Hüseyin Ferhad (Çakal Yıldızı)
Hüseyin Ferhad (Çakal Yıldızı)

Hüseyin Ferhad (Çakal Yıldızı)

Mini minnacık bir yıldız
gecenin, çölün eteğinde,
daha bir küçülüyor sanki
ona bakıp içlendiğimde

Bir koşu gitsem şimdi
öbür tarafına Kuveyt’in,
mümkünü var mıdır acep
Hirnik’i alıp gelmenin

Sütle zemzemle yıkasam
toza batmış eğnini
döksem önüne aşta dair
haznemdeki bütün kelimeleri

Hicrî takvime göre
yaz hengâmı bitti sayılır,
korkarım yine bu macera
bir başka bahara kalır

Geçen Cuma Mekke’de
taşlanarak öldürüldü biri,
iki şişe rakı içtim
linç edilen benmişim gibi

Uğrunun tekiydi herhal
nesepsiz bir harami,
ezilmiş bir çift üzüm
gibiydi ama kara gözleri

Onun ruhu olsa gerek
şu küçük gri yıldız,
yüzlerce yıldızın arasında
baksana nasıl da yalnız

Üç vakittir bir çakal
sürüyor izimi itinayla,
çürük kokusunu aldı kalbimin
öleceğimi sanıyor budala

Devemin gölgesine dek
sokuldu dün ikinci,
yağlı bir dilim ekmek
vermekten alamadım kendimi

Boşuna beklersin evlad
lakin Hüseyin Ferhad’ın leşini,
Kerbelâ’dan görebilmek mümkün
çünkü Kasr-ı Şirin’i

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir