Ne Arap’ın Yüzü… (5)
Ne Arap’ın Yüzü… (5)

Ne Arap’ın Yüzü… (5)

     ULUSLAR HARİTASINDA ARAPLARIN YERİ
     Tanınmış Arap yazarlarından Sati El-Husri, Yusuf Haykal, Umar Farrukh, Costantine Zurayk ve Nabih Faris, Arap milliyetçiliğine soyundukları zaman, karşılaştıkları ilk problem; “Bir ulus ve o ulusu meydana getiren faktörler”in tanımı olmuştur. Adı geçen yazarların çalışmalarında vardıkları sonuç; “Ulus bir toplumdur. Bu toplumu oluşturan bireyler de, aynı hayat görüşüne ve aynı âdetlere sahip, kendilerini anlatım metotlarında anlaşan, belirli bir umut ve amaçları olan kimselerdir” şeklinde olmuştur.
     Bu temel düşünceden hareket eden yazarlar, ulusa tesir eden coğrafya, ekonomik sistem, yaşayış tarzları, tarih ve dil gibi muhtelif faktörleri incelemişler, sonuçta; bugünkü koşullar çerçevesinde Araplar arasında birleşik bir ulus ve devlet kavramının geçerli olamayacağına, böyle bir yapılanmaya da gerek olmadığına inanmışlardır. Arap toplumunun zirve noktasına oturabilmesi için. Siyasal birleşme yerine, tarihsel mirasa sahip çıkmanın, dil ve kültür bütünlüğünü muhafaza etmenin yeterli olacağını düşünmüşlerdir.
     Gerçekten, Araplar arasındaki en kuvvetli bağ dildir. Bölgesel şiveler farklı olmakla beraber, yazışma ve eğitimde kullanılan klasik Arapça, şekil itibariyle aynıdır. Birkaç yöresel argo, kelime sonlarına yapılan ekler ve bazı kısaltmalardan ortaya çıkan zorluklar dışında, tüm şiveler her yerde anlaşılabilir. Araplarda dillerine olan bu bağlılık karakteristiktir ve genellikle her Arap’ta diline karşı gizli bir sevgi vardır.
     Araplar öyle bir toplumdur ki; inanışları, gelenek ve görenekleri, tarihî anıları yüzlerce yıldır aynı şekilde devam edegelmiştir. Yaşadıkları topraklar üzerinde farklı devletler kurmuş olsalar da, aslında onları bir arada tutan, ne siyasi yapılarındaki benzerlik, ne ekonomik ve politik çıkarları, ne de yabancı güçlerin zorlamasıdır. Dinî bütünlük bile ikinci planda kalmaktadır.
     Araplar; benzer tarzda yaşayan, aynı şeyleri düşünüp, aynı şeylere inanan ve aynı şekilde duyumsayan bir toplumdur. Bireysel ve toplumsal anlamda en önemli karakteristik özellikleri, Arapça konuşmaları, aynı geleneklere ve tarihe sadık kalmaları ve aynı kültürel mirasa olan bağlılıklarıdır.
     Sonuç olarak söyleyecek olursak; “Arap” diye isimlendirebileceğimiz bir ırk olmadığı gibi, “ulus” diye tanımlayabileceğimiz bir topluluk da Araplar arasında bulunmamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir