Süt Dişleri

S

     Ağız, sindirimin ilk başladığı yerdir ve bu nedenle dişler çok önemli organlardır. Süt dişleri, daimi dişler çıkana kadar çocuğun beslenmesini, konuşmasını ve sürekli dişlerinin düzgün çıkmasını sağlama görevi gören geçici dişlerdir.
     Bazı gıdaların sindirimi ağızda başlar. Gıdaların çiğnenmesi sindirime yardımcı olur. Eğer çocuk, gıdaları yeterince çiğnemeden yutarsa, sindirim sürecini uzatmış olur. Bu sebeple süt dişleri çok önemlidir. Çocuğun süt dişleri, konuşması için de gereklidir. Sağlıksız ve çapraşık dişler, çocuğun kelimeleri doğru telaffuz edememesine neden olur.
     Çene ve yüz kaslarının gelişimi için egzersiz gerekir. İyi gelişmemiş çene kasları, çocuğun çene kemiklerinin gelişiminin de yavaş olmasına neden olur. Emmek, bebeğin çene, yanak ve dil kaslarını güçlendirir. Bebek büyüyüp de katı yiyecekler yemeye başladığında, bu kez çiğneme işlemi bu kasları güçlendirmeye devam eder. Bunda süt dişlerinin büyük önemi vardır. Daimi diş gelişip sürmeye başladıkça, süt dişinin kökü erir. Daimi diş yavaş yavaş süt dişini dışarı doğru iter ve o zamana kadar kendisi için muhafaza ettiği boşluğa yerleşir. Eğer süt dişi erken kaybedilirse, daimi dişin takip edeceği böyle bir seyir olmayacak, kaybedilen dişin yanındaki dişler boşluğa doğru kayacak, daimi diş sürmesi gerektiği yerde süremeyecek, belki de gömülü kalacak ve bu da diğer tüm dişleri etkileyecektir.
     Diş Çürükleri:
     Diş çürüğü, süt dişlerini en çok etkileyen rahatsızlıkların başında gelir. Bunun önüne geçmek için; çocuğu düşük şekerli ve dengeli (sebze, meyve, süt, et, balık ve yumurta gibi besin gruplarını düzenli bir şekilde tüketmek) bir diyetle beslemek, gerek içme suyuyla gerekse de diğer şekillerde flor almasını, diş fırçalamasını sağlamak ve düzenli aralıklarla diş hekimine kontrole götürmek gereklidir.
     Biberon Çürükleri:
     Bebeklere uykudayken biberondan süt, meyve suyu veya başka herhangi bir şekerli içecek verilmemelidir. Bebek uyanıkken biberondan emdiğinde sıvı, tükürükle karışıp hızla yutulur. Oysa uyurken emdiğinde  yutma daha yavaş olur, ağızda bulunan bakteriler sıvının içindeki şekeri aside dönüştürüp çürük yapmak için daha fazla zaman bulurlar. Aynı şekilde bebeğin emziğini bala, reçele veya şekere daldırıp bebeğe vermek de benzer etkiyi yapar. Bu durumda alt üst öndeki 12 dişin tümü etkilenir ve çoğu kez 18 aylık olmadan bu dişler çekilmek zorunda kalınır. Eğer uykuda bebeğe biberon verme zorunluluğu varsa, en iyisi su vermektir.
     Dişe Gelen Darbeler:
     Düşme veya bir yere çarpma nedeniyle diş kırıklarına çok rastlanır. Eğer diş kırıldıysa dolgu ile onarılması çoğu kez mümkündür. Bazı durumlarda dişe şiddetli darbe gelmiştir, fakat diş sağlamdır. Böyle bir durumda daha 6 aylık aralıklarla darbe gelen dişin canlılığı diş hekimi tarafından kontrol edilmelidir.
     Bakım:
     Bebeğin ağzı, daha süt dişleri çıkmadan düzenli kontrol edilmelidir. Bu kontroller anne-babaya dişler çıkarken karşılaşabilecekleri durumlar hakkında bir fikir verir. Bebeğin huzursuzluğu, ağlaması, ağzından çok miktarda tükürük akması, beslenme alışkanlığında değişiklikler ve uyku sorunu çekmesi diş çıkarttığının belirtisi olabilir. Bu dönemde bebekler ısrarla bir şeyleri çiğnemek isterler, bu nedenle diş eti kaşıma oyuncakları kullandırılabilir.
     Süt Dişlerinin Temizliği:
     Süt dişleri çıkar çıkmaz anne-baba tarafından temizlenmeye başlanmalıdır. İlk başlarda temiz bir gazlı bez veya tülbentle yapılan bu işlem, çocuk 1,5-2 yaşına gelince diş fırçasıyla devam eder. Çocuk fırçalamayı kendisi yapmak istediğinde izin verilmelidir. Muhtemelen fırçayı çiğneyecektir; zararı yok, fırçayı çiğnemesi bile bir temizleme yapar. Bu dönemde çocuğa düzgün fırçalama tekniği öğretilmeye çalışılmamalıdır. Ancak anne-baba, gece yatmadan önce çocuğun dişlerini mutlaka kendileri fırçalamalıdır. Çocuk ağzını çalkalamayı ve tükürmeyi öğrenene kadar diş macunu kullanılmamalıdır. Fırçalama alışkanlığı kazandırılırken, anne-babaların çocuklarıyla birlikte diş fırçalamaları ve bu süreyi mümkün olduğunca uzun tutmaları tavsiye edilir. Diş fırçaları 3-4 ayda bir yenilenmelidir.
     Diş Hekimi Kontrolleri:
     Diş hekimi kontrolünün 2-3 yaşında başlaması gerekir. Bu yaşlarda çocuğun muhtemelen bir problemi yoktur, diş hekimi sadece muayene eder ve ilk tanışma için ideal bir başlangıç olur. Anne-baba, diş hekimi muayenehanesine gittiklerinde kendi kaygılarını asla çocuğa belli etmemelidirler. Çocuğun sorduğu sorulara cevap vermeli, cevabını bilmediği soruları ise diş hekimine bırakmalıdırlar. Cezalandırma amaçlı diş hekimi korkusu kesinlikle öğretilmemelidir.
     Süt Dişlerindeki Çürükler:
     Süt dişlerindeki çürükler, mutlaka tedavi edilmelidir. Tedavi edilmezse ağrı, ağız kokusu, konuşma ve çiğneme zorluğuna, beslenme bozukluğuna, iltihaba sebep olur. Süt dişinden kaynaklanan iltihap, altındaki daimi dişi de etkileyebilir. Bu nedenle, nasılsa değişecek diye süt dişlerinin tedavisi ihmal edilmemelidir. Buna rağmen bazı durumlarda süt dişinin çekimi gerekebilir. Eğer daimi dişin sürme zamanı yakınsa, bu bir sorun teşkil etmez. Süt dişi çekilir ve bir süre sonra daimi diş yerine sürer. Ancak daimi dişin sürme zamanı yakın değilse, çekilen süt dişinin boşluğunun korunması için ‘yer tutucu’ yapılmalıdır. Bu yer tutucu, daimi diş çıkana kadar komşu dişlerin boşluğa doğru kaymalarını engeller. Eğer yer tutucu yapılmazsa çekilen boşluğa kayan dişler sebebiyle çapraşıklık oluşur, temizleme güçleştiğinden çürüğe eğilim artar, rahat yiyememe durumu ortaya çıkar ve ortodontik tedavi gerektiren bozukluklar görülür.
     Koruyucu Diş Hekimliğinin Önemi:
     Koruyucu diş hekimliği ile dişlerin daha çürük oluşmadan korunması hedeflenir. Diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması, beslenme alışkanlığının düzeltilmesi gibi yöntemlerin yanında, acısız, basit ve ucuz diş hekimliği girişimleri de vardır. Bunların başında flor uygulaması gelir. Flor, mineyle birleşip dişi bakterilere daha dirençli hale getirir. Tablet, jel, flor-vitamin kombinasyonları şeklinde ve diş macunlarında bulunur. Flor tabletleri mutlaka hekim kontrolünde kullanılmalıdır. Florun fazlası, dişlerde kalıcı renklenmeler yapar. Eğer içme suyunda flor varsa, ayrıca flor vermek gereksizdir. Bunun yanında yüzeysel flor uygulanması (flor jelleri) ve florlu macunlar kullanılması gibi lokal uygulamalar tavsiye edilmektedir.
     Sonuç olarak, anne-babalar süt dişlerini ciddiye almalı, süt dişlerinin sağlıklı olmasının daimi dişlerin sağlıklı olacağının bir göstergesi olduğunu unutmamalıdır.

(Diş Hekimi Dr. Erkan Ağırbaş)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz