Fazıl Hüsnü Dağlarca (Havaya Çizilen Dünya)

F

Yalnızlık, sabahların yaşadığı yalnızlık;
Suların içindeki ışıklar kadar ılık.

Hüzün, o mısralardan dudaklarda kalan hüzün;
İkindi üstlerinde aydınlığı gündüzün.

Uykular, ilk gençliğin gündüz gibi uykusu,
Vücudun balık olup içinde yüzdüğü su.

Sessizlik geceleyin yolcusuz sokaklarda;
Sükun dalgalarının ortasındaki ada.

Ruha uzak bir şehir içinden gelen rüzgâr,
Ayrılıktan önceler, ayrılıktan sonralar.

Müzelerde o ölü zaman, o gölgesizlik,
Yüze değen eskilik, sonsuzluk, kimsesizlik.

O kadar siliktir kibir bayram günü şiir,
Uyurken akla gelen son hayaller gibidir.

Hayatın oyundaki sükuna değen sesi;
Çocuklukta her sınıfın o ilk dersi.

Müzikten sonra içi dinlemek uzun uzun:
Bir resimdeki davet, bir heykeldeki sükun.

Öyle sevgililer ki bir kere görülmüştür,
Hatıraları ömrün gecelerinde yürür.

Duyulan sılasile sezilen o beldeler,
Geçer yelkenler gibi ömürden birer birer.

Dudakların habersiz söylendiği şarkılar:
Vücudun ağaçlardan önce duyduğu bahar.

Çiziyorum havaya dünyamı bir çiçekle
Ve hayran bakıyorum bu rüya gibi şekle!

Yazar hakkında

Yorum Ekle