Magdaleine, Nivette’yi saklamak için çok uğraştıysa da Folko bunun farkına vardı. Folko valinin Magdaleine’ye olan aşkını da duymuştu. Şüphelenerek Nivette’yi nasıl kurtardığını sordu. Magdaleine bir masal uydurmaya çalıştıysa da tilki gibi kurnaz olan Folko bunu yutmadı. Nihayet Magdaleine olayı itirafa mecbur oldu. Öfkeden deli gibi olan Folko, kılıcını çekerek Magdaleine’ye sapladı. Valinin korkusundan, kadının cesedini odada bırakarak Nivette’nin yanına gitti: “Çabuk,” dedi. “Valinin adamlarının takibinden kurtulmak için seni emin bir yere götüreyim.”
     Ellerinde kalan parayı yanlarına alarak bir gemiye atlayıp kaçtılar. Ertesi sabah, Magdaleine’in ölüsü bulununca, haberi valiye ulaştırdılar. Vali öfke içinde Ugetto’nun evine koştu. Onu ve karısını, Magdeleine’nin ölümünde suç ortağı diye yakalattı. Halbuki onlar, ölüm cezasından korkarak nöbetçiyi rüşvetle kandırdılar ve geceleyin bir gemiye atlayıp Rodos’a kaçtılar ve orada hayatlarım sefaletle tamamladılar.

(Yazan: Giovanni Boccaccio – Çeviren: D. Yılmaz Tekin)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz